29 Aralık 2013 Pazar

Gio Ödülleri 2014

FABİSAD hayal gücünün ödüllerini veriyor. Giovanni Scognamillo onuruna 2014 Gio Ödülleri.



Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD) bilimkurgu, korku ve fantazya türlerinde üreten yazar, sinemacı ve çizerleri hayal gücünü ve kalemini törpülemeye çağırıyor. GİO Ödülleri 2014’te “Öykü Kitabı”, “Yayımlanmamış Öykü”, “Yayımlanmamış İllüstrasyon” ve“Kısa Film” dallarında verilecek. Her dört ödülde de ana kriter, sunulan yapıtların fantastik, bilimkurgu ve korku türlerinde olması.

GİO Öykü Kitabı Ödülü 2012-2013 senelerinde yayımlanmış öykü kitapları arasında yapılacak değerlendirmeyle verilecektir. Özel bir başvuru gerektirmeyecektir. Ancak dileyen yazar veya yazarın izni ile, yayıncılar öykü kitaplarını ödül komitesine iletebilecektir. FABİSAD üyesi sanatçıların oylarıyla belirlenecek aday öykü kitapları, alanında yetkin ve bağımsız bir jüri tarafından değerlendirilecektir.

Yayımlanmamış Öykü, Yayımlanmamış İllüstrasyon ve Kısa Film dallarında ödüller, www.fabisad.com’da belirtilen şartlar dahilinde gönderilen eserlerin, alanında yetkin bir jüri tarafından değerlendirilmesi ile verilecektir.

Ödüller ve katılım şartları hakkında daha detaylı bilgiyi http://www.fabisad.com/gioodulleri/ adresinden alabilirsiniz.

Gio Kimdir?

“Vampirler hep ilgimi çektiler özelliklerinden dolayı, dünya folklorundaki yerlerinden, evrensel olmalarından dolayı. İster inan ister inanma korkunç bir çekicilikleri vardır. (age, s.158)”
25 Nisan 1929’da İstanbul’da doğdu. Öğrenimini İtalyan okullarında yaptı ve İtalyan Lisesi’nin Edebiyat bölümünden (Latince, Felsefe) mezun oldu. İlk işi kitapevi yöneticiliği oldu (İtalyan Kitapevi), daha sonra dekoratör yardımcılığı yaptı (Psalti Mobilya). Banco di Roma’nın Beyoğlu Şubesi’nde 14 yıl çalıştı. Şubenin müdürü iken sinemacı olmaya karar verdi ve bundan sonra istifa etti. 1960’lı yılların ikinci yarısında Türkiye’de çekilen İtalyan, Fransız, İspanyol filmlerinde yapım görevlisi ve yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. Daha sonra, bir reklam şirketinin ortağı oldu ve bu işi 1974’e kadar sürdürdü.



1974 yılından sonra, ilk kitaplarını yazmaya koyuldu: Türk Sinemasında Altı Yönetmen, Uzaydan Geldiler, Geleceğinizin Anahtarları, Aşk ve Evlilik Falı, Batı’nın İnanç Temelleri ve 100.000’den fazla satan Dünyamızın Gizli Sahipleri. Bu arada, 1948’den beri yabancı basında Spettacolo, Successo, ita Cinematografia, Bianco e Nero, Kinematograph Weekly, Cinemonde, Le Cinema Europeen vd. 60’lardan sonra International Film Guide, Movie Marketing sürdürdüğü sinema yazarlığını Türk basınına taşıdı. Sinema yazarı olarak çalıştığı gazete ve dergilerden bazıları ise şunlardır: Akşam, Yön, Akis, Yeni Sinema, Ses, Hayat, Güneş, TV’de 7 Gün, Yedinci Sanat, Beyaz Perde, Yeni İnsan Yeni Sinema, Yeni Film, Altyazı, Yeni Sinema, Seyir, Strip, Sonsuz Kare. Giovanni Scognamillo halen sinema yazarı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

1979 yılında, Erler Film’de Dış İlişkiler Müdürü olarak göreve başladı. Ulusal Video kurulduğunda Program Müdürlüğüne atandı ve 1988 yılında emekli olana kadar görevini sürdürdü.

O tarihten itibaren meslek olarak yazarlığı seçti. Bu süre içinde kimi ortak yapımlarda (Süpermenler, Elmas Hırsızları) ve yabancı film ve dizi yapımı çalışmalarında (Shlieman, Çıkmaz Sokak, Üç Küçük Şişe) yer aldı. Sinemanın içinde olduğundan kimi filmlerde de, 1960’lı yıllardan itibaren, küçük rollerde göründü (Felaket Kadın, 1960; Sesler ve İnsanlar, 1961 / reklam filmi; Coplan casse tout / Coplan İstanbul’da; Les Deux Reporters Autour du Monde / İki Muhabirin Dünya Turu; Pencereler Konuşuyor, 1965, reklam filmi; Sevmek Seni, 1965; Söyleyin Genç Kızlara, 1965; Kriminal / Killing İstanbul’da, 1966; Eşrefpaşalı, 1966; Silahları Ellerinde Öldüler, 1967; Mücevher Hırsızları, 1979; Schlieman, 1980; Şöhretin Sonu, 1981; Les Trois Flacons / Üç Küçük Şişe, 1986; Karanlık Sular, 1990; İz, 1995; Bay E, 1995; İstanbul Kanatlarımın Altında, 1995; Kuşatma Altında Aşk, 1997). Bugüne kadar 45 telif, 11’i çeviri olmak üzere 56 kitaba imzasını atan Scognamillo’nun halen yayınlanmamış pek çok çalışması bulunmaktadır.

Kitapları arasında: Türk Sinemasında Altı Yönetmen, Dünyamızın Gizli Sahipleri, Batı’nın İnanç Temelleri, Türk Sinema Tarihi, Bir Levantenin Beyoğlu Anıları, Cadde-i Kebir’de Sinema, İstanbul Gizemleri, Beyoğlu’nda Fuhuş, Dehşetin Kapıları, Amerikan Sineması, Batı Sinemasında Türkiye ve Türkler, Korkunun Sanatları, Vampir Manifestoları, Yeşilçam’dan Önce, Yeşilçam’dan Sonra, Dünya Sinema Sanayi, I Misteri di İstanbul / İstanbul Gizemleri, Dracula mito perene / Dracula Sonsuz Mitos, Fantastik Türk Sineması, Beyoğlu Kabusları ve Diğer Öyküler, Erotik Türk Sineması, Ziyaretçiler, Bay Sinema-Türker İnanoğlu, Türk Sinemasında Şener Şen yer almaktadır.

2011 yılında “Kontun Bahçesi: Giovanni Scognamillo Sergisi” ile resimleri ve kişisel bazı eşyalarının sergilendiği organizasyon düzenlendi. Aynı yıl fantastik türde eserler veren yazar, çizer, sinemacı ve blog yöneticilerinin katılımıyla “Giovanni Scognamillo: Fantastik Buluşma” adlı organizasyon düzenlendi. 2012 yılında FABİSAD Onur Üyesi oldu. 2013 yılında onuruna “Gio Ödülleri” düzenlenmeye başlandı.


.

23 Aralık 2013 Pazartesi

Bağımsız Sinema Buluşmaları İzmir

Bağımsız Türkiye Sineması, İzmirli sinema severlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Bağımsız Türkiye Sineması Buluşmaları

‘’Bağımsız Türkiye Sineması Buluşmaları İzmir” Hezarfen Film Galeri’nin, Türkiye Sinemasının bağımsız filmlerinin yeni örneklerinden oluşturduğu ve İzmir’de gerçekleştirdiği  bir sinema etkinliğidir.

Son yıllarda yurt içi ve yurt dışında başarılarıyla adından söz ettiren ancak dağıtım sorunları yaşayan Türk filmlerini ve filmlerin yaratıcılarını izleyiciyle buluşturmak, bu filmler için bir seyirci kitlesi yaratmak bu etkinliğin esas amacıdır.

İzmir‘de Hezarfen Film Galeri ve Fransız Kültür Merkezi’nin işbirliği ve Yeni Sinema Hareketi’nin desteği ile gerçekleşecek  Bağımsız Türk Filmleri gösterimleri, ‘Yeni Sinema Hareketi’ nin başlattığı Bağımsız Türkiye Sinemasının seyirci ile buluşmasını sağlamak amaçlı bir destekleme projesidir.

Bağımsız Türkiye Sineması Buluşmaları İzmir, ayda bir  kez olmak üzere Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek gösterim ve söyleşiler ile izleyicilere sunulacaktır. Gösterimlere giriş ücretsiz olacaktır.

Bir yıl süresince devam edecek İzmir’deki  gösterimlerin sonunda seçki içerisinden seçilecek üç filme Fransızca alt yazı desteği verilecektir.
Ocak, Şubat ve Mart 2014 buluşmaları tarihleri:
29 Ocak 2014 Çarşamba, saat 20:00 Saroyan Ülkesi
26 Şubat 2014 Çarşamba, saat 20:00 Gözümün Nuru
26 Mart 2014 Çarşamba, saat 20:00 Kusursuzlar
Gösterimlerin  ardından filmlerin yönetmenleri ile söyleşi gerçekleşecektir. Gösterimler İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde olacaktır. 

 

SAROYAN ÜLKESİ / SAROYANLAND

Saroyan Ülkesi poster 

2013, Türkiye, Fransa, Ermenistan, 75′
Yönetmen, Senaryo: Lusin Dink
Oyuncular: Artur Norigyan, Kevork Malihyan, Oşin Çilingir, Sevinç Erol

Yazar William Saroyan sürgün bir Ermeni ailenin çocuğu olarak 1908’de ABD’de doğar. Kendisini her zaman Ermeni, Amerikalı ve Bitlistsi (Ermenice: Bitlisli) olarak tanımladı. 1964’te uzun bir Anadolu yolculuğuna çıkar. ‘Saroyan Ulkesi’, gerek yol arkadaşlarının tanıklıkları gerekse Saroyan’ın kendi anıları ve hikâyeleri aracılığıyla yazarın öfkesini, tutkusunu, özlemini, empati yetisini ve insan sevgisini sergilemektedir.

LUSİN DİNK
İstanbul Bilgi Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Sinema TV bölümünden 2003 yılında mezun oldu. Okuldan mezun olduktan sonra, 2004 yılında yönetmen ve yapımcı Tomris Giritlioğlu’nun yanında çalışmaya başladı. O tarihten beri birçok ulusal ve uluslararası filmde yardımcı yönetmen olarak görev aldı. Hala Bilgi Üniversitesinde Master tezini yazmaktadır. Saroyan Ülkesi yönetmenin ilk filmidir.

 

GÖZÜMÜN NURU  / EYE AM 

Gözümün Nuru poster 

2013, Türkiye, Fransa, 78′
Yönetmen, Senaryo: Hakkı Kurtuluş, Melik Saraçoğlu
Oyuncular: Melik Saraçoğlu, Bilgin Saraçoğlu, İsmail Saraçoğlu, Ahmet Saraçoğlu, Orhan Saraçoğlu, Öykü Altuntaş, Hakkı Kurtuluş

Film, yönetmenlerden Melik Saraçoğlu’nun öz yaşam hikâyesine dayanmaktadır. Hayatta en büyük amacı sinema yapmak olan M., ailesinden genetik olarak miras aldığı retina dekolmanı hastalığından dolayı kör olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Üst üste geçirdiği iki ameliyattan sonra 40 gün boyunca, gözleri bandajlı, yüzükoyun yatmak zorunda kalır ve bu süreçte korkularıyla yüzleşmeye başlar.

HAKKI KURTULUŞ
1980 İstanbul doğumludur. Galatasaray, Lyon, ENS, Tübingen, Paris ve Berlin’de sinema, Alman tütleri ve iletişim okudu. Goethe ve Nietzsche Derneklerinin üyesidir. Sinemanın yanı sıra edebi eserleri de bulunmaktadır. Gözümün Nuru 3. Uzun metraj filmidir.

MELİK SARAÇOĞLU
1984 İstanbul doğumludur. Galatasaray Lisesi’nin ardından Lyon ve Viyana Üniversitelerinde sinema ve edebiyat okudu. 2002 yılından itibaren, yurtdışı festivallerde ve ulusal televizyon kanallarında gösterilen, kısa filmler çekti. Hakkı Kurtuluş’la beraber üç film yönetti. Uzun öyküsü Hastane Defteri ve Hakkı Kurtuluş’la gerçekleştireceği yeni film projeleri üzerine çalışıyor.

 

KUSURSUZLAR / IMPECCABLES

Kusursuzlar poster 

2013, Türkiye, 95′
Yönetmen: Ramin Matin
Senaryo: Emine Yıldırım
Oyuncular: Esra Bezen Bilgin, İpek Türktan Kaynak , İbrahim Selim, Mehmet Ali Nuroğlu, Suna Selen

Çeşme. Mayıs’ın son günleri. Güneş şimdiden kavuruyor. Turist sezonu daha başlamamış… İstanbul’dan gelen iki kız kardeş, Lale ve Yasemin bir kaç ay önce vefat etmiş anneannelerinin yazlığında tek başlarına kalıyorlar. İki kardeş gün içinde, yarımadayı arabayla geziyor ve ıssız plajlarda uzanıp tembellik yapıyorlar. İlk başta her şey çok güzel, hava berrak, deniz pırıl pırıl ve belde huzurlu… Ancak bu ilişkide tuhaf bir gerginlik var. Yavaş yavaş sorular sorulmaya başlanıyor. Bu iki şehirli kadının Çeşme’ye gelmelerinin asıl sebebi ne? Birbirleriyle alıp veremedikleri ne? Aralarında sakladıkları sır su yüzüne çıktığında çok önemli bir kararın eşiğine gelecekler: Yollarını ayıracaklar mı, yoksa gerçekleri beraber mi göğüsleyecekler?

RAMİN MATİN
1977 yılında doğdu. Loyola Marymount Üniversitesi Sinema Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Bilgi Üniversitesi Sinema ve Televizyon Yüksek Lisans Programı’nı bitirdi. 2005’de Giyotin Filmi kurdu. İlk uzun metraj filmi ‘Canavarlar Sofrası’ (2011) ile Altın Portakal Film Festivali, Montpellier Cinemed Film Festivali ve Ankara Film Festivali’nde ödüller aldı. “Kusursuzlar” Matin’in yönetmenliğini yaptığı ikinci filmdir. Üçüncü film projesi ‘Yürüyüş’ Moulin D’Ande Sanatçı Rezidansı ödülünü almıştır.


.

17 Aralık 2013 Salı

Avrupai Kısalar

‘’İzmir Fransız Kültür Merkezi’’ ve ‘’Hezarfen Film Galeri’’nin işbirliği ile yılın en kısa günü olan 21 Aralık’ta 15.00 - 21.00 saatleri arasında, kısa film gösterimleri gerçekleşecektir. Fransız CNC (Fransa Ulusal Sinema Merkezi)‘nin desteği ile yapılan bu etkinlik, Fransa, Türkiye ve diğer ülkelerin kısa filmlerinin gösterimleri aracılığıyla sanatsal ve kültürel çeşitliliği kutlamayı hedefliyor. 



Bu yıl, ‘’Avrupai Kısalar’’ adı altında gerçekleşen film gösterimleri Türkiye’den Can Evrenol’un ‘’Baskın’’ ve Umut Subaşı’nın ‘’Ü.N.K.’’ filmlerinin katılımı ile yelpazesini genişletmektedir. 

İzmir Fransız Kültür Merkezi sinema salonunda 28, kütüphanesinde ise 10 film – toplam 38 Avrupai Kısa Film ücretsiz olarak izlenebilecektir.


.

13 Aralık 2013 Cuma

Sinemanın Hikayesi

Sinemanın Hikayesi 19-29 Aralık 2013 tarihleri arasında İstanbul Modern’de!


İstanbul Modern Sinema, Sinemanın Hikayesi ile izleyiciyi dünya sinema tarihini başlangıcından bugüne bütünüyle anlatan 15 saatlik bir belgesel maratonuna davet ediyor.

Sinemanın Hikayesi 1

Beş yılı aşkın bir çalışma sonucunda Mark Cousins’in aynı adlı kitabını temel alarak yönettiği film, sinemanın getirdiği yenilikleri keşfe çıkarken sinemacıların hem dönemlerinin tarihi olaylarından hem de birbirlerinden nasıl etkilenmiş olduklarını inceliyor. Sessiz sinemanın ilk günlerinden Hollywood’un doğuşuna ve yıldız sistemine uzanarak, sinemanın Rusya, Japonya, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, İskandinavya ve ABD’deki sanatsal evrimini kat ediyor. Sinemanın Hikayesi, izleyiciyi hem tüm zamanların en iyi filmlerini kuşatan sürükleyici bir dünya turuna çıkarıyor, hem de Avrupa ve Amerika odaklı mevcut sinema algısını kırarak “7. Sanat”ın tarihini “dünyalaştırıyor”.
 
“Terminoloji kullanmadan, daha anlaşılabilir bir sinema tarihi” yazma fikriyle sinema tarihinin önemli duraklarına değinen belgesel, müthiş arşiv görüntülerinin yanı sıra Bernardo Bertolucci, Jane Campion, Gus Van Sant, Lars Von Trier, Claire Denis, Stanley Donen ve Claudia Cardinale gibi efsanevi sinemacılar ve oyuncularla söyleşiler içeriyor.
 
 

BÖLÜM 1 SİNEMANIN DOĞUŞU (1900-1920)
Bu ilk bölümde yönetmen sinema sanatının nasıl doğduğuna bakıyor. İlk filmlerin yapıldığı “sinema katedralleri”nde geçen filmde ilk yıldız oyuncuları, yakın plan çekimin ve özel efektin doğuşunu, Hollywood’un nasıl bir mit haline geldiğini görüyoruz.

BÖLÜM 2 HOLLYWOOD RÜYASI (1920’LER)
Hollywood bir yandan Charlie Chaplin, Buster Keaton gibi yönetmenlerle eğlence sektörünü parlatırken, bir yandan bu fanteziye meydan okuyan Robert Flaherty, Eric Von Stroheim ve Carl Theodor Dreyer gibi, filmlerin daha “ciddi” olması gerektiğini savunan isimleri gösteriyor. Evet, tüm zamanların en iyi filmlerine tanık oluyoruz.

BÖLÜM 3 DIŞAVURUMCULUK, İZLENİMCİLİK, GERÇEKÜSTÜCÜLÜK: DÜNYA SİNEMASININ ALTIN ÇAĞI (1920’LER)
1920’ler sinemanın altın çağıydı. Bu bölüm, Moskova’dan Berlin’e sinema buluşunun sınırlarını zorlayan yönetmenleri inceliyor. Alman dışavurumculuğu, Sovyet montajı ve Fransız empresyonizmi gibi yeni film hareketleriyle beraber, değerleri daha az bilinen Çin ve Japon sinemasının o dönemki ustalarını da unutmuyor.

BÖLÜM 4 SESİN GELİŞİ (1930’LAR)
Sesin gelmesiyle sinema için her şey değişti. Bu bölüm sinemanın türlerini ziyaret ediyor: Komediler, gangster filmleri, korku filmleri, Westernler, müzikaller. Bölümde ustaların ustası Howard Hawks karşımıza çıkıyor. Hitchcock, Hollywood’dan çok uzakta İngiltere’de yolunu çizerken, Fransız yönetmenler de haleti ruhiyeyi anlatmada ustalaşıyor. 1939 yılında yapılmış, tüm zamanların en büyük üç filminin ortak özelliği açıklanıyor.

BÖLÜM 5 SAVAŞ SONRASI SİNEMASI (1940’LAR)
5. bölüm savaş travmasının sinemayı ne kadar cesaretlendirdiğini anlatıyor. İtalya’dan Hollywood’a, Orson Welles’den karanlık Amerikan sinemasına geçiyor ve McCarthy döneminin dramını yansıtıyor. Yağmur Altında (Singin’ in the Rain) filminin yönetmeni Stanley Donen’ın ağzından kariyerini dinliyoruz.

BÖLÜM 6 CİNSELLİK & MELODRAM (1950’LER)
1950’lerdeki filmlerin hikayelerinde cinsellik ve melodram ağır basıyor. James Dean ile başlayıp dönemin cilalı isimlerini anan bölüm; Mısır, Meksika, Japonya gibi ülkelerdeki tutku ve öfke filmlerini ziyaret ediyor. Ayrıca Satyajit Ray, Kurosawa ve Ozu filmlerinin efsanevi aktrisi Kyoko Kagawa gibi isimlerle yapılan söyleşiler içeriyor.

BÖLÜM 7 AVRUPA’DA YENİ DALGA (1960’LAR)
Bu bölümde 50’lerden 60’lara geçiyor, İtalyan oyuncu Claudia Cardinale’in ağzından Federico Fellini’yi dinliyoruz. O sıralarda Danimarka’da Lars Von Trier, Ingmar Bergman’a olan hayranlığını dile getirirken; Bernardo Bertolucci, Pier Paolo Pasolini ile çalışmalarını anlatıyor. Bölüm, Fransız sinemacıların filmlerin altına nasıl bir bomba yerleştirdiklerini ve Yeni Dalga’nın Avrupa’yı nasıl kasıp kavurduğunu takip ediyor.

BÖLÜM 8 YENİ YÖNETMENLER, YENİ BİÇİM (1960’LAR)
Tüm dünyada 1960’ların baş döndürücü sinemasını izlediğimiz bu bölümde Hollywood’da belgeselin ana akım sinemayı nasıl etkilediği tartışılırken, Easy Rider ve 2001: Uzay Yolu Macerası (2001: A Space Odyssey) ile Amerikan sinemasında yeni dönemin işaretlerini inceleniyor. Polanski, Tarkovsky, Oshima ile aynı anda Afrika sineması da doğuyor.

BÖLÜM 9 70’LERİN AMERİKAN SİNEMASI
70’lerde daha olgun bir Amerikan sineması görüyoruz. Aşk Mevsimi (The Graduate) filminin yazarı Buck Henry o dönemki filmlerde taşlamayı anlatırken, Paul Schrader, Taksi Şoförü (Taxi Driver) için yazdığı senaryo üzerine konuşuyor.

BÖLÜM 10 DÜNYAYI DEĞİŞTİREN FİLMLER (1970’LER)
70’lerde dünyayı değiştirmeyi çalışan filmlerin hikayesi… Bölüm Almanya’da Wim Wenders ile başlıyor, ardından Britanya’da Ken Loach’a geçiyor, yeni Avustralya sinemasının başlangıcına giderken Japonya’da duruyor.

BÖLÜM 11 MULTİPLEKSLERİN GELİŞİ VE ASYA ANAAKIMI (1970’LER)
Yıldız Savaşları (Star Wars), Jaws ve Şeytan (The Exorcist) gibi filmlerin yaratıcılığını konuşarak başlayan bölüm, ardından dünyanın en ünlü yıldızı Amitabh Bachchan ile o yıllarda Bollywood’daki yeni sinema anlayışından bahsediliyor. Bruce Lee filmleriyle Hong Kong sinemasının enerjisi, Yuen Wo Ping ile aksiyon filmleri ve The Matrix’teki koreografi üzerine sohbet ediliyor.

BÖLÜM 12 GÜCE KARŞI SAVAŞ: SİNEMADA PROTESTO (1980’LER)
Beyaz Saray’da Ronald Reagan, İngiltere’de Margaret Thatcher ile 80’ler, filmlerde protestoyu öne çıkardı. Bağımsız Amerikan sinemasından John Sayles o yılları anlatırken, Pekin’de Çin sineması büyüyor, Polonya’dan Krzysztof Kieslowski ortaya çıkıyor.

BÖLÜM 13 YENİ SINIRLAR: AFRİKA, ASYA VE LATİN AMERİKA’DA DÜNYA SİNEMASI (1990’LAR)
1990’larda sinema yeni bir altın çağa girdi. Bölüm, İran’da Abbas Kiarostami ile başlıyor. Sonrasında yeni, cesur Japon korku sinemasının kurucularından Shinji Tsukamoto ile buluşuluyor. Ardından Paris’e geçerek Claire Denis ile sohbet ediliyor.

BÖLÜM 14 YENİ AMERİKAN BAĞIMSIZLARI VE DİJİTAL DEVRİM (1990’LAR)
Bölüm, Anglo-Sakson sinemasındaki oyuncul, cafcaflı örneklere yer verirken Tarantino’nun diyalog yazımına ve Coen kardeşlerin uç anlatımına bakıyor. Yıldız Gemisi Askerleri (Starship Troopers) ve Robocop filmlerinin senaristi metinlerindeki ironiyi tartışırken, Avustralya’da Baz Luhrmann, Romeo + Juliet ve Moulin Rouge’u anlatıyor. Bölüm, dijital dünyanın sinemayı nasıl şekillendireceğine dair bir incelemeyle bitiyor.

BÖLÜM 15 GÜNÜMÜZ SİNEMASI VE GELECEK (2000’LER)
Bu sön bölümle sinema tarihi şimdilik kapanıyor. 11 Eylül olaylarından sonra Amerikan filmleri ciddileşirken, Romen filmleri su yüzüne çıkıyor. David Lynch, tarihin en karmaşık rüya filmlerinden biri olan Mulholland Çıkmazı’nı (Mulholland Drive) yaparken, Başlangıç (Inception) filmi oyuna çeviriyor. Bu son bölüm Alexander Sokurov’un yenilikçi dilinden yola çıkarak, sinemanın şimdisinden geleceğine bakmaya çalışıyor.

Not: Gösterimler müze ziyaretçilerine ve üyelere ücretsizdir. Tüm gösterimler Türkçe altyazılıdır.


.
 

11 Aralık 2013 Çarşamba

Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali

Tek başına çabalamak yerine hep beraber çözümlere odaklanarak, birlikte karmaşık sorunlarla başa çıkabileceğimizi anlatan belgeseller izleyicilerini bekliyor!



Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali bu yıl da birbirinden ilginç filmlerle 20-22 Aralık 2013 tarihleri arasında İstanbul Kadir Has Üniversitesi ve Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi ile 20 ve 22 Aralık 2013 tarihlerinde İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Festival, içinde yaratıcılık ve çözüm barındıran birbirinden etkileyici filmlerle ve konuşmacılarla sürdürülebilirlik kavramına ve dünyaya bütüncül bir bakış atacak.

Günümüzde bir çok birey ve kurum tarafından çok sık kullanılan sürdürülebilirlik kavramının soyut ve yoruma açık boyutlarına ışık tutan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali, neyin sürdürülebilir olduğu veya olmadığına, neyi sürdürmek istediğimize ve neyi sürdürmenin anlamlı olacağına dair dünyanın dört bir yanından gerçek hikâyeler sunarak ilham vermek amacını taşıyor.

Sürdürülebilir bir yaşamın ancak çeşitlilikle mümkün olacağı bilinciyle toplumun her kesiminden katılımcıları bir araya getirmeyi hedefleyen festival; çiftçileri, iş sahiplerini, şirket çalışanlarını, öğrencileri ve öğretmenleri, çocuğunun gelecekte yaşayacağı dünyadan endişeli ebeveynleri, akademisyenleri ve aktivistleri bu belgeselleri birlikte izlemeye davet ediyor.
Filmler:
  • Agorafobi / Agoraphobia,
  • Amchi / Amchi,
  • Zihnin Ekolojisi / An Ecology of Mind,
  • Çiftliğine Bahis / Betting The Farm,
  • Afiyet Olsun / Enjoy Your Meal,
  • Kömür Canavarına Karşı / Fighting Goliath: Texas Coal Wars,
  • Aman Tanrım, GDO! / GMO OMG,
  • Yeşil Altın / Green Gold,
  • Yayılan Değişim: Venezuela’nın Gıda Devrimine Bir Bakış / Growing Change: A Journey Inside Venezuela’s Food Revolution,
  • Çikolata Gibisi Yok / Nothing Like Chocolate,
  • Uzaydan Bakış / Overview,
  • Plan B: Uygarlığı Kurtarma Seferberliği / Plan B: Mobilizing to Save Civilization,
  • Vahşi Şeyler Projesi / Project Wild Thing,
  • Reaktör / Reactor,
  • İnsan Ölçeği / The Human Scale,
  • Tarumar / Trashed,
  • Sıcak Zamanlar / Warmzeit,
  • Tezgâhın Öyküsü / Truth Of The Loom,
  • Sulukule: Kimin İçin Dönüşüm? / Sulukule: Transformation for Whom?
Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali Hakkında

2008 yılından bu yana Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali, gerçek hikâyelerle ilham vermek, dünyada ‘sürdürülebilir bir yaşam’ için yapılan çalışmaları, hareketleri, düşünce sistemlerini, uygulamaları, öğretileri, yeni bir bilinç seviyesini ve sürdürülebilir yaşam vizyonunu seyirciyle paylaşarak bireyleri umuda ve sağduyuya davet etmek; onları kendilerini güçsüz kılan bir sistemden sıyrılmaları ve kendi güçlerini keşfetmeleri için cesaretlendirmek amacını taşıyor.

Festivali gerçekleştiren Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi, çeşitliliğe değer veren açık ve esnek bir yapı dahilinde yaşamı sürdürülebilir kılmak niyetiyle bir araya gelmiş bireylerin “kelebek etkisi yaratacak” projeleri kolektif olarak hayata geçirme amacıyla doğdu. Tamamen sivil bir oluşum olan Kolektif, film festivali gibi “sürdürülebilir yaşam” konusuyla ilgili farkındalık arttırıcı çalışmaları, Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi’nin vizyonunu paylaşan bireyler ve organizasyonların desteği ve katılımıyla sürdürüyor.


.

5 Aralık 2013 Perşembe

İçinden Tuncel Kurtiz Geçen Filmler

Yeşilçam Sineması‘nda 06-19 Aralık 2013 tarihleri arasında Tuncel Kurtiz filmleri gösterilip onun sanatı ve kişiliği üzerine konuşmalar yapılacak.



Geçtiğimiz ay aramızdan ayrılan Tuncel Kurtiz Yeşilçam Sineması’nda 2 haftalık bir etkinlikle anılıyor. “İçinden Tuncel Kurtiz Geçen Filmler“ başlığı altında gerçekleştirilecek olan programda, oynadığı ve yönettiği filmler, onun anlatıldığı belgeseller ve sahnelediği Şeyh Bedreddin Destanı kayıtları gösterilecek.

YAZIP YÖNETTİĞİ TEK FİLM

Tuncel Kurtiz’in Türkiye’ye giremediği yıllarda İsveç’te Nuri Sezer ile birlikte senaryosunu yazdığı GÜL HASAN filmi onun tek yönetmenlik yaptığı filmdir. 1979 yılında çektiği bu filmle birlikte , Macaristan’da Sema Morits ve Reyan Bölükbaşı ile sahnelediği ŞEYH BEDREDDiN DESTANI’nın kayıtları da ilk defa İstanbul Seyircisi ile buluşacak.

Oynadığı önemli filmlerden Yılmaz Güney’in yönettiği ve birlikte oynadıkları UMUT, Erden Kıral’ın yönettiği BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE, Mehmet Eryılmaz’ın çektiği SİNEMADA BİR DOLUNAY/BEDR belgeseli ile Reis Çelik’in yönettiği IŞIKLAR SÖNMESİN ve İNAT HİKAYELERİ programda yer alacak. Ayrıca Reis Çelik ve Tuncel Kurtiz’in sadece iki kişi olarak gidip senaryosuz doğaçlama yaptıkları İnat Hikayeleri filminin nasıl çekildiğinin belgeseli İNADINA FİLM ÇEKMEK de bu etkinlikte seyirciyle buluşacak.



YOL ARKADAŞLARI KURTİZ’İ KONUŞACAK

Gösterimler süresince filmlerin yönetmenleri ve onunla birlikte yol arkadaşlığı yapmış bir çok arkadaşı Tuncel Kurtiz’le yaşam anılarını paylaşacak.

Yıllarca ŞEYH BEDREDDİN destanını beraber oynadığı Sema Morîtz, Türkiye’ye döndüğünde ilk belgeselini çeken Mehmet Eryılmaz, beraber uzun yıllar yolculuk yaptığı Gezici Film Festivali başkanı Ahmet Boyacıoğlu, Türkiye’ye döndükten sonra en uzun dostlukları olan ve en çok film çalışan Reis Çelik ve daha bir çok isim gösterimler sonrası söyleşiler yapacaklar.

YEŞİLÇAM SİNEMASI ONUN EMANETİ

“İçinden Tuncel Kurtiz geçen filmler” etkinliğini düzenleyen Yeşilçam Sineması’nın sahibi Yönetmen Reis Çelik, "1999 yılında bu sinemayı kurarken o hep yanımızdaydı. Böylesine alternatif sinemaların kurulması gereğine çok önem verirdi. Beraber planladık. Nasıl işleyeceğini ve ilkelerinin ne olacağına öncelikle o karar verdi. Burası Anti Tekel Bağımsız Bir Sinemadır dedi ve ilkeden asla vazgeçmedik. Bu sinema onun emanetidir ve her koşulda yaşayacaktır." şeklinde konuştu.


.