29 Aralık 2013 Pazar

Gio Ödülleri 2014

FABİSAD hayal gücünün ödüllerini veriyor. Giovanni Scognamillo onuruna 2014 Gio Ödülleri.



Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD) bilimkurgu, korku ve fantazya türlerinde üreten yazar, sinemacı ve çizerleri hayal gücünü ve kalemini törpülemeye çağırıyor. GİO Ödülleri 2014’te “Öykü Kitabı”, “Yayımlanmamış Öykü”, “Yayımlanmamış İllüstrasyon” ve“Kısa Film” dallarında verilecek. Her dört ödülde de ana kriter, sunulan yapıtların fantastik, bilimkurgu ve korku türlerinde olması.

GİO Öykü Kitabı Ödülü 2012-2013 senelerinde yayımlanmış öykü kitapları arasında yapılacak değerlendirmeyle verilecektir. Özel bir başvuru gerektirmeyecektir. Ancak dileyen yazar veya yazarın izni ile, yayıncılar öykü kitaplarını ödül komitesine iletebilecektir. FABİSAD üyesi sanatçıların oylarıyla belirlenecek aday öykü kitapları, alanında yetkin ve bağımsız bir jüri tarafından değerlendirilecektir.

Yayımlanmamış Öykü, Yayımlanmamış İllüstrasyon ve Kısa Film dallarında ödüller, www.fabisad.com’da belirtilen şartlar dahilinde gönderilen eserlerin, alanında yetkin bir jüri tarafından değerlendirilmesi ile verilecektir.

Ödüller ve katılım şartları hakkında daha detaylı bilgiyi http://www.fabisad.com/gioodulleri/ adresinden alabilirsiniz.

Gio Kimdir?

“Vampirler hep ilgimi çektiler özelliklerinden dolayı, dünya folklorundaki yerlerinden, evrensel olmalarından dolayı. İster inan ister inanma korkunç bir çekicilikleri vardır. (age, s.158)”
25 Nisan 1929’da İstanbul’da doğdu. Öğrenimini İtalyan okullarında yaptı ve İtalyan Lisesi’nin Edebiyat bölümünden (Latince, Felsefe) mezun oldu. İlk işi kitapevi yöneticiliği oldu (İtalyan Kitapevi), daha sonra dekoratör yardımcılığı yaptı (Psalti Mobilya). Banco di Roma’nın Beyoğlu Şubesi’nde 14 yıl çalıştı. Şubenin müdürü iken sinemacı olmaya karar verdi ve bundan sonra istifa etti. 1960’lı yılların ikinci yarısında Türkiye’de çekilen İtalyan, Fransız, İspanyol filmlerinde yapım görevlisi ve yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. Daha sonra, bir reklam şirketinin ortağı oldu ve bu işi 1974’e kadar sürdürdü.



1974 yılından sonra, ilk kitaplarını yazmaya koyuldu: Türk Sinemasında Altı Yönetmen, Uzaydan Geldiler, Geleceğinizin Anahtarları, Aşk ve Evlilik Falı, Batı’nın İnanç Temelleri ve 100.000’den fazla satan Dünyamızın Gizli Sahipleri. Bu arada, 1948’den beri yabancı basında Spettacolo, Successo, ita Cinematografia, Bianco e Nero, Kinematograph Weekly, Cinemonde, Le Cinema Europeen vd. 60’lardan sonra International Film Guide, Movie Marketing sürdürdüğü sinema yazarlığını Türk basınına taşıdı. Sinema yazarı olarak çalıştığı gazete ve dergilerden bazıları ise şunlardır: Akşam, Yön, Akis, Yeni Sinema, Ses, Hayat, Güneş, TV’de 7 Gün, Yedinci Sanat, Beyaz Perde, Yeni İnsan Yeni Sinema, Yeni Film, Altyazı, Yeni Sinema, Seyir, Strip, Sonsuz Kare. Giovanni Scognamillo halen sinema yazarı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

1979 yılında, Erler Film’de Dış İlişkiler Müdürü olarak göreve başladı. Ulusal Video kurulduğunda Program Müdürlüğüne atandı ve 1988 yılında emekli olana kadar görevini sürdürdü.

O tarihten itibaren meslek olarak yazarlığı seçti. Bu süre içinde kimi ortak yapımlarda (Süpermenler, Elmas Hırsızları) ve yabancı film ve dizi yapımı çalışmalarında (Shlieman, Çıkmaz Sokak, Üç Küçük Şişe) yer aldı. Sinemanın içinde olduğundan kimi filmlerde de, 1960’lı yıllardan itibaren, küçük rollerde göründü (Felaket Kadın, 1960; Sesler ve İnsanlar, 1961 / reklam filmi; Coplan casse tout / Coplan İstanbul’da; Les Deux Reporters Autour du Monde / İki Muhabirin Dünya Turu; Pencereler Konuşuyor, 1965, reklam filmi; Sevmek Seni, 1965; Söyleyin Genç Kızlara, 1965; Kriminal / Killing İstanbul’da, 1966; Eşrefpaşalı, 1966; Silahları Ellerinde Öldüler, 1967; Mücevher Hırsızları, 1979; Schlieman, 1980; Şöhretin Sonu, 1981; Les Trois Flacons / Üç Küçük Şişe, 1986; Karanlık Sular, 1990; İz, 1995; Bay E, 1995; İstanbul Kanatlarımın Altında, 1995; Kuşatma Altında Aşk, 1997). Bugüne kadar 45 telif, 11’i çeviri olmak üzere 56 kitaba imzasını atan Scognamillo’nun halen yayınlanmamış pek çok çalışması bulunmaktadır.

Kitapları arasında: Türk Sinemasında Altı Yönetmen, Dünyamızın Gizli Sahipleri, Batı’nın İnanç Temelleri, Türk Sinema Tarihi, Bir Levantenin Beyoğlu Anıları, Cadde-i Kebir’de Sinema, İstanbul Gizemleri, Beyoğlu’nda Fuhuş, Dehşetin Kapıları, Amerikan Sineması, Batı Sinemasında Türkiye ve Türkler, Korkunun Sanatları, Vampir Manifestoları, Yeşilçam’dan Önce, Yeşilçam’dan Sonra, Dünya Sinema Sanayi, I Misteri di İstanbul / İstanbul Gizemleri, Dracula mito perene / Dracula Sonsuz Mitos, Fantastik Türk Sineması, Beyoğlu Kabusları ve Diğer Öyküler, Erotik Türk Sineması, Ziyaretçiler, Bay Sinema-Türker İnanoğlu, Türk Sinemasında Şener Şen yer almaktadır.

2011 yılında “Kontun Bahçesi: Giovanni Scognamillo Sergisi” ile resimleri ve kişisel bazı eşyalarının sergilendiği organizasyon düzenlendi. Aynı yıl fantastik türde eserler veren yazar, çizer, sinemacı ve blog yöneticilerinin katılımıyla “Giovanni Scognamillo: Fantastik Buluşma” adlı organizasyon düzenlendi. 2012 yılında FABİSAD Onur Üyesi oldu. 2013 yılında onuruna “Gio Ödülleri” düzenlenmeye başlandı.


.

23 Aralık 2013 Pazartesi

Bağımsız Sinema Buluşmaları İzmir

Bağımsız Türkiye Sineması, İzmirli sinema severlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Bağımsız Türkiye Sineması Buluşmaları

‘’Bağımsız Türkiye Sineması Buluşmaları İzmir” Hezarfen Film Galeri’nin, Türkiye Sinemasının bağımsız filmlerinin yeni örneklerinden oluşturduğu ve İzmir’de gerçekleştirdiği  bir sinema etkinliğidir.

Son yıllarda yurt içi ve yurt dışında başarılarıyla adından söz ettiren ancak dağıtım sorunları yaşayan Türk filmlerini ve filmlerin yaratıcılarını izleyiciyle buluşturmak, bu filmler için bir seyirci kitlesi yaratmak bu etkinliğin esas amacıdır.

İzmir‘de Hezarfen Film Galeri ve Fransız Kültür Merkezi’nin işbirliği ve Yeni Sinema Hareketi’nin desteği ile gerçekleşecek  Bağımsız Türk Filmleri gösterimleri, ‘Yeni Sinema Hareketi’ nin başlattığı Bağımsız Türkiye Sinemasının seyirci ile buluşmasını sağlamak amaçlı bir destekleme projesidir.

Bağımsız Türkiye Sineması Buluşmaları İzmir, ayda bir  kez olmak üzere Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek gösterim ve söyleşiler ile izleyicilere sunulacaktır. Gösterimlere giriş ücretsiz olacaktır.

Bir yıl süresince devam edecek İzmir’deki  gösterimlerin sonunda seçki içerisinden seçilecek üç filme Fransızca alt yazı desteği verilecektir.
Ocak, Şubat ve Mart 2014 buluşmaları tarihleri:
29 Ocak 2014 Çarşamba, saat 20:00 Saroyan Ülkesi
26 Şubat 2014 Çarşamba, saat 20:00 Gözümün Nuru
26 Mart 2014 Çarşamba, saat 20:00 Kusursuzlar
Gösterimlerin  ardından filmlerin yönetmenleri ile söyleşi gerçekleşecektir. Gösterimler İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde olacaktır. 

 

SAROYAN ÜLKESİ / SAROYANLAND

Saroyan Ülkesi poster 

2013, Türkiye, Fransa, Ermenistan, 75′
Yönetmen, Senaryo: Lusin Dink
Oyuncular: Artur Norigyan, Kevork Malihyan, Oşin Çilingir, Sevinç Erol

Yazar William Saroyan sürgün bir Ermeni ailenin çocuğu olarak 1908’de ABD’de doğar. Kendisini her zaman Ermeni, Amerikalı ve Bitlistsi (Ermenice: Bitlisli) olarak tanımladı. 1964’te uzun bir Anadolu yolculuğuna çıkar. ‘Saroyan Ulkesi’, gerek yol arkadaşlarının tanıklıkları gerekse Saroyan’ın kendi anıları ve hikâyeleri aracılığıyla yazarın öfkesini, tutkusunu, özlemini, empati yetisini ve insan sevgisini sergilemektedir.

LUSİN DİNK
İstanbul Bilgi Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Sinema TV bölümünden 2003 yılında mezun oldu. Okuldan mezun olduktan sonra, 2004 yılında yönetmen ve yapımcı Tomris Giritlioğlu’nun yanında çalışmaya başladı. O tarihten beri birçok ulusal ve uluslararası filmde yardımcı yönetmen olarak görev aldı. Hala Bilgi Üniversitesinde Master tezini yazmaktadır. Saroyan Ülkesi yönetmenin ilk filmidir.

 

GÖZÜMÜN NURU  / EYE AM 

Gözümün Nuru poster 

2013, Türkiye, Fransa, 78′
Yönetmen, Senaryo: Hakkı Kurtuluş, Melik Saraçoğlu
Oyuncular: Melik Saraçoğlu, Bilgin Saraçoğlu, İsmail Saraçoğlu, Ahmet Saraçoğlu, Orhan Saraçoğlu, Öykü Altuntaş, Hakkı Kurtuluş

Film, yönetmenlerden Melik Saraçoğlu’nun öz yaşam hikâyesine dayanmaktadır. Hayatta en büyük amacı sinema yapmak olan M., ailesinden genetik olarak miras aldığı retina dekolmanı hastalığından dolayı kör olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Üst üste geçirdiği iki ameliyattan sonra 40 gün boyunca, gözleri bandajlı, yüzükoyun yatmak zorunda kalır ve bu süreçte korkularıyla yüzleşmeye başlar.

HAKKI KURTULUŞ
1980 İstanbul doğumludur. Galatasaray, Lyon, ENS, Tübingen, Paris ve Berlin’de sinema, Alman tütleri ve iletişim okudu. Goethe ve Nietzsche Derneklerinin üyesidir. Sinemanın yanı sıra edebi eserleri de bulunmaktadır. Gözümün Nuru 3. Uzun metraj filmidir.

MELİK SARAÇOĞLU
1984 İstanbul doğumludur. Galatasaray Lisesi’nin ardından Lyon ve Viyana Üniversitelerinde sinema ve edebiyat okudu. 2002 yılından itibaren, yurtdışı festivallerde ve ulusal televizyon kanallarında gösterilen, kısa filmler çekti. Hakkı Kurtuluş’la beraber üç film yönetti. Uzun öyküsü Hastane Defteri ve Hakkı Kurtuluş’la gerçekleştireceği yeni film projeleri üzerine çalışıyor.

 

KUSURSUZLAR / IMPECCABLES

Kusursuzlar poster 

2013, Türkiye, 95′
Yönetmen: Ramin Matin
Senaryo: Emine Yıldırım
Oyuncular: Esra Bezen Bilgin, İpek Türktan Kaynak , İbrahim Selim, Mehmet Ali Nuroğlu, Suna Selen

Çeşme. Mayıs’ın son günleri. Güneş şimdiden kavuruyor. Turist sezonu daha başlamamış… İstanbul’dan gelen iki kız kardeş, Lale ve Yasemin bir kaç ay önce vefat etmiş anneannelerinin yazlığında tek başlarına kalıyorlar. İki kardeş gün içinde, yarımadayı arabayla geziyor ve ıssız plajlarda uzanıp tembellik yapıyorlar. İlk başta her şey çok güzel, hava berrak, deniz pırıl pırıl ve belde huzurlu… Ancak bu ilişkide tuhaf bir gerginlik var. Yavaş yavaş sorular sorulmaya başlanıyor. Bu iki şehirli kadının Çeşme’ye gelmelerinin asıl sebebi ne? Birbirleriyle alıp veremedikleri ne? Aralarında sakladıkları sır su yüzüne çıktığında çok önemli bir kararın eşiğine gelecekler: Yollarını ayıracaklar mı, yoksa gerçekleri beraber mi göğüsleyecekler?

RAMİN MATİN
1977 yılında doğdu. Loyola Marymount Üniversitesi Sinema Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Bilgi Üniversitesi Sinema ve Televizyon Yüksek Lisans Programı’nı bitirdi. 2005’de Giyotin Filmi kurdu. İlk uzun metraj filmi ‘Canavarlar Sofrası’ (2011) ile Altın Portakal Film Festivali, Montpellier Cinemed Film Festivali ve Ankara Film Festivali’nde ödüller aldı. “Kusursuzlar” Matin’in yönetmenliğini yaptığı ikinci filmdir. Üçüncü film projesi ‘Yürüyüş’ Moulin D’Ande Sanatçı Rezidansı ödülünü almıştır.


.

17 Aralık 2013 Salı

Avrupai Kısalar

‘’İzmir Fransız Kültür Merkezi’’ ve ‘’Hezarfen Film Galeri’’nin işbirliği ile yılın en kısa günü olan 21 Aralık’ta 15.00 - 21.00 saatleri arasında, kısa film gösterimleri gerçekleşecektir. Fransız CNC (Fransa Ulusal Sinema Merkezi)‘nin desteği ile yapılan bu etkinlik, Fransa, Türkiye ve diğer ülkelerin kısa filmlerinin gösterimleri aracılığıyla sanatsal ve kültürel çeşitliliği kutlamayı hedefliyor. 



Bu yıl, ‘’Avrupai Kısalar’’ adı altında gerçekleşen film gösterimleri Türkiye’den Can Evrenol’un ‘’Baskın’’ ve Umut Subaşı’nın ‘’Ü.N.K.’’ filmlerinin katılımı ile yelpazesini genişletmektedir. 

İzmir Fransız Kültür Merkezi sinema salonunda 28, kütüphanesinde ise 10 film – toplam 38 Avrupai Kısa Film ücretsiz olarak izlenebilecektir.


.

13 Aralık 2013 Cuma

Sinemanın Hikayesi

Sinemanın Hikayesi 19-29 Aralık 2013 tarihleri arasında İstanbul Modern’de!


İstanbul Modern Sinema, Sinemanın Hikayesi ile izleyiciyi dünya sinema tarihini başlangıcından bugüne bütünüyle anlatan 15 saatlik bir belgesel maratonuna davet ediyor.

Sinemanın Hikayesi 1

Beş yılı aşkın bir çalışma sonucunda Mark Cousins’in aynı adlı kitabını temel alarak yönettiği film, sinemanın getirdiği yenilikleri keşfe çıkarken sinemacıların hem dönemlerinin tarihi olaylarından hem de birbirlerinden nasıl etkilenmiş olduklarını inceliyor. Sessiz sinemanın ilk günlerinden Hollywood’un doğuşuna ve yıldız sistemine uzanarak, sinemanın Rusya, Japonya, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, İskandinavya ve ABD’deki sanatsal evrimini kat ediyor. Sinemanın Hikayesi, izleyiciyi hem tüm zamanların en iyi filmlerini kuşatan sürükleyici bir dünya turuna çıkarıyor, hem de Avrupa ve Amerika odaklı mevcut sinema algısını kırarak “7. Sanat”ın tarihini “dünyalaştırıyor”.
 
“Terminoloji kullanmadan, daha anlaşılabilir bir sinema tarihi” yazma fikriyle sinema tarihinin önemli duraklarına değinen belgesel, müthiş arşiv görüntülerinin yanı sıra Bernardo Bertolucci, Jane Campion, Gus Van Sant, Lars Von Trier, Claire Denis, Stanley Donen ve Claudia Cardinale gibi efsanevi sinemacılar ve oyuncularla söyleşiler içeriyor.
 
 

BÖLÜM 1 SİNEMANIN DOĞUŞU (1900-1920)
Bu ilk bölümde yönetmen sinema sanatının nasıl doğduğuna bakıyor. İlk filmlerin yapıldığı “sinema katedralleri”nde geçen filmde ilk yıldız oyuncuları, yakın plan çekimin ve özel efektin doğuşunu, Hollywood’un nasıl bir mit haline geldiğini görüyoruz.

BÖLÜM 2 HOLLYWOOD RÜYASI (1920’LER)
Hollywood bir yandan Charlie Chaplin, Buster Keaton gibi yönetmenlerle eğlence sektörünü parlatırken, bir yandan bu fanteziye meydan okuyan Robert Flaherty, Eric Von Stroheim ve Carl Theodor Dreyer gibi, filmlerin daha “ciddi” olması gerektiğini savunan isimleri gösteriyor. Evet, tüm zamanların en iyi filmlerine tanık oluyoruz.

BÖLÜM 3 DIŞAVURUMCULUK, İZLENİMCİLİK, GERÇEKÜSTÜCÜLÜK: DÜNYA SİNEMASININ ALTIN ÇAĞI (1920’LER)
1920’ler sinemanın altın çağıydı. Bu bölüm, Moskova’dan Berlin’e sinema buluşunun sınırlarını zorlayan yönetmenleri inceliyor. Alman dışavurumculuğu, Sovyet montajı ve Fransız empresyonizmi gibi yeni film hareketleriyle beraber, değerleri daha az bilinen Çin ve Japon sinemasının o dönemki ustalarını da unutmuyor.

BÖLÜM 4 SESİN GELİŞİ (1930’LAR)
Sesin gelmesiyle sinema için her şey değişti. Bu bölüm sinemanın türlerini ziyaret ediyor: Komediler, gangster filmleri, korku filmleri, Westernler, müzikaller. Bölümde ustaların ustası Howard Hawks karşımıza çıkıyor. Hitchcock, Hollywood’dan çok uzakta İngiltere’de yolunu çizerken, Fransız yönetmenler de haleti ruhiyeyi anlatmada ustalaşıyor. 1939 yılında yapılmış, tüm zamanların en büyük üç filminin ortak özelliği açıklanıyor.

BÖLÜM 5 SAVAŞ SONRASI SİNEMASI (1940’LAR)
5. bölüm savaş travmasının sinemayı ne kadar cesaretlendirdiğini anlatıyor. İtalya’dan Hollywood’a, Orson Welles’den karanlık Amerikan sinemasına geçiyor ve McCarthy döneminin dramını yansıtıyor. Yağmur Altında (Singin’ in the Rain) filminin yönetmeni Stanley Donen’ın ağzından kariyerini dinliyoruz.

BÖLÜM 6 CİNSELLİK & MELODRAM (1950’LER)
1950’lerdeki filmlerin hikayelerinde cinsellik ve melodram ağır basıyor. James Dean ile başlayıp dönemin cilalı isimlerini anan bölüm; Mısır, Meksika, Japonya gibi ülkelerdeki tutku ve öfke filmlerini ziyaret ediyor. Ayrıca Satyajit Ray, Kurosawa ve Ozu filmlerinin efsanevi aktrisi Kyoko Kagawa gibi isimlerle yapılan söyleşiler içeriyor.

BÖLÜM 7 AVRUPA’DA YENİ DALGA (1960’LAR)
Bu bölümde 50’lerden 60’lara geçiyor, İtalyan oyuncu Claudia Cardinale’in ağzından Federico Fellini’yi dinliyoruz. O sıralarda Danimarka’da Lars Von Trier, Ingmar Bergman’a olan hayranlığını dile getirirken; Bernardo Bertolucci, Pier Paolo Pasolini ile çalışmalarını anlatıyor. Bölüm, Fransız sinemacıların filmlerin altına nasıl bir bomba yerleştirdiklerini ve Yeni Dalga’nın Avrupa’yı nasıl kasıp kavurduğunu takip ediyor.

BÖLÜM 8 YENİ YÖNETMENLER, YENİ BİÇİM (1960’LAR)
Tüm dünyada 1960’ların baş döndürücü sinemasını izlediğimiz bu bölümde Hollywood’da belgeselin ana akım sinemayı nasıl etkilediği tartışılırken, Easy Rider ve 2001: Uzay Yolu Macerası (2001: A Space Odyssey) ile Amerikan sinemasında yeni dönemin işaretlerini inceleniyor. Polanski, Tarkovsky, Oshima ile aynı anda Afrika sineması da doğuyor.

BÖLÜM 9 70’LERİN AMERİKAN SİNEMASI
70’lerde daha olgun bir Amerikan sineması görüyoruz. Aşk Mevsimi (The Graduate) filminin yazarı Buck Henry o dönemki filmlerde taşlamayı anlatırken, Paul Schrader, Taksi Şoförü (Taxi Driver) için yazdığı senaryo üzerine konuşuyor.

BÖLÜM 10 DÜNYAYI DEĞİŞTİREN FİLMLER (1970’LER)
70’lerde dünyayı değiştirmeyi çalışan filmlerin hikayesi… Bölüm Almanya’da Wim Wenders ile başlıyor, ardından Britanya’da Ken Loach’a geçiyor, yeni Avustralya sinemasının başlangıcına giderken Japonya’da duruyor.

BÖLÜM 11 MULTİPLEKSLERİN GELİŞİ VE ASYA ANAAKIMI (1970’LER)
Yıldız Savaşları (Star Wars), Jaws ve Şeytan (The Exorcist) gibi filmlerin yaratıcılığını konuşarak başlayan bölüm, ardından dünyanın en ünlü yıldızı Amitabh Bachchan ile o yıllarda Bollywood’daki yeni sinema anlayışından bahsediliyor. Bruce Lee filmleriyle Hong Kong sinemasının enerjisi, Yuen Wo Ping ile aksiyon filmleri ve The Matrix’teki koreografi üzerine sohbet ediliyor.

BÖLÜM 12 GÜCE KARŞI SAVAŞ: SİNEMADA PROTESTO (1980’LER)
Beyaz Saray’da Ronald Reagan, İngiltere’de Margaret Thatcher ile 80’ler, filmlerde protestoyu öne çıkardı. Bağımsız Amerikan sinemasından John Sayles o yılları anlatırken, Pekin’de Çin sineması büyüyor, Polonya’dan Krzysztof Kieslowski ortaya çıkıyor.

BÖLÜM 13 YENİ SINIRLAR: AFRİKA, ASYA VE LATİN AMERİKA’DA DÜNYA SİNEMASI (1990’LAR)
1990’larda sinema yeni bir altın çağa girdi. Bölüm, İran’da Abbas Kiarostami ile başlıyor. Sonrasında yeni, cesur Japon korku sinemasının kurucularından Shinji Tsukamoto ile buluşuluyor. Ardından Paris’e geçerek Claire Denis ile sohbet ediliyor.

BÖLÜM 14 YENİ AMERİKAN BAĞIMSIZLARI VE DİJİTAL DEVRİM (1990’LAR)
Bölüm, Anglo-Sakson sinemasındaki oyuncul, cafcaflı örneklere yer verirken Tarantino’nun diyalog yazımına ve Coen kardeşlerin uç anlatımına bakıyor. Yıldız Gemisi Askerleri (Starship Troopers) ve Robocop filmlerinin senaristi metinlerindeki ironiyi tartışırken, Avustralya’da Baz Luhrmann, Romeo + Juliet ve Moulin Rouge’u anlatıyor. Bölüm, dijital dünyanın sinemayı nasıl şekillendireceğine dair bir incelemeyle bitiyor.

BÖLÜM 15 GÜNÜMÜZ SİNEMASI VE GELECEK (2000’LER)
Bu sön bölümle sinema tarihi şimdilik kapanıyor. 11 Eylül olaylarından sonra Amerikan filmleri ciddileşirken, Romen filmleri su yüzüne çıkıyor. David Lynch, tarihin en karmaşık rüya filmlerinden biri olan Mulholland Çıkmazı’nı (Mulholland Drive) yaparken, Başlangıç (Inception) filmi oyuna çeviriyor. Bu son bölüm Alexander Sokurov’un yenilikçi dilinden yola çıkarak, sinemanın şimdisinden geleceğine bakmaya çalışıyor.

Not: Gösterimler müze ziyaretçilerine ve üyelere ücretsizdir. Tüm gösterimler Türkçe altyazılıdır.


.
 

11 Aralık 2013 Çarşamba

Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali

Tek başına çabalamak yerine hep beraber çözümlere odaklanarak, birlikte karmaşık sorunlarla başa çıkabileceğimizi anlatan belgeseller izleyicilerini bekliyor!



Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali bu yıl da birbirinden ilginç filmlerle 20-22 Aralık 2013 tarihleri arasında İstanbul Kadir Has Üniversitesi ve Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi ile 20 ve 22 Aralık 2013 tarihlerinde İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Festival, içinde yaratıcılık ve çözüm barındıran birbirinden etkileyici filmlerle ve konuşmacılarla sürdürülebilirlik kavramına ve dünyaya bütüncül bir bakış atacak.

Günümüzde bir çok birey ve kurum tarafından çok sık kullanılan sürdürülebilirlik kavramının soyut ve yoruma açık boyutlarına ışık tutan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali, neyin sürdürülebilir olduğu veya olmadığına, neyi sürdürmek istediğimize ve neyi sürdürmenin anlamlı olacağına dair dünyanın dört bir yanından gerçek hikâyeler sunarak ilham vermek amacını taşıyor.

Sürdürülebilir bir yaşamın ancak çeşitlilikle mümkün olacağı bilinciyle toplumun her kesiminden katılımcıları bir araya getirmeyi hedefleyen festival; çiftçileri, iş sahiplerini, şirket çalışanlarını, öğrencileri ve öğretmenleri, çocuğunun gelecekte yaşayacağı dünyadan endişeli ebeveynleri, akademisyenleri ve aktivistleri bu belgeselleri birlikte izlemeye davet ediyor.
Filmler:
  • Agorafobi / Agoraphobia,
  • Amchi / Amchi,
  • Zihnin Ekolojisi / An Ecology of Mind,
  • Çiftliğine Bahis / Betting The Farm,
  • Afiyet Olsun / Enjoy Your Meal,
  • Kömür Canavarına Karşı / Fighting Goliath: Texas Coal Wars,
  • Aman Tanrım, GDO! / GMO OMG,
  • Yeşil Altın / Green Gold,
  • Yayılan Değişim: Venezuela’nın Gıda Devrimine Bir Bakış / Growing Change: A Journey Inside Venezuela’s Food Revolution,
  • Çikolata Gibisi Yok / Nothing Like Chocolate,
  • Uzaydan Bakış / Overview,
  • Plan B: Uygarlığı Kurtarma Seferberliği / Plan B: Mobilizing to Save Civilization,
  • Vahşi Şeyler Projesi / Project Wild Thing,
  • Reaktör / Reactor,
  • İnsan Ölçeği / The Human Scale,
  • Tarumar / Trashed,
  • Sıcak Zamanlar / Warmzeit,
  • Tezgâhın Öyküsü / Truth Of The Loom,
  • Sulukule: Kimin İçin Dönüşüm? / Sulukule: Transformation for Whom?
Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali Hakkında

2008 yılından bu yana Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali, gerçek hikâyelerle ilham vermek, dünyada ‘sürdürülebilir bir yaşam’ için yapılan çalışmaları, hareketleri, düşünce sistemlerini, uygulamaları, öğretileri, yeni bir bilinç seviyesini ve sürdürülebilir yaşam vizyonunu seyirciyle paylaşarak bireyleri umuda ve sağduyuya davet etmek; onları kendilerini güçsüz kılan bir sistemden sıyrılmaları ve kendi güçlerini keşfetmeleri için cesaretlendirmek amacını taşıyor.

Festivali gerçekleştiren Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi, çeşitliliğe değer veren açık ve esnek bir yapı dahilinde yaşamı sürdürülebilir kılmak niyetiyle bir araya gelmiş bireylerin “kelebek etkisi yaratacak” projeleri kolektif olarak hayata geçirme amacıyla doğdu. Tamamen sivil bir oluşum olan Kolektif, film festivali gibi “sürdürülebilir yaşam” konusuyla ilgili farkındalık arttırıcı çalışmaları, Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi’nin vizyonunu paylaşan bireyler ve organizasyonların desteği ve katılımıyla sürdürüyor.


.

5 Aralık 2013 Perşembe

İçinden Tuncel Kurtiz Geçen Filmler

Yeşilçam Sineması‘nda 06-19 Aralık 2013 tarihleri arasında Tuncel Kurtiz filmleri gösterilip onun sanatı ve kişiliği üzerine konuşmalar yapılacak.



Geçtiğimiz ay aramızdan ayrılan Tuncel Kurtiz Yeşilçam Sineması’nda 2 haftalık bir etkinlikle anılıyor. “İçinden Tuncel Kurtiz Geçen Filmler“ başlığı altında gerçekleştirilecek olan programda, oynadığı ve yönettiği filmler, onun anlatıldığı belgeseller ve sahnelediği Şeyh Bedreddin Destanı kayıtları gösterilecek.

YAZIP YÖNETTİĞİ TEK FİLM

Tuncel Kurtiz’in Türkiye’ye giremediği yıllarda İsveç’te Nuri Sezer ile birlikte senaryosunu yazdığı GÜL HASAN filmi onun tek yönetmenlik yaptığı filmdir. 1979 yılında çektiği bu filmle birlikte , Macaristan’da Sema Morits ve Reyan Bölükbaşı ile sahnelediği ŞEYH BEDREDDiN DESTANI’nın kayıtları da ilk defa İstanbul Seyircisi ile buluşacak.

Oynadığı önemli filmlerden Yılmaz Güney’in yönettiği ve birlikte oynadıkları UMUT, Erden Kıral’ın yönettiği BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE, Mehmet Eryılmaz’ın çektiği SİNEMADA BİR DOLUNAY/BEDR belgeseli ile Reis Çelik’in yönettiği IŞIKLAR SÖNMESİN ve İNAT HİKAYELERİ programda yer alacak. Ayrıca Reis Çelik ve Tuncel Kurtiz’in sadece iki kişi olarak gidip senaryosuz doğaçlama yaptıkları İnat Hikayeleri filminin nasıl çekildiğinin belgeseli İNADINA FİLM ÇEKMEK de bu etkinlikte seyirciyle buluşacak.



YOL ARKADAŞLARI KURTİZ’İ KONUŞACAK

Gösterimler süresince filmlerin yönetmenleri ve onunla birlikte yol arkadaşlığı yapmış bir çok arkadaşı Tuncel Kurtiz’le yaşam anılarını paylaşacak.

Yıllarca ŞEYH BEDREDDİN destanını beraber oynadığı Sema Morîtz, Türkiye’ye döndüğünde ilk belgeselini çeken Mehmet Eryılmaz, beraber uzun yıllar yolculuk yaptığı Gezici Film Festivali başkanı Ahmet Boyacıoğlu, Türkiye’ye döndükten sonra en uzun dostlukları olan ve en çok film çalışan Reis Çelik ve daha bir çok isim gösterimler sonrası söyleşiler yapacaklar.

YEŞİLÇAM SİNEMASI ONUN EMANETİ

“İçinden Tuncel Kurtiz geçen filmler” etkinliğini düzenleyen Yeşilçam Sineması’nın sahibi Yönetmen Reis Çelik, "1999 yılında bu sinemayı kurarken o hep yanımızdaydı. Böylesine alternatif sinemaların kurulması gereğine çok önem verirdi. Beraber planladık. Nasıl işleyeceğini ve ilkelerinin ne olacağına öncelikle o karar verdi. Burası Anti Tekel Bağımsız Bir Sinemadır dedi ve ilkeden asla vazgeçmedik. Bu sinema onun emanetidir ve her koşulda yaşayacaktır." şeklinde konuştu.


.

23 Kasım 2013 Cumartesi

4. Kristal Kayısı'nın En İyileri

Malatya Valiliği’nin koordinasyonunda, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfı tarafından ve Barya Akademi Yakup Öztürk Sinema Kulübü’nün Ana Sponsorluğunda, T.C. Kültür Bakanlığı, Malatya Belediyesi, İnönü Üniversitesi, T.C. Malatya Sanayi ve Ticaret Borsası ve Fırat Kalkınma Ajansı destekleriyle gerçekleşen 4.Malatya Uluslararası Film Festivali’nde büyük ödül Yozgat Blues’un!



Söz Sinemanın 

Açılış Gecesindeki konuşmasında "Bu gece söz sinemanın” diyen Malatya Valisi ve Festival Onursal Başkanı Sayın Vasip Şahin Kapanış Gecesinde de bu sözünü tuttu ve konuşma yapmadan sözün sanatçılara devredilmesini sağlayarak sinemaya ve sanatçıya verdiği önemi bir kez daha kanıtlamış oldu. 

4. Malatya Uluslararası Film Festivali kapsamında Ulusal Uzun Film kategorisinde En İyi Film Ödülü, En İyi Yönetmen Ödülü ve Siyad Ödülü Yozgat Blues’un oldu! Yönetmen Mahmut Fazıl Çoşkun bu ödülü almanın kendisi için değerli olduğunu belirtirken Yapımcısı Halil Kardaş bundan sonra Malatya Blues’u da yapacağız diyerek, esprili bir dille teşekkürlerini sundu. 



En İyi Senaryo Ödülü ise Saroyan Ülkesi filmi ile Lusin Dink’in oldu. Ödülünü Jüri Üyesi ve Yazar Canan Tan’dan alan Dink, jüriye teşekkür ettikten sonra SaroyanÜlkesi’nin festivaller gezdiğini, ilk ödülünü Ermenistan’da Altın Kayısı Film Festivali’nde aldığını ikincisini de burada Kristal Kayısı ile aldığını söyledi. Ve “Umarım bir gün bütün okullarda Saroyan okutulur” dedi. 

En İyi Kadın Oyuncu Ödülü Kusursuzlar filmindeki performansıyla İpek Türktan Kaynak’ın olurken, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü ise Eve Dönüş Sarıkamış 1915 filmindeki performansıyla Serdar Orçin’in oldu. Kenan Işık’ın elinden ödülünü alan İpek Türktan Kaynak, ailesine ve rolü kendisine emanet eden ekip arkadaşlarına teşekkürlerini sundu. 

Jüri Üyesi ve Eleştirmen Sevin Okyay’ın elinden ödülünü alan Serdar Orçin ise bağımsız filmlerin ne şartlar altında çekildiğini, çoğu zaman parasız kalarak çekimler yapıldığını söyleyerek tüm sinemacı dostlarına ve festivali düzenleyenlere teşekkür etti. 

4. Malatya Uluslararası Film Festivali Ulusal Uzun Film Yarışma kategorisinde bir diğer ödülse Jüri Özel Ödülü ile Eve Dönüş Sarıkamış 1915 filminin Görüntü Yönetmeni Hayk Kirakosyan’ın oldu. 

Malatyalı Usta Sanatçı Kemal Sunal’ın anıldığı 4. Malatya Uluslararası Film Festivali’nde bu yıl bir de Kemal Sunal Halk Jürisi Ödülü verildi. Aday filmleri izleyen halkın oylamasın sonucunda belirlenen ödüle Eve Dönüş Sarıkamış 1915 değer görüldü. Ödülü veren Ali Sunal, “Bu anlamlı ödülü, yeni kaybettiğimiz babamın da hayran olduğu Nejat Uygur ve diğer tüm ustalar adına vermek istiyorum.” diyerek ödülü film ekibi adına törende bulunan Serdar Orçin’e takdim etti. Orçin, Kemal Sunal adını taşıyan bu ödülü Ali Sunal’ın elinden aldığı için çok mutlu olduğunu, ekibe bir an önce teslim edeceğini söyledi. 



Bu yıl gösterim programı ve özel konuklarıyla tam anlamıyla bir uluslararası festival olan Malatya Uluslararası Film Festivali’nde Uluslararası Uzun Film Yarışması da oldukça heyecanlı geçti! Uluslararası Uzun Film Yarışma kategorisinde En İyi Film In Bloom-Hayatın Baharı filmine giderken, Omar-Ömer ve Lunch Box-Sefer Tası filmleri de mansiyona değer görüldü. 

Ulusal Kısa Film yarışma kategorisinde ise En İyi Film Ödülüne Yönetmenliğini Ömer Günüvar’ın yaptığı Yaşam Merkezi değer görülürken Jüri Özel Ödülü Umut Subaşı’nın yönettiği Ü.N.K filminin oldu. 

Birsen Tezer şarkılarıyla da renklenen Ödül Gecesi toplu fotoğraf çekimiyle de son buldu.



Ulusal Uzun Film Ödüllerinin Tam Listesi

Jüri: Yönetmen Tunç Başaran (Jüri Başkanı), Sinema, Spor, Edebiyat ve Caz Eleştirmeni; Yazar; Çevirmen; Tiyatro Yazarı; TV ve Radyo Programcısı Sevin Okyay, Sinema ve Tiyatro Oyuncusu Settar Tanrıöğen, Sinema ve Tiyatro Oyuncusu, Tiyatro Yönetmeni Kenan Işık ve Yazar Canan Tan. 

KRİSTAL KAYISI EN İYİ FİLM: YOZGAT BLUES 

KRİSTAL KAYISI EN İYİ YÖNETMEN: MAHMUT FAZIL COŞKUN - YOZGAT BLUES 

KRİSTAL KAYISI EN İYİ KADIN OYUNCU: İPEK TÜRKTAN KAYNAK - KUSURSUZLAR 

KRİSTAL KAYISI EN İYİ ERKEK OYUNCU: SERDAR ORÇİN - EVE DÖNÜŞ SARIKAMIŞ1915 

KRİSTAL KAYISI EN İYİ SENARYO: LUSİN DİNK - SARAYON ÜLKESİ 

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ: GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ HAYK KİRAKOSYAN - EVE DÖNÜŞ SARIKAMIŞ 1915

KEMAL SUNAL HALK JÜRİSİ ÖDÜLÜ: EVE DÖNÜŞ SARIKAMIŞ1915 



Ulusal Film Yarışması SİYAD Ödülü 

Jüri: Sinema Yazarı Banu Bozdemir, Zaman Gazetesi Sinema Yazarı Ali Koca ve Radikal Gazetesi Sinema Yazarı Erman Ata Uncu. 

SİYAD EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ: YOZGAT BLUES 



Uluslararası Uzun Film Ödüllerinin Tam Listesi

Jüri: Amerikalı Yapımcı, Oyuncu ve Senarist JimStark (Jüri Başkanı), FIPRESCI Genel Sekreteri, Sinema Eleştirmeni Klaus Eder, Amerikalı Yönetmen Randa Haines, Lübnanlı Yapımcı, Lübnan MetropolisSanat Sinemasının Kurucusu ve Yöneticisi HaniaMroueve Akademisyen, TV Program Yapımcısı, Eskişehir Film Festivali Onursal Başkanı Prof. Dr. Gülseren Yücel. 

KRİSTAL KAYISI EN İYİ FİLM: IN BLOOM - HAYATIN BAHARI 

MANSİYON: LUNCHBOX - SEFER TASI 

MANSİYON: OMAR - ÖMER 

Ulusal Kısa Film Ödüllerinin Tam Listesi

Jüri: Yönetmen Seren Yüce (Jüri Başkanı), Cannes Film Festivali Short Film Corner Yöneticisi Alice Kharoubi, Yönetmen Can Evrenol, Yazar, Senarist, Müzik Eleştirmeni Doğu Yücel ve Yapımcı Emre Yeksan. 

KRİSTAL KAYISI EN İYİ FİLM: YAŞAM MERKEZİ 

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ: Ü.N.K. 


.

22 Kasım 2013 Cuma

!f İstanbul’a Başvuru için Son Günler

Gelecek yıl düzenlenecek 13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’ne başvurular için sayılı günler kaldı. 13 Şubat-2 Mart 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival için başvurular 29 Kasım’da sona eriyor. 



13-23 Şubat 2014 tarihlerinde İstanbul’da, 27 Şubat-2 Mart 2014 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek 13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali için film başvuruları gelecek hafta sona eriyor. 2013-2014 yapımı kurmaca uzun, belgesel ve kısa filmlerin kabul edileceği festival için son başvuru tarihi 29 Kasım Cuma

Türkiye’nin ‘Keş!f’i Aranıyor 

Yapılacak değerlendirme sonucu belgesel ve kurmaca uzun filmler, !f İstanbul’un Türkiye’den ve/ya Türkiye hakkında, yeni, bakışları değiştirebilecek filmleri bir araya getirdiği “Ev” bölümünde gösterilecek. 

Başvuran filmler arasından bir film ise, festivalin yarışmalı bölümü “Keş!f”te yarışacak. !f İstanbul’un ilk kez 2008’de başlattığı ve 15 bin dolar para ödüllü yarışmasında filmler, uluslararası bir jüri tarafından değerlendirmeye alınacak. 



Kısaları !fçiler Öneriyor 

!f İstanbul’un vazgeçilmez bölümü “Türkiye’den Kısalar”da ise geçen yıl başlayan uygulama devam ediyor ve bu bölüm, yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlanıyor. “Türkiye’den Kısalar”a yapılacak öneriler için tür, konu, teknik ve süre gibi kısıtlamalar aranmıyor; Türkiyeli yönetmenlerin hareketli görüntüyle ürettikleri 2013 yapımı her şey öneri olarak sunulabiliyor. 

Bu öneriler arasından !f İstanbul’un tematik seçkiler halinde derleyerek programlayacağı “Türkiye’den Kısalar” seçkileri İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli festival sinemaları ve mekanlarında ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak ve 13-23 Şubat tarihlerinde İstanbul’da yapılacak gösterimlerde izleyicinin seçeceği bir kısanın yönetmeni uluslararası bir festivale izleyici olarak katılmaya hak kazanacak. 

13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’ne katılmak isteyen Türkiye yapımı filmler için son başvuru tarihi 29 Kasım 2013. Festival’e başvuru ve kısalar öneri formuna festivalin web sitesi www.ifistanbul.com’dan ulaşılabilir. 


.

14 Kasım 2013 Perşembe

Sinema Şöleni Başlıyor

Malatya Valiliği’nin koordinasyonunda, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfı tarafından ve Barya Akademi Yakup Öztürk Sinema Kulübü’nün Ana Sponsorluğunda,T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Malatya Belediyesi, İnönü Üniversitesi, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası, Malatya Ticaret Borsası ve Fırat Kalkınma Ajansı’nın destekleri ile bu yıl dördüncüsü düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali, 15 Kasım Cuma akşamı, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan Festival Açılış Töreni’yle “Merhaba” diyor! 



Festivalin ilk konukları 14 Kasım Perşembe günü Malatya’ya gelecek olan Türk Sinemasının “Avrupai yüzü” Filiz Akın, Filistinli Yönetmen Rashid Masharawi, Ulusal Uzun Film Yarışması Jüri Üyelerinden Sinema ve Tiyatro Oyuncusu Settar Tanrıöğen, Yazar Canan Tan; Uluslararası Uzun Film Yarışması Jüri Üyelerinden Oyuncu ve Senarist Jim Stark, Amerikalı Yönetmen Rande Haines, Lübnanlı Yapımcı, Lübnan Metropolis Sanat Sinemasının Kurucusu ve Yöneticisi Hania Mroue olacak. 

15 Kasım Cuma akşamı, saat 20.30’da Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan Festival Açılış Töreni’yle tam bir hafta sürecek sinema şöleni başlayacak! Onur Ödüllerinin de sahiplerine takdim edileceği törenin sunuculuğunu Serhat Mustafa Kılıç ve Ayşe Tolga üstlenirken başarılı sanatçı Mehmet Erdem de şarkılarıyla izleyicilere keyifli dakikalar yaşatacak. 

Bir hafta sürecek festival kapsamında 140’a yakın film gösterilecek. Gösterimlerin birçoğu yönetmen ve oyuncuların katılımıyla olurken, gösterimler sonrası söyleşiler yapılacak. Film seçkilerinin yanı sıra gerçekleştirilecek atölye çalışmaları, sergiler ve söyleşilerle Malatyalılar ve sinemaseverler bir kez daha festivalin keyfini sürecek. 

21 Kasım Perşembe akşamı düzenlenecek Festival Ödül Töreni ile son bulacak festivalin açılış ve kapanış geceleri festivalin ana medya sponsoru olan A Haber’de canlı olarak yayınlanacak. 


.

6 Kasım 2013 Çarşamba

Hitchcock9

İstanbul Modern Sinema, British Council ve British Film Institute işbirliğiyle, 7-17 Kasım 2013 tarihleri arasında, beyazperdede “gerilimin efendisi” olarak kabul edilen Alfred Hitchcock’un ilk dönem yaptığı dokuz sessiz filmi Türkiye’de ilk kez gösterime sunuyor.



Yönetmenin 1920’lerdeki sessiz sinema döneminden hayatta kalmayı başarabilmiş bu filmler, British Film Institute tarafından geçtiğimiz yıl temizlendi ve onarıldı. Sinema Sponsoru D-Smart’ın katkılarıyla gerçekleşen program, “sessiz filmler sinemanın en saf halidir” diyen Hitchcock’un sonraki filmografisine ışık tutan, günümüz film gramerini oluşturan bir okul niteliğindeki sinemasının ipuçlarını taşıyan ve yönetmenin son derece kendine has stilinin evrimini sergileyen bu dokuz film arasında yönetmenin 25 yaşında yaptığı kara komedi tarzındaki ilk filmi Zevk Bahçesi (The Pleasure Garden), 1929 yapımı gerilim-polisiye Şantaj (Blackmail) ve daha dışavurumcu gerilim örneği Kiracı (The Lodger) da yer alıyor. DCP formatında gösterilecek filmlere, İngiltere’den John Sweeney, Türkiye’den ise Hakan Ali Toker ve Erdem Helvacıoğlu gibi müzisyenler canlı performanslarıyla eşlik edecek.

Söyleşi: 7 Kasım Perşembe günü İngiliz sinema yazarı ve gazeteci Ian Haydn Smith, Alfred Hitchcock’un 50 yıllık sinema kariyerini değerlendireceği bir söyleşi gerçekleştirecek.

Şantaj (Blackmail), 1929

İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 84’, İngilizce
Oyuncular: Anny Ondra, John Longden, Cyril Ritchard
Canlı Müzik Eşliğinde: John Sweeney (piyano)

Sesli filmlere geçiş döneminde İngiltere’de çekilen en iyi filmler arasında sayılan, 1929 tarihli sessiz Hitchcock filmi Şantaj’ın, müzik ve bazı diyalog sahneleri içeren bir versiyonu da bulunuyor. Alice White, gönlünü Scotland Yard dedektifi Frank Webber’a kaptırmıştır. Fakat görüştükleri bir akşam dedektifi atlatır ve gizlice başka bir adamla buluşma ayarlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde de stüdyosunu görmek üzere adamın evine gitmeyi kabul eder. Oysa adamın aklında başka şeyler vardır. Bir tiyatro oyunundan hareketle çekilen film, polisin arananlar listesindeki bir suçluyu kovaladığı açılış sekansıyla ve Londra metrosunda geçen sahneleriyle, aslından başarıyla ayrışan bir uyarlama.

Şampanya (Champagne), 1928

İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 105’, İngilizce
Oyuncular: Betty Balfour, Gordon Harker, Ferdinand von Alten
Canlı Müzik Eşliğinde: John Sweeney (piyano)

Romantik komedi ve melodram öğeleri içeren film, varlıklı bir adam ile şımarık kızını konu alıyor. Genç kadın, şampanyacılık işindeki babasının serveti sayesinde lüks bir yaşam sürmektedir. Adam, kızınınayakları yere bassın diye iflas etmiş numarası yapar ve genç kadını aklını başına almak ve kendi geçimini sağlamak zorunda bırakır. Hitchcock’un zengin yaşamları konu alan filmlerin sönüklüğüne uzun süre kafayı takmış olması, havaya kaldırılmış şampanya kadehinden çekilmiş açılış sahnesi gibi birtakım deneysel dokunuşlara yol açmış.

Yokuş Aşağı (Downhill), 1927

İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 105’, İngilizce
Oyuncular: Ivor Novello, Isabel Jeans, Ian Hunter, Robin Irvine

Yokuş Aşağı, Hitchcock’un suçluluğa duyduğu ilginin ve aile yaşamına dair gitgellerininerken tarihli örneklerinden. Okul kaptanı Roddy yıldızbir ragbi oyuncusudur. En yakın arkadaşı Tim ile birlikte, Mabel isimli garsonla görüşmeye başlarlar. Bir öfke anında Mabel okul müdürüne Roddy’den hamile olduğunu söyler. Töhmet altında kalan ve haksız yere okuldan atılan Roddy, kendi babası da dahil herkesin gözünde rezil duruma düşer. Dayanılmaz suçlamalar karşısında, kendi kararıylayöreden uzaklaşır ve para karşılığı zengin ve yalnız kadınlarla arkadaşlık eder. Sözlü anlatımda ara başlıklarla yetinen Hitchcock, hikayenin,filmin görsel diliyoluyla anlatılabilmesine çalışmaktadır.

Hafif Meşrep (Easy Virtue), 1928

İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 70’, İngilizce
Oyuncular: Isabel Jeans, Franklyn Dyall, Ian Hunter, Robin Irvine
Canlı Müzik Eşliğinde: Erdem Helvacıoğlu (elektronik)

Hafif Meşrep, Hitchcock’un gözde teması olan, toplum tarafından suçlu bulunan ve dışlanan “lekeli insan”ı konu alıyor. Larita ayyaş kocası tarafından sadakatsizlikle suçlanmaktadır. Gönül ilişkisinden ötürü artık iffetsiz bir kadın olarak görülmektedir. Yeni bir hayat kurmak üzere kasabadan ayrılır ve Fransız Rivierası’na doğru yola koyulur. Bir süre sonra John Whittaker isimli, kendisinden yaşça küçük ve zengin bir adamla tanışıp evlenir. Adama geçmişinden bahsetmemesine rağmen kayınvalidesi Larita’yı kesinlikle onaylamamaktadır ve kadının ahlakından şüphe eder. Bakış açısı tekniğinden ve geriye dönüşlü anlatımdan yaratıcı bir şekilde yararlanan film, Hitchcock’un çarpıcı anlatım yeteneğini gözler önüne seriyor.

Çiftçinin Karısı (The Farmer’s Wife), 1928

İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 107’, İngilizce
Oyuncular: Jameson Thomas, Lilian Hall-Davis, Gordon Harker
Canlı Müzik Eşliğinde: John Sweeney (piyano)

Taşrada geçen bu komedide, kızlarını evlendirmiş orta yaşlı dul bir adam yeniden evlenmeye karar verir ve uygun bir eş bulabilmek üzere,sadık kahyasınabir liste hazırlama görevi verir. Ancak adayların hiçbiri bu “mertebeye” layık bulunmaz; zira çiftçinin ilginç standartlarını karşılayamamaktadırlar. Zamanla adam uygun bir eş seçmenin problemli bir süreç olduğunu anlar. Dul adamınbeceriksiz arayışı, Hitchcock’un kadınlar konusundaki tutukluğunu yansıtıyor. Uzun plan kullanımları ve parti sahnelerinin özenli koreografisiise yönetmenin dehasını gözler önüne seriyor.

Kiracı: Sisli Bir Londra Hikayesi (The Lodger: A Story of the London Fog), 1926

İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 90’, İngilizce
Oyuncular: Ivor Novello, June, Marie Ault, Malcolm Keen

Bir seri katil, sislerle kaplı Londra kentini kasıp kavurmaktadır. Bayan Bunting’in evine yeni bir kiracı yerleşir. Londra’da cereyan eden korkunç olayların ardından kadın, kentte dehşet saçan seri katilin yeni kiracısı olabileceğinden şüphelenmeye başlar. Hitchcock tarafından “ilk gerçek Hitchcock filmi” olarak nitelendirilen,usta işi bu sessiz gerilimde, gizemli kiracıyı matinelerin gözbebeği Ivor Novello canlandırıyor ve alışılmadık karanlık portresiyle seyircilerin algısını zorluyor.

Aşk Üçgeni, 1929

İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 100’, İngilizce
Oyuncular:Carl Brisson, Malcolm Keen, Anny Ondra
Canlı Müzik Eşliğinde: Hakan Ali Toker (piyano)

Film, yetişkin hayatlarında farklı yollar seçmiş iki çocukluk arkadaşının hikayesini anlatıyor. Aralarındaki farklılıklara rağmen, Man Adalı balıkçı Pete ile avukat Philip ömürleri boyunca dostluk etmişlerdir. Pete, bir püritan metodist’in kızı olan Kate’e aşıktır; fakat Kate’in babası onu kızına layık bulmamaktadır. Pete, para kazanmak üzere adadan ayrılır ve Philip’ten Kate’e göz kulak olmasını ister. Yokluğunda Kate ile Philip birbirlerine aşık olurlar. Bir aşk üçgenini anlatan ve Hitchcock’un son sessiz filmi olan romantik Aşk Üçgeni, yönetmenin ilk döneminin en iyi ve en yetkin eserlerinden biri olarak görülüyor.

Zevk Bahçesi (Pleasure Garden), 1925

İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 90’, İngilizce
Oyuncular: Virginia Valli, Miles Mander, Carmelita Geraghty, John Stuart
Canlı Müzik Eşliğinde: Hakan Ali Toker (piyano)

Yönetmen koltuğuna oturduğu bu ilk filmde Hitchcock aldatma, kara mizah ve cinayet gibi birçok takıntısını gözler önüne seriyor. “Zevk Bahçesi” adlı tiyatroda çalışan koro kızı Patsy Brand, Levett adında bir askerle evlenir. Günün birinde, yana yakıla dansçılık işi aramakta olan Jill Cheyne ile tanışır. Jill,Patsy sayesinde tiyatroda işe girer ve Levett’ın arkadaşı Hugh ile nişanlanır. Hugh ve Levett görev gereği tropiklerdeki kolonilere gitmek durumunda kalırlar. Patsy, Londra’daki yaşamına devam edecek, Jill ise erkek arkadaşını kolayca unutacaktır. Hitchcock’un bu ilk sessiz filmi, güvensizliklere ve sadakatin sınırlarına dair bir melodram.

Ring (The Ring), 1927

İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 108’, İngilizce
Oyuncular: Carl Brisson, Lilian Hall-Davis, Ian Hunter, Gordon Harker

Ring, Hitchcock’un tek özgün senaryosu. Bir aşk üçgenini konu alan bu melodram, sevgilisini bir profesyonele kaptıran bir panayır boksörünün hikayesi. Sokak müsabakalarına çıkan,“Tek Raund” lakaplı boksör Jack, Mabel’le nişanlıdır. Günün birinde Avustralya Boks Şampiyonu Bob Corby, Jack’ın güzel eşi Mabel’e abayı yakmış olduğunu fark eder. Mabel ve Bob birlikte kaçarlar, Jack ise intikam almak için idmana başlar.


.

4 Kasım 2013 Pazartesi

33. İstanbul Film Festivali'ne Başvurular Başladı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 33. İstanbul Film Festivali, 5-20 Nisan 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Onuncu kez Akbank sponsorluğunda yapılacak İstanbul Film Festivali’ne Türkiye’den katılacak filmler için son başvuru tarihi 31 Ocak 2014.



Bu yıl onuncu kez Akbank sponsorluğunda yapılacak İstanbul Film Festivali’nin otuz üçüncüsü için başvurular başlıyor. Türkiye’den katılacak filmler için başvurular Ocak ayı sonuna kadar sürecek. 31 Ocak 2014 Cuma akşamına kadar yapılacak başvurular arasından belirlenecek filmler, 33. İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışması’nda yarışacak. “Altın Lale Ulusal Yarışma” bölümünde yer alacak filmlere jüri tarafından En İyi Film, En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi İlk Film, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik dallarında ödüller verilecek. 

“Ulusal Yarışma” kategorisinde yer alacak filmler arasından jürinin seçeceği En İyi Film’e 150.000 TL, En İyi Yönetmen’e ise 50.000 TL ödül verilecek. Ulusal Yarışma’ya katılacak filmler arasından Onat Kutlar anısına verilecek Jüri Özel Ödülü’nü kazanacak filmin yapımcısına da Efes tarafından 30.000 dolar takdim edilecek. En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri 10.000′er TL olacak. “İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışması”nda jüri ayrıca, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik dallarında da ödül verecek. 

Genç yaşta kaybettiğimiz yönetmen, senarist ve yapımcı Seyfi Teoman anısına bu yıl ikinci kez Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü verilecek. En İyi İlk Film Ödülü’nü kazanan filmin yönetmenine CMYLMZ Fikirsanat aracılığı ile 30.000 TL para ödülü takdim edilecek. 

33. İstanbul Film Festivali’ne uzun metrajlı kurmaca filmlerin yanı sıra, belgesel ve animasyon filmlerle de başvurulabiliyor. Festival yönetmeliğiyle başvuru formları film.iksv.org adresinden temin edilebilir. 

En İyi Film ödülünün, yönetmenliğini Onur Ünlü’nün yaptığı Sen Aydınlatırsın Geceyi filmine takdim edildiği 32. İstanbul Film Festivali çerçevesinde “Altın Lale Ulusal Yarışma”, “Yarışma Dışı”, “Yeni Türkiye Sineması” ve “Belgeseller” bölümlerinde Türkiye’den toplam 31 filmin gösterimi yapılmıştı. 33. İstanbul Film Festivali’ne yapılan başvurular, yine bu bölümlerde gösterilmek üzere değerlendirilecek. 

Başvuruların 31 Ocak 2014 Cuma akşamına kadar festival merkezine (İKSV Nejat Eczacıbaşı Binası, Sadi Konuralp Caddesi No: 5 Şişhane) yapılması gerekiyor. 

İstanbul Film Festivali hakkında ayrıntılı bilgi için: film.iksv.org


.

31 Ekim 2013 Perşembe

Kristal Kayısı İçin Geri Sayım Başladı!

Malatya Valiliği’nin koordinasyonunda, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfı tarafından; T.C. Kültür Bakanlığı, Fırat Kalkınma Ajansı, Malatya Belediyesi ve İnönü Üniversitesi’nin destekleri ile bu yıl dördüncüsü düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali’nin basın toplantısı 30 Ekim Çarşamba günü Four Seasons Bosphorus’ta yapıldı.


 
Malatya Valisi Festival Onursal Başkanı Sayın Vasip Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen basın toplantısında Ulusal ve Uluslararası Uzun Film Yarışmacı filmleri, Ulusal Kısa Film Yarışmacı filmleri ve jüri üyeleri açıklandı.

22 Ekim 2013 Salı

Filistinli Yönetmen Rashid Masharawi’ye Onur Ödülü!



Bu yıl 15-21 Kasım tarihleri arasında dördüncüsü gerçekleştirilecek olan Malatya Uluslararası Film Festivali’nden Filistinli Yönetmen Rashid Masharawi’ye Onur Ödülü!

Malatya Valiliği’nin koordinasyonunda, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfı tarafından; T.C. Kültür Bakanlığı, Başbakanlık Tanıtma Fonu, Fırat Kalkınma Ajansı, Malatya Belediyesi ve İnönü Üniversitesi’nin destekleri ile bu yıl dördüncüsü düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali’nde onur ödülüne değer görülen isimler açıklandı. Filiz Akın, Murat Soydan, Muhterem Nur ve Eşref Kolçak’ın onur ödülüne değer görüldüğü festivalde bir diğer Onur Ödülü ise Filistinli Yönetmen Rashid Masharawi’nin oluyor!



1962’de Gazze Şeridi’ndeki Şati mülteci kampında dünyaya gelen Masharawi, 1993’te çektiği ilk filmi “Curfew” ile Cannes Film Festivali’nde UNESCO Ödülünü kazanmış ve ikinci filmi “Haifa”nın (1996) prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapmıştır. Roma, Barselona, Kudüs, Mısır ve Tunus gibi pek çok film festivalinde ödüller kazanan yönetmenin 2008 yılında beyazperde de gösterilen ve çok ses getiren filmi Leyla’nın Doğum Günü de özel gösterimle Malatyalı sinemaseverlerle buluşacak. Gösterim sırasında izleyiciler arasında yer alacak olan Rashid Masharawi film sonrasında da izleyicilerle söyleşi yapacak.

“Onur Ödülü” alacak olan sanatçılara ödülleri, 15 Kasım Cuma gecesi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan Festival Açılış Töreni’nde takdim edilecek.


.

13 Ekim 2013 Pazar

50’nci Altın Portakal’ın En İyileri

50’nci Altın Portakal’da ödüller sahiplerini buldu. ‘En İyi Film’ ödülünü ‘Cennetten Kovulmak’ ve ‘Kusursuzlar’ filmleri paylaştı. Zeynep Çamcı ‘En İyi Kadın’, Hakan Yufkacıgil ise ‘En İyi Erkek Oyuncu’ seçildi.


Bu yıl 50’ncisi gerçekleştirilen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, kapanış ve ödül töreniyle sona erdi. Cam Piramit’teki gecede, 50′nci yılın en iyileri ödüllerine kavuşurken, ‘En İyi Film’ ödülü iki filme verildi. Ferit Karahan’ın yönetmenliğini yaptığı ‘Cennetten Kovulmak’ filmi ile Ramin Matin’in yönettiği ‘Kusursuzlar’ adlı film, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 350 bin liralık büyük ödülü paylaştı. Yılın en iyi kadın oyuncusu ‘Meryem’ filmindeki rolüyle Zeynep Çamcı olurken, ‘Uzun Yol’ filminin baş rol oyuncusu Hakan Yufkacıgil en iyi erkek oyuncu ödülüne layık görüldü. 

Çeşitli dans ve müzik gösterileriyle renklenen gecenin sunuculuğunu, sinema oyuncuları Murat Han ve Özge Özder üstlendi. Törenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve AKSAV Şeref Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akaydın, “Antalya halkı Türk sinemasının bu en köklü ve değerli festivaline ev sahipliği yapmaktan ve sizleri ağırlamaktan gurur duyuyor. Bu gece burada ödül alsın almasın tüm katılımcıları yürekten kutluyorum. 51’inci festivalde görüşmek üzere” dedi. 

50′nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ödül törenine Gezi direnişi ve faili meçhul cinayetler damgasını vurdu. “Her yer Taksim her yer direniş” sloganı Cam Piramit’i inletti. Gecenin ilk ödülü, Altın Portakal’la birlikte gelenekselleşen ve bu yıl 5′incisi gerçekleştirilen Halkın Portakalı Kısa Film Yarışması’nın birincisi seçilen ‘Yansıma’ filmine verildi. 100 bin liralık ödülüyle genç sinemacıları teşvik eden ‘En iyi İlk Film’ ödülü ise bu yıl ‘Mavi Dalga’ filmine verildi. Cennetten Kovulmak filmindeki rolüyle Rojin Tekin, Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. Gözyaşları içinde ödülünü alan küçük oyuncu Rojin’e 5 bin lira eğitim katkısı verilecek. Bu yıl ayrıca, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) ve ‘EXPO 2016 Antalya’ adına ödüller verildi. 

İşte 50′nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin en iyileri: 

En İyi Film: ‘Cennetten Kovulmak’ ve ‘Kusursuzlar’ 
En İyi İlk Film: ‘Mavi Dalga’ 
En İyi Yönetmen Ödülü: Ramin Matin (Kusursuzlar) 
En İyi Kadın Oyuncu: Zeynep Çamcı (Meryem) 
En İyi Erkek Oyuncu: Hakan Yufkacıgil (Uzun Yol) 
EXPO 2016 Antalya En İyi Senaryo Ödülü: Zeynep Dadak ve Merve Kayan (Mavi Dalga) 
En İyi Kurgu: Çiçek Kahraman (Mavi Dalga) 
En İyi Sanat Yönetmeni: Selda Çiçek ve Sırma Bradley (Kutsal Bir Gün) 
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Ahmet Özarslan (Uzun Yol) 
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Gülistan Acet 
BAKA En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü: Feza Çaldıran (Meryem) 
BAKA En iyi Müzik Ödülü: Yuoki Yamamato (Meryem) 
Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: ‘Meryem’ 
SİYAD En İyi Ulusal Film Ödülü: ‘Kutsal Bir Gün’ 
Jüri Özel Ödülü: Rojin Tekin (Cennetten Kovulmak) 
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: ‘Mavi Ring’ 
Antalya Kent Konseyi Özel Ödülü: ‘Meryem’ 
Film Yönetmenleri Derneği (Film Yön) En İyi Yönetmen Ödülü: Ramin Matin (Kusursuzlar) 
Uluslararası Uzun Metraj En İyi Film Ödülü: ‘36’ 
SİYAD En İyi Uluslararası Film Ödülü: ‘Tuhaf Kedicik’ (Almanya) 
Uluslararası Uzun Metrajlı Film Yarışması Gençlik Jürisi Ödülü: ‘Tuhaf Kedicik’ 
Ulusal Belgesel Film Yarışması: ‘Hay Way Zaman’ 
En İyi Belgesel: ‘Tek Başına Dans’ ve ‘Fecira’ 
BAKA En İyi İlk Belgesel Ödülü: ‘Mustafa’nın Yaşam Zinciri’ 
BAKA En İyi Kısa Film Ödülü: ‘Karpuz Cenneti’ ve ‘Patika’ 
Kısa Film Yarışması Jüri Özel Ödülü: ‘Tornistan’ 
5′inci Halkın Portakalı Kısa Film Yarışması: ‘Yansıma’


.

10 Ekim 2013 Perşembe

Malatya Uluslararası Film Festivali’nin “Onur Ödülü” Sahipleri Belli Oldu!

Bu yıl 15-21 Kasım tarihleri arasında dördüncüsü gerçekleştirilecek olan Malatya Uluslararası Film Festivali’nin “Onur Ödülü” sahipleri belli oldu! Bu yıl ödüle değer görülen isimler Muhterem Nur, Eşref Kolçak, Murat Soydan ve Filiz Akın!



Malatya Valiliği’nin koordinasyonunda, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfı tarafından; T.C. Kültür Bakanlığı, Başbakanlık Tanıtma Fonu, Malatya Belediyesi ve İnönü Üniversitesi’nin destekleri ile bu yıl dördüncüsü düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali ilk yılından başlayarak her yıl, sinemamıza büyük hizmetlerde bulunmuş isimlere “Onur Ödülü” vermeye devam ediyor.

Türk kadınının kendisine yakın gördüğü, sinemamızın “en güzel profiline” sahip olan kadın oyuncusu Muhterem Nur, rol aldığı filmlerdeki “iyi yürekli adam” karakterleriyle halkın sevgisini kazanan, babacanlığı ile bilinen değerli sanatçı Eşref Kolçak, “Yeşilçam’ın unutulmaz jönü” Murat Soydan ve Türk Sinemasının “Avrupai yüzü” Filiz Akın 4. Malatya Uluslararası Film Festivali’nde “Onur Ödülü”nün sahipleri oluyor.

Onur Ödülü” alacak olan sanatçılara ödülleri, 15 Kasım Cuma gecesi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan Festival Açılış Töreni’nde takdim edilecek.

Onur Ödülüne değer görülen sanatçıların özgeçmişlerini aşağıda bulabilirsiniz.

Muhterem Nur

Sinema ve ses sanatçısı Muhterem Nur, sanat hayatına 1951′debaşlamış ve 1972’de “Kara Gün” filmindeki rolü ile 4. Adana Altın Koza Film Şenliği’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülüne değer görülmüştür. “Biz Akıllı Deli”, “Kuşlu Çorap”, “Küskünüm”, “Sev Yeter”, “Şehvet Kurbanı”, “Bana Derler Fosforlu”, “Ben Bir Günahsızım” ve “Üç Arkadaş” filmleri başta olmak üzere 180’in üzerinde sinema filmi ve televizyon dizisinde rol almıştır.



Eşref Kolçak

1927 Doğumlu Eşref Kolçak,  1949’da ilk filmi “Fedakâr Ana” ile beyaz perdeye “merhaba” demiş ve o günden bugüne sinemadan kopmadan 200’ün üzerinde sinema filmi ve televizyon dizisinde rol almıştır. İlk ödülünü 1961 yılında Türk Filmleri Yarışması’nda “Namus Uğruna” filmindeki rolü ile alan duayen sanatçı “Susuz Yaz”, “Dikenli Yol”, “Bir Şoförün Gizli Defteri”, “Hanım”, “Berlin in Berlin”, “Güle Güle” ve “Ağaçlar Ayakta Ölür” gibi değerli filmlerde rol almıştır. Yıllara rağmen yorulmak bilmeyen başarılı sanatçının son filmi ise bu yıl rol aldığı “Sürgün İnek” filmi olmuştur.

Murat Soydan

1966 yılında “Kolsuz Kahraman” filmiyle sanat hayatına başlayan Murat Soydan, “Tapılacak Kadın”, “Ağla Gözlerim”, “Sevmekten Korkmuyorum”, “Yalan Yıllar” ve “Kralların Öfkesi” gibi hafızalara kazınan sinema filmlerinde rol almış ve sinemanın unutulmaz jönü olarak da tarihe geçmiştir. 1972 yılında “Zulüm” filmindeki rolüyle Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülüne değer görülen sanatçı bugüne kadar 200’ün üzerinde sinema ve dizi filmde rol almıştır. Sanatçı son olaraksa 2013 yılında “Qüfür” adlı filmle kamera karşısına geçmiştir.



Filiz Akın

1962 yılında Artist” mecmuasının düzenlediği yarışmayı kazanarak oyunculuğa başlayan Filiz Akın, 1980’li yıllarda sinemaya veda etse de Avrupai yüzü ile Türk sinemasında önemli bir yer edinmiştir. “Tatlı Dillim”, “İşportacı Kız”, “Utanç” ve “Umutsuzlar” gibi unutulmaz filmlerde rol alan değerli sanatçı 1971 yılında rol aldığı “Ankara Ekspresi” ile Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne değer görülmüştür. Akın, son olarak ise 2011 yılında “Gün Akşam Oldu” televizyon dizisi ile seyirciyle buluşmuştur.


.

1 Ekim 2013 Salı

Kitap Hediyeli Film Festivali

4. Malatya Uluslararası Film Festivali sinemaseverlere sinema teknik kitapları hediye etmeye devam ediyor! MUFF, dördüncü yılında Jennifer Van Sijil’in hazırladığı tüm dünyada çok ses getiren ve eleştirmenlerden tam not alan “Cinematic Storytelling / Sinematik Hikâye Anlatımı: Her Yönetmenin Bilmesi Gereken En Etkili 100 Geleneksel Yöntem” kitabını sinemaseverlere hediye ediyor.



Malatya Valiliği’nin koordinasyonunda, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfı tarafından; T.C. Kültür Bakanlığı, Başbakanlık Tanıtma Fonu, Malatya Belediyesi ve İnönü Üniversitesi’nin destekleri ile bu yıl dördüncüsü düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali’nde sinemaseverler ve sinema bölümü öğrencileri için sinema teknik kitapları hazırlamaya devam ediyor.

Sinema tekniği üzerine çok az kitabın yayınlanmış olduğu ülkemizde, MUFF ilk yılından itibaren bu eksikliği giderebilmek için teknik bir kitabı yayına hazırlıyor. MUFF birinci yılında Jeremy Vineyard’ın “Sinemada Çekim Teknikleri: Her Sinemacının Bilmesi Gereken Önemli Kamera Hareketleri” kitabını; ikinci yılında Gael Chandler’ın “Film Kurgusu:  Sinemaseverlerin ve Film Yapımcılarının Bilmesi Gereken Mükemmel Kesmeler, 2009” kitabını, üçüncü yılında Dan Fleming’in “Filmde Dönüşümsel Anı Yaratmak” kitaplarını sinemaseverlere ve sinema öğrencilerine armağan etmişti.

Festivalin dördüncü yılında ise gelenek devam ediyor. Ve San Francisco Sanat Enstitüsü’nde senaryo yazarlığı eğitmenliği yapan ve Sinematik Hikâye Anlatımı kitabı ile alanında Bestseller bir isim olan Jennifer Van Sijil’in hazırladığı “Sinematik Hikâye Anlatımı: Her Yönetmenin Bilmesi Gereken En Etkili 100 Geleneksel Yöntem” kitabı festival konukları ve sinema öğrencileri için Türkçe olarak hazırlanıyor.

Sinema öğrencileri için önemli bir kaynak niteliğinde olan ve eleştirmenlerden tam not alan Jennifer Van Sijil’in  “Sinematik Hikâye Anlatımı: Her Yönetmenin Bilmesi Gereken En Etkili 100 Geleneksel Yöntem” kitabı sinema için daha etkili nasıl yazılabileceğini okuyucuya anlatıyor.

“Sinematik Hikâye Anlatımı: Her Yönetmenin Bilmesi Gereken En Etkili 100 Geleneksel Yöntem” kitabında aktardığı teknik yöntemlerle daha yaratıcı birer senarist olmanın kapılarını aralayan Jennifer Van Sijil, çerçeve oluşturma, ses efektleri, sahne geçişleri, kamera hareketleri, lensler, sahne, ışık gibi pek çok konuyu ve en etkili sinematik yöntemlerini Yurttaş Kane, Klute, Altıncı His gibi çok bilinen filmlerden örneklendirerek sinemaseverlere aktarıyor.


.

23 Eylül 2013 Pazartesi

Altın Koza'nın Kazananları Belli Oldu!



16 Eylül’de başlayan Adana Büyükşehir Belediyesi 20. Altın Koza Film Festivali kapsamında yapılan Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda kazananlar 21 Eylül 2013 Cumartesi gecesi belli oldu. Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde yapılan ve sunuculuğunu Sinan Tuzcu ile Şenay Gürler’in üstlendiği gecede En İyi Film Ödülünü, Hakkı Kurtuluş ve Melik Saraçoğlu’nun Gözümün Nuru ve Mahmut Fazıl Coşkun’un Yozgat Blues isimli filmleri paylaştı.

Yarışmada Yılmaz Güney Ödülü’ne Deniz Akçay Katıksız’ın Köksüz isimli filmi layık görülürken, En İyi Yönetmen Ödülü’nü Jin isimli filmiyle Reha Erdem aldı.

Yarışmada verilen diğer ödüller şöyle:
En İyi Yönetmen: Reha Erdem (Jin)
En iyi Senaryo: Hakkı Kurtuluş-Melik Saraçoğlu (Gözümün Nuru) ve Tarık Tufan-Mahmut Fazıl Coşkun (Yozgat Blues)
En İyi Kadın Oyuncu: Ahu Türkpençe ve Lale Başar (Köksüz)
En İyi Erkek Oyuncu: Ercan Kesal (Yozgat Blues)
En İyi Müzik: Mihaly Vig (Eve Dönüş Sarıkamış 1915)
En İyi Görüntü Yönetmeni: A. Emre Tanyıldız (Soğuk)
En İyi Sanat Yönetmeni: Tural Polat (Eve Dönüş Sarıkamış 1915)
En İyi Kurgu: Ali Aga (Gözümün Nuru)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Melis Ebeler (Köksüz)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Tansu Biçer (Yozgat Blues)
Türkan Şoray Umut Genç  Veren  Kadın Oyuncu: Deniz Hasgüler (Jin)
Umut  Veren  Genç Erkek Oyuncu: Savaş Alp Başar (Köksüz)
Film Yön En İyi Yönetmen Ödülü: Mahmut Fazıl Coşkun (Yozgat Blues) ve Atıl İnaç (Daire)
SİYAD En İyi Film Ödülü: Gözümün Nuru (Hakkı Kurtuluş-Melik Saraçoğlu)
Adana İzleyici Ödülü: Çanakkale Yolun Sonu (Mustafa Kemal Uzun)








.