18 Temmuz 2014 Cuma

51. Altın Portakal Kısa ve Belgesel Filmleri Önemsiyor

51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Türkiye sinemasının 100. yılının kutlandığı 2014 yılında, 10-18 Ekim tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.
1896 yılında Lumiere Kardeşler’in kaydettiği ve bir trenin gardan hareketini gösteren dünyanın ilk olarak kabul ettiği film,  aynı yıl sanata olan düşkünlüğü ile tanınan Sultan Abdülhamid’in talimatıyla Yıldız Sarayı Tiyatro Salonu’nda izleyici ile buluşmuştu.

Bu topraklardaki ilk film gösteriminin yapıldığı Yıldız Sarayı 118 yıl sonra bu kez de kapılarını 51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin lansmanı için açtı.

Sinemamızın 100. yılının da kutlandığı bu yıl , 10-18 Ekim tarihlerinde 51′ncisi gerçekleştirilecek. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bu tarihi mekanda yapılan basın toplantısına Festival Başkanı ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in başkanlığında,  Festival Direktörü Elif Dağdeviren, Festival Komitesi’nden Hülya Uçansu, Zeynep Özbatur Atakan ve Alin Taşçıyan ile Ulusal Bölüm Direktörü Serap Engin ve Uluslararası Bölüm Direktörü Nesim Bencoya katıldı. 

51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin “onur Ödülleri” bu yıl, başta Altın Portakal ödüllü “Bozuk Düzen” olmak üzere Türkiye sinemasında çok sayıda filme senarist, yönetmen ve oyuncu olarak emek vermiş usta tiyatro sanatçısı Haldun Dormen, Yeşilçam’dan günümüze, pek çok filmde unutulmaz karakterlere hayat vermiş olan değerli oyuncu Nilüfer Aydan ve “Düşman Yolları Kesti” başta olmak üzere Türkiye sinemasının klasikleşmiş pek çok filminin yazarı ve aynı zamanda Türk edebiyatının usta isimlerinden biri olan Tarık Dursun Kakınç’a takdim edilecek. 

“Sanat bir toplumun hem kendisini anlamasını hem de kendini anlatmasını sağlar. Sinema bunu en etkin şekilde yapan sanattır.” 

Festival Başkanı Menderes Türel;  Türkiye sinemasının gücüne değinirken, 2006-2009 yılları Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin belediyenin desteğiyle, Cannes’den Venedik’e, Sundance’ten Tokyo’ya, New York’a uzanan dünya festivaller zinciri içinde seçkin bir yere sahip olduğunun altını çizdi.  

“GEÇMİŞ YILIN ÖDENMEYEN ÖDÜL PARALARI ÖDENECEK” 

Menderes Türel, Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini devraldıktan sonra belediyenin bir çok alanda borçlarını ödememiş olduğunu, ne yazık ki geçtiğimiz yıl, yani 50. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödenmeyen ödül paralarını da ödeyeceğini belirtti. 

Sanatın dilinin evrensel olduğu konusuna da vurgu yapan Menderes Türel, “Perde kapanmaz sözü sadece tiyatro için değil, bütün sanat dalları için geçerlidir. Sanatın dili evrenseldir, zamanlar üstüdür, siyasetin dili yereldir, günceldir. Sanat siyaset dilini kullanırsa sanat olmaktan çıkar. Bu nedenle bütün sinema camiamızı Altın Portakal’a peşin hüküm olmaksızın sahip çıkmaya çağırıyorum. Bizler siyasetçi olarak gelip geçici insanlarız, ama sanat kalıcıdır. Altın Portakal Belediye Başkanının değil, Antalya’nın ve Türkiye sinemasınındır” diyerek sözlerini tamamladı. 

GELENEKTEN GELECEĞE, YERELDEN EVRENSELE

Direktörlüğünü Elif Dağdeviren’in yaptığı 51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Film Komitesi ile Ulusal ve Uluslararası Bölüm direktörlerinin basına tanıtıldığı bölümde, Elif Dağdeviren amaçlarının,  sinemanın 100 yılının kutladığı bu yıl Türkiye sinemasının 50 yılında var olan, geçmişe dair ciddi bir hafıza taşıyan ve geleneklere sahip çıkarak kendi geleneklerini yaratmış olan Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin, her anlamda modern ve uluslararası alanda ayakları yere sağlam basan, çağdaş bir geleceğe taşımak, yani gelenekten geleceğe yerelden evrensele bir köprü kurmak üzere daha da farklı bir boyuta taşıyabilmek olduğunu belirtti. 

YÖNETMELİKTE 100. YIL SÜRPRİZİ

Türkiye Sineması’nın 100. yılını kutlamak adına, Altın Portakal’ın ulusal uzun metraj film yarışmasının prömiyer şartının bu yıla özel olmak üzere kaldırıldığını söyleyen Elif Dağdeviren, ulusal yönetmeliğin prensipte aynı olduğunu da söyleyerek “alınan bu karar uyarınca ulusal filmler, yönetmelikte sözü geçen maddelere uygun oldukları taktirde bu yıl diğer ulusal festivallerden en iyi film ödülü kazanmamış olmaları şartıyla herhangi bir ulusal ya da uluslararası festivalde seyirci karşısına çıkmış olsa da ana yarışmada yer alabilecek.

KISA VE BELGESEL FİLMLER HAKETTİĞİ SAYGI İLE AĞIRLANIYOR

Festivalin bu yıl üzerinde durduğu en önemli konulardan kısa film ve belgesel bölümleri ile yarışmaları konusuna da değinen Elif Dağdeviren konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada “kısa film uzun metraja giden yolun, belgesel de kendimizden dünyaya açılan yolun ilk adımıdır.  Bunlar ulusal bölümün hayati bir parçası olarak konumlandırılmış olsalar da, hemen her yıl istemeden de olsa ulusal uzun metraj film yarışmasının gölgesinde kalıyorlar. Biz ise Türkiye sinemasının 100. yılında hak ettikleri değeri göstermek adına yola çıkmış durumdayız. Festivalin en önemli parçalarından biri olduğunun altını hem yönetmeliklerimizde çizdiğimiz, hem de festival sırasında ilk gösterimlerinin yapılması ve sonraki aşamalarda ekiplerin festival içerisindeki konumlandırılmasında altını bir kat daha kalın şekilde çizeceğimiz kısa film ve belgesellerin ödül heyecanı da, bu yıl planladığımız çeşitli sürprizler vesilesiyle daha da artacak gibi görünüyor”  dedi. 

FESTİVAL’DE BİR “İLK” ANTALYA FİLM FORUM

Son yıllarında ulusal ve uluslararası başarıları ile sadece yapımcı olarak değil gönüllü bir Türkiye sineması neferi olarak da çalışan ve bu yıl Cannes’daki en büyük ödül olan Altın Palmiye’yi kazanan Kış Uykusu filminin yapımcısı Zeynep Özbatur Atakan, festival çerçevesinde bu yıl ilk kez olmak üzere Antalya Film Forum’u düzenliyor.  Zeynep Özbatur Atakan, basın toplantısında yaptığı açıklamada, forum kapsamında ortak yapım ve proje geliştirme marketi tasarladıklarını söylerken, ilk yıl olmasına rağmen oldukça kapsamlı ve yoğun bir program hazırladıklarını da sözlerine ekledi. Antalya Film Forum kapsamında hem yabancı hem de yerli film fonlarının yöneticileri, dağıtımcılar, televizyon kanalları ve dünya satış ajanları Antalya’ya konuk olacak.  Antalya Film Forum, Antalya’nın uluslararası markasını kuvvetlendirecek önemli bir atılım olacak’ diyerek, Antalya Film Forum’un gelecek yıllarda kendisini geliştirerek Avrupa’nın önemli marketlerinde biri haline getirecek çalışmaları da planladıklarını sözlerine ekledi. 

* 51. ALTIN PORTAKAL EMİN ELLERDE

Türkiye sinemasınının Türkiye’de ve dünyada tanınmasında büyük rol oynayan, dünya festival çevrelerinin büyük saygı ile andıkları Hülya Uçansu, son yıllarında ulusal ve uluslararası başarıları ile sadece yapımcı olarak değil gönüllü bir Türkiye sineması neferi olarak da çalışan ve bu yıl Cannes’daki en büyük ödül olan Altın Palmiye’yi kazanan Kış Uykusu filminin yapımcısı Zeynep Özbatur Atakan, SİYAD ve FIPRESCI’nin başkanı gazeteci ve sinema yazarı Alin Taşçıyan’dan oluşan festival komitesinin yanı sıra, Türkiye sinemasını dünyaya taşıma konusundaki tecrübesi ve ulusal festivallerdeki başarısıyla adından söz ettiren Serap Engin ulusal bölümün direktörlüğünü üstlenirken, dünya festival çevrelerinde saygın bir yeri olan Nesim Bencoya da uluslararası bölümün direktörlüğünü üstlenecek. 

*FESTİVAL YENİDEN ULUSLARARASI KRİTERLERE KAVUŞACAK

Festivalin uluslararası arenada eski güvenilir statüsüne geri dönebilmesi, dünya çapındaki festivaller arasındaki sağlam yerine yeniden kavuşabilmesi amacıyla gerekli tüm çalışmalar hızlandırılmış olup, dünya standartları konusunda değerlendirmeler yapan resmi kuruluş  “Uluslararası Film Yapımcıları Birliği Federasyonu” FIAPF’a başvuruda bulunularak festivalin yeniden A kategorisine alınması sağlanacak. 

*İSPANYA SİNEMASI

2014 yılından itibaren festival her yıl bir ülke sinemasına odaklanacak ve  seçilen bu ülke ile Türkiye arasında kültürel ve sanatsal bağların güçlendirilmesi için çalışılacak. Bu yıl uluslararası program kapsamında davet edilecek ülke hem coğrafi hem de geçmişe dayalı ortak kültürden hareketle belirlenen İspanya olacak.  Programda, yeni dönem İspanyol sinemasının en önemli filmleriyle hazırlanacak  bir seçki ile  usta bir İspanyol yönetmenin retrospektifi de yer alacak.

* SİNEMA SALONLARI YENİLENİYOR

Sinemanın büyülü dünyası kaliteli bir sinemada çok daha etkili olur gerçeğinden yola çıkarak, festival merkezi olarak kullanılacak olan AKM’deki sinema salonlarının yüksek kalitede görüntü ve ses düzenine ulaşılabilmesi için tüm teknik altyapısı yenilenerek dijital teknolojiye uygun hale dönüştürülecek. 

*GENÇLEŞEN FESTİVAL DİJİTAL OLARAK TÜM YILA YAYILIYOR

Festivalin bir başka büyük amacı da, etkinliklerle özellikle gençlere ulaşarak, önce Antalya, sonrasında da tüm ülke gençleri tarafından sahiplenilen bir festival olmasını sağlamak. Bu yıl İstanbul, Akdeniz ve Uluslararası Antalya üniversitelerinin işbirliğiyle başlayacak olan buluşmalar, önümüzdeki yıldan itibaren Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerin sinema ve TV öğrencileri aktif bir şekilde festivale dahil edilecek.


.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder