21 Aralık 2012 Cuma

Der Müll im Garten Eden / Cennetteki Çöplük (2012)

Der Müll im Garten Eden 2012 yılı mahsulü Fatih Akın tarafından yönetilmiş olan Almanya yapımı bir belgesel. Cennetteki Çöplük ya da Garbage in the Garden of Eden olarak da bilinir.


65. Cannes Film Festivali’nin “özel gösterimler” bölümünde yer aldıktan sonra Türkiye prömiyeri 19. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde gerçekleştirilen Cennetteki Çöplük, Türkiye'de 5 Ekim 2012'de vizyona girdi.

Belgeseli çekme kararı bir takım tesadüfi olaylar zinciri sonunda alınmış. Fatih Akın, Auf der anderen Seite / Yaşamın Kıyısında’nın (2007) finalini çekmek için büyükbabasının köyü olan Çamburnu’na gittiğinde, köyün hemen üzerindeki, eski bakır madeninin olduğu kısma, bir çöp toplama alanı inşa edildiğini görür. Olaya müdahil olmak isteyen Akın, dönemin Çevre Bakanı Osman Pepe’yi ziyaret eder. Akın, Adana’daki basın toplantısında anlattığına göre, bakan tarafından önce gayet güzel bir şekilde ağırlanır. Ziyaret sebebinin Çamburnu’ndaki çöp toplama alanı olduğunu söyleyince, bakan Pepe birden 180 derece çark eder ve “sen bırak bu işleri, en iyi bildiğin işi yapmaya devam et, film çek sen,” diyerek Akın’dan ofisini terk etmesini ister. Bakanın bu sözleri fitili ateşler ve Akın, Çamburnu’ndaki çevre felaketinin belgeselini yapmaya karar verir.


2007 yılında çekimine başlanan belgesel yaklaşık beş yıl sürer ve bu süre boyunca köylünün çöp toplama alanı ile mücadelesine odaklanır. Karadeniz bölgesindeki çöp problemini çözmek adına bölgede çöp toplama alanları kurulmasına karar verilir ve yapılan araştırmalar sonucu üç bölge seçilir. Bu bölgelerden biri de Çamburnu’ndaki terk edilmiş bakır madenidir. Köylüler bu karara karşı çıkarlar. Bölgenin çöplük kurmak için uygun bir yer olamayacağına dair toplanan çevre komisyonu kararları hiçe sayılır, köylüler çöplüğün yapılmaması için açtıkları davayı kaybederler ve çöp toplama alanının inşaatına başlanır. 2006 yılında Çamburnu Belediyesi gerekli şartları sağlayamadığı için çöplük inşaatı iznini iptal eder. Bunun üzerine belediye başkanı hakkında, devlet yararına karşı çıktığı için soruşturma açılır ve mahkeme kararı ile izin vermeye zorlanır. 2007 yılına gelindiğinde, çöplükle ilgili sorunlar büyümeye başlar. İlk çöp dökümünden beş gün sonra kirli su, duvarları aşarak denize dökülen ve köyden geçen nehre sızar, üç ay sonra yeraltı suyuna karışır, çözüm adına yapılanlar başarısız olur. Cennetteki Çöplük, köylünün yaşadığı bölgeye sahip çıkmak adına giriştiği mücadeleyi, sonuçsuz kalan çabalarını, çöp toplama alanının bölgeye verdiği akıl almaz zararı ve yetkililerin duyarsızlığını olanca çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. 

Fatih Akın, büyükbabasının memleketine geldiğinde karşılaştığı çevre katliamına müdahele etmek ister ve bazı girişimlerde bulunur. Tesisin kurulmasına engel olamaz belki, ama köylülerin desteği ile çöplüğün kurulma aşamasından sonraki süreci belgelemeye girişir. Maddi sorunlar ve Almanya’ya dönme zorunluluğu sebebi ile köyde yeteri kadar vakit geçiremeyeceğinden, köyde kalıp çekim yapması için birine ihtiyaç duyar. Belediye binasının yakınındaki fotoğrafçı dükkanının sahibi Bünyamin Seyrekbasan ile tanışır ve kendisine bir kamera bırakır. Bünyamin Bey, neredeyse her gün çekim yapar. Belgeseldeki görüntülerin %70’inden fazlası onun çekimlerinden oluşuyor. Ama bu durum belgeselin bir Fatih Akın filmi olmasına engel değil. Özellikle kurguda ve müzik seçiminde Akın’ın varlığı kendini fazlasıyla belli ediyor.


Cennetteki Çöplük, çöp toplama alanı ile ilgili, kimi seyirciye sıkıcı gelebilecek, teknik detaylardan ve terminolojik dilden olabildiğince uzak duruyor. Çöp toplama alanının yol açtığı problemleri ve yetkililerin geçici çözümler ile günü kurtarma kaygılarını, köylülerin devam eden günlük hayatları ile beraber aynı potada eriterek izleyiciye sunuyor. Çöp mevzusu ile direkt bağlantılı olmayan, günlük hayata ilişkin, minik, ama bir o kadar da ilgi çekici birçok detay aktarıyor. Örneğin Çamburnu’nda yaşayan bir genç, akşam Manga konserinde eğleniyor, ertesi gün tarlada çalışıyor, namaz vakti geldiğinde de camiye geçip ezan okuyor. Sözün özü, insanoğlu ne kadar büyük felaketlerle karşılaşırsa karşılaşsın, hayat devam ediyor. 

Cennetteki Çöplük, yönetmenin filmografisindeki işlerden farklı bir yerde duruyor. Alışılageldik bir Fatih Akın filmi göreceğinizi düşünerek izlerseniz, hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Ancak samimi anlatımıyla, izleyiciyi kolayca yörüngesine sokmayı beceren Cennetteki Çöplük, türe uzak duranlar için bile sıkıntı yaratmayan bir belgesel. En azından Çamburnu’ndaki çevre katliamına tanık olmak adına izlenmeli.

Umarım bu belgesel yeteri kadar ilgi görür ve yetkilileri bu çevre katliamına karşı önlem almaya sevk eder. Çünkü hala her gün tonlarca çöp, bölgeye dökülmeye devam ediyor... (8/10)


.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder