12 Ocak 2013 Cumartesi

Looper (2012)

Looper 2012 yılı mahsulü Rian Johnson tarafından yazılıp yönetilmiş olan ABD / Çin ortak yapımı bir film.



1973 doğumlu Rian Johnson, modern zamanlar dedektifi Brendan’ın (Joseph Gordon-Levitt) maceralarını anlattığı kara filmi Brick (2005) ve Wes Anderson karakterlerine öykünen kahramanların başrolde olduğu, ufak tefek eksiklerine rağmen hoş bir seyirlik olan The Brothers Bloom’dan (2008) sonra zeki ve orijinal senaryosuyla dikkat çeken Looper ile karşımıza çıkıyor.

Toronto Uluslararası Film Festivali’ndeki galasından sonra Fantastic Fest’de de gösterilen film, Eylül ayının sonundan itibaren dünyanın çeşitli ülkelerinde vizyona girmeye başladı. 12 Ekim 2012'de Tetikçiler ismiyle Türkiye'de gösterime giren Looper, bir anda herkesin birbirine tavsiye ettiği bir film haline dönüşüverdi. 



Sene 2044. Dünya büyük bir ekonomik krize girer ve zengin ile fakir arasındaki uçurum iyice derinleşir. Bu keskin sosyal değişimin doğal sonucu olarak, büyük suç örgütlerinin hakimiyetinde yozlaşmış bir sistem oluşur. Bu arada sebebi belirsiz bir mutasyon sonucu, nüfusun yüzde onu kadarının ufak çapta telekinetik güçlere sahip olduğu görülür. Bu güce sahip olanlar sadece küçük nesneleri bir miktar havaya kaldırabilmektedir. 2074’e gelindiğinde zaman yolculuğu icat edilir. Anında yasa dışı ilan edilen zaman yolculuğu, suç örgütlerinin kontrolüne girer. Bu örgütler, gelişmiş takip cihazları nedeniyle öldürdükleri kişilerin cesetlerinden kurtulmakta sıkıntı yaşamaktadır. Bu yüzden öldürmek istediklerini zaman makinesine koyup 2044’e yollayarak orada hazır bekleyen ‘tetikçiler’e öldürtürler. Joe da bu tetikçilerden biridir. Disiplinli bir şekilde çalışan Joe, bir yandan Fransızca öğrenip, emekliliğinden sonra Paris’e taşınmayı hayal ederken, bir yandan da gelecekten gelen, yüzleri kapalı kurbanlarını öldürerek kazandığı parayı, hayalini gerçekleştirebilmek için biriktirmektedir. Hayat Joe’nun planına uygun bir şekilde devam ederken, etrafta Rainmaker lakaplı birinin tetikçileri birer birer geçmişe gönderip öldürttüğüne dair dedikodular yayılır. Sıradan bir iş gününde, öldüreceği bir sonraki kurbanını bekleyen Joe, gelecekten gelen kendisiyle karşılaşır. Bir anlık şaşkınlıktan faydalanan Yaşlı Joe, genç halini kolayca ekarte edip kaçar. Joe, işler iyice sarpa sarmadan yaşlı halini yakalayıp, eski düzenine geri dönmek için garip bir kovalamacanın içine girer. 

Zaman yolculuğu, insanoğlunun en çok hayal ettiği şeylerden biri. Dolayısıyla zekice yapılan zaman yolculuğu filmlerinin her zaman ilgi çekmesine şaşmamak gerek. Looper da bu tanıma uyan bilim kurgulardan biri. Ama gücünü sadece buradan almıyor. İnandırıcı olmakta sıkıntı yaşamayan karanlık ve çok fazla uçmayan mekan, kostüm, silah tasarımları ve her ne kadar türe ait klişelerin izinden gitse de üç boyutlu olmayı başaran canlı karakterleri ile arkasını sağlama alıyor. Bitmedi. Eski usül aksiyonlar ile pek sık karşılaşmaya fırsat bulamadığımız zekice kurgulanmış bilim kurguyu da başarıyla harmanlıyor. Bir bilim kurgu/aksiyondan daha fazla ne beklersiniz ki? 



Yaklaşık 30 milyon dolar gibi bir bütçesi olan Looper, zaman yolculuğunu eksenine oturtan filmlerden en çok The Terminator (1984) ile benzeşiyor. Aynı Sarah ve John Connor gibi, Sara ve küçük oğlu Cid de gelecekten gelen bir katilden kaçmaya çalışıyor. Bu benzerliği imlemek adına oyuncu seçiminde de hoş bir numara yapılmış. Terminator: The Sarah Connor Chronicles dizisinde, Conor ailesini bölümler boyu bıkmadan usanmadan takip eden Cromartie rolündeki Garret Dillahunt’ı, Sara ve Cid’i huzursuz eden Jesse isimli bir tetikçi rolünde izliyoruz. 

Joe’yu canlandıran Joseph Gordon-Levitt’i, Yaşlı Joe’yu oynayan Bruce Willis’e benzetebilmek için makyajla dış görünüşü üzerinde epeyce uğraşıldığı belli oluyor. Bence sonuç gayet tatmin edici olmuş. Bu arada Brick’te de başrolü oynayan Gordon-Levitt, bundan sonra birçok iyi filmini izleyeceğimizi düşündüğüm Rian Johnson'un favori oyuncusu olacak gibi duruyor.



Aksiyon, gerilim, yeteri kadar mizah (özellikle kibrit çöpü esprisine bayıldım) ve az buçuk romantizmden fazlasıyla nasibini alan Looper, 2012'nin en iyi filmlerinden biri olmaya aday. Kesinlikle kaçırmayın. (8.5/10)


.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder