28 Ağustos 2012 Salı

Altın Portakal’da Antrakt Sinema Matineleri

Antrakt Sinema Matineleri, 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında ücretsiz sinema seminerleri düzenleyecek. 



Aralık 2011’de akademisyen Sema Fener ve sinema yazarı Deniz Yavuz tarafından yapılandırılan Antrakt Sinema Matineleri, ilk seminer işbirliğini Türkiye’nin en köklü film festivali Altın Portakal ile gerçekleştiriyor. 

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleşecek seminerlere oyunculuk, yapım, senaryo ve kurgu alanlarına ilgi duyanlar yanında sinemaseverler, meraklılar, Antalyalılar ve festival konukları ücretsiz olarak katılabilecek. 

Ustalardan Sinema Dersleri 

Antrakt Seminerleri 6 farklı başlık altında 60’ar dakikalık oturumlarla Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşecek. 



Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) işbirliğiyle düzenlenen 49. Altın Portakal programı kapsamında gerçekleşecek Antrakt Sinema Matineleri’nde Füsun Demirel ‘Sinema ve Televizyonda Oyunculuk’, Özay Fecht ‘Oyunculuk Teknikleri’, Mehmet Esen ‘Sinema ve Tiyatro’da Oyunculuk’, Hüseyin Kuzu ‘Senaryo Yazımının Genel Çerçevesi’, Semir Aslanyürek ‘Sinemada Kurgunun Önemi’ ve Sema Fener ‘Post Prodüksiyon’ başlıklı seminerlerde festival izleyicileriyle buluşacaklar.


.

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Altın Koza Dünya Sineması Prömiyerleriyle Göz Dolduruyor

Yaşayan en önemli yönetmenlerden Michael Haneke ve Abbas Kiarostami’nin son filmlerinin Türkiye prömiyerleri, Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 17-23 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 19. Altın Koza Film Festivali’nde yapılacak. 

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 17-23 Eylül tarihlerinde düzenlenecek 19. Adana Altın Koza Film Festivali’nin Dünya Sineması bölümünde, bu yılın önemli festivallerinde yer almış ve beğeni kazanmış filmlerin Türkiye’deki ilk gösterimleri gerçekleştirilecek. 

Altın Koza’nın Türkiye prömiyerleri arasında Haneke’nin Altın Palmiye kazanan “Aşk” ve Abbas Kiarostami’nin Cannes’da yarışan “Like Someone in Love” filmleri var. 

Bu filmlerden en merakla bekleneni hiç kuşkusuz Michael Haneke’nin, Cannes Film Festivali’nde büyük ödül, Altın Palmiye’yi kazanan filmi AŞK (Amour). Jean-Louis Trintignant, Emmanuelle Riva ve Isabelle Huppert’in önemli rollerini paylaştığı film, yıllarını birlikte geçirmiş yaşlı bir çiftin dokunaklı hikâyesini anlatıyor. AŞK hepimizi hazırlıksız yakalayacak. ‘Bedeniniz iflas ettiğinde ne kadar onurlu olabilirsiniz?' travmasıyla ilgilenen 70 yaşındaki Avusturyalı Michael Haneke, ilk Altın Palmiye'sini 2009'da Beyaz Bant ile kazanmıştı.


Aşk tanrısı ve tutkunun tezahürleri üzerine incelikli bir yorum. İranlı üstad Abbas Kiarostami ikinci kez memleketinden uzak, bu kez Japonya'da çektiği yeni filmi LIKE SOMEONE IN LOVE ile bu yıl Cannes'da yarıştı. Bu film de Türkiye’de ilk kez Adana’da izleyiciyle buluşacak. Eskortluk yapan öğrenci bir genç kız, sevgilisi ve yaşlı bir adam üçgeninde gelişen filmde toplumsal değerler ve roller gibi üstadın bildik temaları yakalanacak.


.

26 Ağustos 2012 Pazar

7. Kaunos Altın Aslan Türk Filmleri Festivali Başladı

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, TRT, Köyceğiz Belediyesi ve Kültürler Arası İşbirliği ve Diyalog Derneği tarafından 25-31 Ağustos 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan “7. Kaunos Altın Aslan Türk Filmleri Festivali” başladı. 

25 Ağustos 2012 Cumartesi Akşamı Festivalin açılış galası, saat 21.00‘de başladı. Üç bin beş yüz civarında sinema severin açık havada hazırlanan festival alanında yerlerini almaları ve coşkulu alkışlarıyla törene geçildi. Festivalin açılış konuşmalarını Festival Başkanı ve Yönetmen Taha Feyizli, Köyceğiz Belediye Başkanı Salih Erbay ve Köyceğiz Kaymakamı Yücel Gemici tarafından yapıldı.

Festivalin Kurumsal fragmanlarının gösterilmesinin ardından festivale katkılarından dolayı, Köyceğiz Belediye Başkanı ve Köyceğiz Kaymakamı'na Teşekkür Belgeleri sunuldu. Ardından her yıl verilen ‘Yaşam Boyu Onur Ödüllleri’ne geçildi. Türk sinemasına büyük emek veren Hülya Koçyiğit, Halit Akçatepe ve Cahit Berkay’a Yaşam Boyu Onur Ödülleri, Köyceğiz Belediye Başkanı ve Köyceğiz Kaymakamı tarafından, Köyceğiz halkının büyük coşkusuyla birlikte takdim edildi. Festivale konuk olan yönetmen Murat Saraçoğlu, yönetmen Muzaffer Özdemir, yapımcı ve oyuncu Sadık İncesu, oyuncu Nursel Köse, oyuncu Rıza Akın, Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Şansal Erdinç, yapımcı Serap Gedik’e ödülleri sunuldu.



Açılış Galası, Türkiye’nin önemli müzisyenlerinden Cahit Berkay ve Anadolu Rock müziğinin efsanevi gruplarından Moğollar’ın verdiği muhteşem konserle sona erdi. Festival 26-31 Ağustos 2012 tarihleri arasında, sezonun en iyi filmleri ile yıldızların altında devam edecek.

Sinemanın büyüleyici ve kuşatıcı evreninde aslında perdeye bakarken, ötekine bakıp, onu anlamaya çalışırız. Yüzümüz perdeye dönükken, aslında birbirimize dönüktür. Hazır yüzümüzü birbirimize çevirmişken, bu durum bir festivale dönüştürüldü ve dendi ki, “Olan bitene seyirci kalmayın, sinema seyircisi olun!“ Birbirimizi daha iyi anladığımız, bol sinemalı günler dileğiyle…




.

23 Ağustos 2012 Perşembe

İranlı Yönetmen Dariush Mehrjui Altın Portakal’da!

Modern İran Sineması’nın başlatıcısı kabul edilen “The Cow” (1969) filminin yönetmeni Dariush Mehrjui, 6-12 Ekim 2012 tarihleri arasında 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin konuğu olarak Antalya’da olacak.



Dariush Mehrjui’nin son filmi “The Orange Suit”, 49. Altın Portakal’da Ustaların Gözünden bölümünde gösterilecek. Şehri temizleyerek ruhunu da arındarmaya çalışan ünlü bir fotoğrafçının eğlenceli öyküsünü anlatan “The Orange Suit”in galasına katılacak olan Dariush Mehrjui, filmi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin turuncu giysili temizlik işçileriyle birlikte izleyecek.

Mehrjui, festival programı kapsamında “Ustalardan Sinema Dersleri” başlığı altında Akdeniz Üniversitesi öğrencileriyle de bir araya gelecek.

The Orange Suit’in Türkiye prömiyeri 

Film, profesyonel magazin fotoğrafçısı Hamed Aban’ın okuduğu Feng Shui ile ilgili kitaptan etkilenip çevresinin temizliğine ve korumasına önem veren biri haline gelmesini ve belediyenin temizlik görevlileri arasına katılmasını konu ediniyor.



Mehrjui’nin senaryosunu eşi Vahideh Mohammadifar ile birlikte yazdığı filmin başrollerini; 2012 Karlovy Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülüne değer görülen, Mehruji’nin “Leila” filmi ile yıldızı parlayan Leila Hatami ve Türk izleyicisinin Bahman Ghobadi’nin “Kimse İran Kedilerini Bilmiyor” adlı filminden tanıdığı Hamed Behdad paylaşıyor.

Fajr Film Festivali’nde En İyi Kurgu ve Jüri Özel Ödülü alan film, Osian’s Cinefan Film Festivali’nde de ilgiyle karşılandı.

 Dariush Mehrjui

1939 yılında Tahran’da doğan Dariush Mehrjui, film yönetmenliği yanında senarist, yapımcı ve kurgucu olarak da tanınır.

İran Yeni Dalgası'nı başlattığı kabul edilen ve ilk gösteriminin yapıldığı Venedik’te Eleştirmenler Ödülü’ne değer görülen “The Cow”, “yılın sinema olayı” olarak değerlendirilmiş, büyük övgüler toplamıştı.

Modern İran sinemasının Mehrjui ile başladığı kabul edilir. Mehrjui, İran sinemasını realizm, sembolizm ve sanat sinemasına özgü duyarlıklarla tanıştırdı. Filmleri, Roberto Rossellini, Vittorio de Sica and Satyajit Ray filmleriyle benzerlik gösterir.

Mehrjui, Şah döneminin yasaklı filmleri arasında yer alan “The Cow”dan sonra, uluslararası alandaki başarısını bir başka yasaklı filmi “The Cycle” ile zirveye taşıdı. 1990 yılı sonrasında “Hamoun”, “Bannoo”, “Sara”, “Pari”, “Leila”, “Mehman-e Maman” gibi önemli filmlere imza atan Dariush Mehrjui, son yapıtlarında İran’daki kadınların öykülerine eğildi.


.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

‘Cennetteki Çöplük’ Altın Koza’da

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından, 17-23 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 19. Altın Koza Film Festivali kapsamında, Fatih Akın’ın ‘Cennetteki Çöplük’ isimli belgesel filminin Türkiye prömiyeri gerçekleştirilecek. 17 Eylül’de yapılacak prömiyere Fatih Akın da katılacak.



Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, sinema dünyasının heyecanla beklediği 19. Altın Koza Film Festivali için geri sayımın sürdüğünü, gösterim bölümüyle ilgili detayların da netleşmeye başladığını söyledi. Aldırmaz, “Festivalin başlangıç tarihi olan 17 Eylül Pazartesi günü Fatih Akın’ın ‘Cennetteki Çöplük’ isimli belgesel filminin Türkiye prömiyeri gerçekleştirilecek. Filmin gösterimine Fatih Akın  da katılacak” dedi.

Festival programının her yıl olduğu gibi yeni iddialı filmlerden oluştuğunu vurgulayan Zihni Aldırmaz, “Bu kapsamda ilk gün, ünlü yönetmen Fatih Akın’ın ‘Cennetteki Çöplük’ isimli filminin prömiyerini gerçekleştireceğiz. Etkinliğimizin sonuna kadar da sinemaseverleri birbirinden güzel eserlerle buluşturmaya devam edeceğiz’ şeklinde konuştu.

‘EN  TÜRK FİLMİM’

Bir röportajında ‘En Türk filmim’ olarak nitelendirdiği Cennetteki Çöplük, Akın’ın baba memleketi Trabzon’un Çamburnu ilçesinde yaşanan çevre felaketine dikkat çekiyor. 2006 yılında ‘Yaşamın Kıyısında’ adlı filminin son sahnelerini çekmek üzere geldiği Çamburnu’nda, yerel halkın, tarlaların ortasında kurulmuş dev bir çöp arıtma tesisinin kaldırılması için gösterdikleri çaba karşısında çok etkilenen ve köylülerin bu mücadelesini belgelemeye karar veren yönetmen, dünya kamuoyunun ilgisini konuya çekebilmeyi amaçlıyor. Çekimleri yıllar süren film, bu yıl Cannes Film Festivali’nin özel gösterim bölümünde de yer aldı.

19. Altın Koza Film Festivali’nin Açılış ve Onur Ödülleri Töreni ise 17 Eylül Pazartesi günü saat 20.30’da Merkez Park Amfi Tiyatro’da yapılacak.


.

20 Ağustos 2012 Pazartesi

Flypaper (2011)

Flypaper 2011 yılı mahsulü Rob Minkoff tarafından yönetilmiş olan Almanya / ABD ortak yapımı bir film.



O gün Credit International Bankasının güvenlik kodlarının yenileneceği gündür. Bankanın kapanmasına yakın başlayan işlem sırasında sadece iki dakikalığına bütün güvenlik sistemi devre dışı kalır. Güvenlik sisteminin çalışmadığı esnada bankaya üç soyguncu girer. Kıyafetlerinden kullandıkları aletlere kadar fazlasıyla profesyonel bir görüntü çizen soyguncular bankada yalnız değildir. Her şeyleriyle üçlünün tam zıttı görüntüdeki ‘redneck’ tabir edilen güneyli iki acemi de bankayı soymaya gelmiştir. Ortalık bir anda karışır, çıkan silahlı çatışmada bir müşteri ölür.

Obsesif ve hiperaktif kişiliğiyle dikkat çeken Tripp isimli bir başka müşteri soyguncuları ateşkese ikna eder. Onun önerisiyle bankayı beraber soymaya karar verirler ve aralarında adil bir paylaşım yaparlar. Profesyonel üçlümüz kasayı alırken, acemi ikiliye ATM’ler kalır. Bütün rehineleri bir odaya kilitleyen soyguncular, görev bölgelerine dağılıp işlerini görmeye başlar. Yerinde duramayan Tripp, bir şeylerin ters gittiğinden şüphelenmektedir. Bunun sadece bir banka soygunu olmadığını kavraması uzun sürmez. Ama ne olduğunu bulabilmesi için biraz dedektiflik yapması gerekmektedir.


Türler arasında gidip gelen Flypaper, aslında biraz da yönetmen Rob Minkoff’un filmografisi ile benzerlik gösteriyor. Minkoff’un yönettiği filmlere baktığımızda The Lion King (1994), Stuart Little (1999), Stuart Little 2 (2002), The Forbidden Kingdom (2008) ve The Haunted Mansion (2003) gibi farklı zevklere hitap eden örneklere rastlarız. Flypaper’ın yapmak istediği de biraz buna benziyor; farklı türlerden keyif alan daha geniş bir seyirci topluluğunu eğlendirebilmek.

Ocean’s Eleven (2001) tadında bir soygun filmiymiş gibi başlayan Flypaper, acemi soyguncuların katkısıyla rotayı komediye doğru kırıyor. Tripp’in ortaya çıkıp, aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını ispatlamaya girişmesi ve bankadakilerin birer birer ölmeye başlaması ile bir anda soygunu ikinci plana itiyor ve ‘katil kim’ sorusunu merkeze alarak Agatha Christie romanlarından birine dönüşüyor.

Patrick Dempsey, canlandırdığı Tripp karakterini Hercule Poirot ve Sherlock Holmes arasında bir yerlere oturtmaya çalışmış. Filmde sürekliliği olan tek rol de onunki zaten. Her şey biraz Dempsey’nin performansı üzerine kurulmuş ve Dempsey bu yükün altından başarıyla kalkmış. Vezne görevlisi Kaitlin rolündeki Ashley Judd bir hayli geri planda kalmış. Filme çok fazla katkısı olduğunu söylemek mümkün değil. Bu arada 1968 doğumlu Judd, bildiğin yaşlı teyzeye dönmüş, şaşırdım.


Tripp dışındaki diğer bütün karakterler yeterli zaman alamadıkları için iki boyutlu kalmışlar. Kıyafet, fiziksel görünüş, şive ya da diyaloglarla etiketlendiklerinden, hayatın içinden, kanlı canlı olmaktan ziyade karikatürize tiplere dönüşmüşler. Örneğin profesyonel soygunculara bakalım; İngiliz aksanlı Gates, siyahi Darrien ve Yahudi Weinstein. Temel fıkraları gibi değil mi?

Acemi soyguncular rolünde Tim Blake Nelson ve Pruitt Taylor Vince filmin komedi yükünü başarıyla sırtlanmışlar. Coen kardeşlerin herhangi bir filminden fırlamış gibi görünen ikiliden Nelson’ı zaten daha önce O Brother, Where Art Thou?'da (2000) benzer bir rolde izlemiştik.

Flypaper, her şeyden önce bir komedi filmi. Bir ara The Usual Suspects’e (1995) benzeyecekmiş gibi yapmasına bakmayın. Tek derdi seyirciyi eğlendirebilmek ve bunda da başarılı olduğunu söylemek lazım. Eğer hiç kafamı yormadan sadece gülüp eğlenmek istiyorum diyorsanız, Flypaper uygun bir seçim olacaktır. (5/10)


.

17 Ağustos 2012 Cuma

Akdenizli Kısa Filmciler Altın Koza’da!

17-23 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 19. Altın Koza Film Festivali Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması’nda finalist filmler açıklandı. Kurmaca, deneysel, belgesel ve canlandırma dallarında toplam 467 filmin başvurduğu yarışma, her yıl olduğu gibi Akdenizli kısa filmcileri bir araya getirecek…
 
Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 19. Altın Koza Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması’nda finalist filmler belli oldu. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, ‘Festivalimiz kapsamında düzenlediğimiz Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması’na başvuran filmlerin ön değerlendirme süreci tamamlandı. Tüm finalistlere başarılar diliyorum’ şeklinde konuştu.

Yarışmaya Portekiz, İspanya, Fransa, İtalya, Malta, Slovenya, Hırvatistan, Karadağ, Sırbistan, Bosna Hersek, Arnavutluk, Makedonya, Yunanistan, Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün, Filistin, Mısır, Libya, Tunus, Cezayir, Fas ve Türkiye gibi çeşitli ülkelerden toplam 467 eser başvurdu. Filmlerden 36’sı kurmaca, 13’ü deneysel, 6’sı belgesel ve 9’u canlandırma dallarında jüri önüne çıkmaya hak kazandı.



Jüri şu isimlerden oluşuyor: Fransa Marsilya Film Festivali’nden Anaelle Bourguignon, İtalya’dan film yönetmeni ve yapımcı David Maria Putorti, Estonya’dan canlandırma film yönetmeni Priit Tender, Yunanistan Greek Film Center Kısa Film Bölümü’nden Paola Starakis ve Türkiye’den oyuncu Devin Özgür Çınar.

Altın Koza Film Festivali kapsamında her yıl düzenlenen Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması, Akdenizli kısa filmcileri bir araya getiren önemli etkinliklerden biri olarak kabul ediliyor. Yarışma kapsamında Adana’da konuk olan eser sahipleri, ülkemiz sinemasını yakından tanıma olanağına kavuşuyorlar.

Yarışmada her dalda en iyi film seçilen eser, 10.000 TL ile ödüllendiriliyor. Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması’nda finale kalan eserlere, www.altinkozafestivali.org.tr adresinden ulaşılabilir.


.

Can Evrenol Altın Portakal Jürisinde!

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali programı kapsamında gerçekleştirilecek belgesel ve kısa film yarışmaları ana jürileri açıklandı. Korku kısalarının unutulmaz yönetmeni ve Öteki Sinema yazarı Can Evrenol, Altın Portakal’ın Kısa Film jürisinde… 



Altın Portakal’da bu yıl yarışacak kısa filmlerin ana jürisi de şu isimlerden oluştu: Erol Mintaş (yönetmen), Can Evrenol (yönetmen, sinema yazarı), Özay Fecht (sanatçı), Fırat Yücel (sinema yazarı), Selin Sevinç (sinema yazarı).

49. Festival’in Belgesel Film Yarışması ana jürisi Nezahat Gündoğan (yönetmen), Kemal Öner (yönetmen), Nalan Sakızlı (yönetmen), Ali Ulvi Uyanık (sinema yazarı), Yrd. Doç. Dr. Perihan Taş Öz’den (akademisyen, yönetmen) oluştu.

Belgesel Film Yarışması ana jürisinin yapacağı değerlendirme sonunda En İyi Belgesel seçilen filme 15 bin, En İyi İlk Belgesel’e 5 bin TL parasal ödül ve Altın Portakal Heykeli verilecek.

Yarışma sonunda birinci gelen kısa filme 10 bin TL para ödülü ve Altın Portakal Heykeli verilecek.


.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Altın Portakal ‘Pelikülün İzinde’

Sovyet yönetmen Victor Turin’in, senaryo ve kurgu tekniği açısından bir başyapıt olarak kabul edilen TÜRKSİB (Turkestan to Siberia) belgeseli, 6-12 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında British Film Enstitüsü katkılarıyla gösterilecek.



Antalya Büyükşehir Belediyesi & Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilecek 49. Altın Portakal’ın “Pelikülün İzinde” bölümünde izleyiciyle buluşacak TÜRKSİB’in gösterimine, ünlü İngiliz grubu Bronnt Industries Kapital canlı müzik performansıyla eşlik edecek.

Filmde, Sovyetler Birliği döneminde yapılan; günümüz Özbekistanı’ndan Kazakistan çöllerine, oradan Sibirya’ya uzanan 1445 kilometrelik Türkistan-Sibirya demiryolu inşaatı konu ediliyor. Demiryolunun yapımı sırasında ıssız doğanın acımasız koşulları karşısındaki insan manzaralarını izlenimci bir yaklaşımla ele alan TÜRKSİB belgeseli, senaryo ve kurgu tekniği açısından bir başyapıt olarak değerlendiriliyor.

1929 yılında demiryolu inşaatı devam ederken yayınlanan film, İngiliz belgesel sineması üzerinde son derece etkili oldu. Harry Watt ve Basil Wright’ın yönettiği “Gece Postası-Night Mail” bu etkinin en önemli göstergesi kabul ediliyor.



Bronnt Industries Kapital’den pastoral ezgiler

Sovyet sessiz sinemasının en önemli propaganda filmlerinden TÜRKSİB’in gösterimine pastoral ezgiler ve Orta Asya müziğinden esintiler taşıyan canlı müzik performansı ile eşlik edecek Bronnt Industries Kapital, filmin klasik ve ritmik anlatı formunu görsel bir senfoniye çevirecek.

Çok sayıda enstrümanı çalabilen yetenekli İngiliz müzisyen Guy Bartell’in prodüktörlüğünü yaptığı Bronnt Industries Kapital, 1922 yapımı cadılık üzerine yapılmış sessiz film “Häxan”a da canlı performanslarıyla eşlik etmişti. Grubun yayınlanmış üç albümü bulunuyor.

Victor Turin

Victor Turin, Pudovkin, Eisenstein, Vertov döneminde Sovyet kurgu tekniğini benimsemiş Sovyet sessiz sinemasının en önemli propaganda filmlerinden birini çeken belgesel yönetmenidir. Diğer yönetmenlerin karakter temelli kurmaca öykülerinin aksine Türkistan bozkırlarından karlı Sibirya dağlarına uzanan insanın doğaya karşı verdiği mücadeleyi aktaran bir belgeseli tercih eden yönetmen, görüntüleri ve kullandığı ritmik kurgu tekniğiyle belgeseline ayrı bir duyarlılık kazandırmıştır.

Altın Portakal pelikülün izini sürüyor

Hollanda Eye Film Enstitüsü’nün desteğiyle, 2010 yılında, Türkiye’de çekilen ilk yabancı film olan “Enis Aldjelis, Doğunun Çiçeği” filmini Baba Zula’nın canlı performansı ile sunan Altın Portakal; geçen yıl da yönetmenliğini Fred Von Bohlen-Hegewald’ın yaptığı 1930 yapımı “Kalabaka” filmini Kingalita and the Very Good Band grubunun canlı performansı eşliğinde izleyici ile buluşturmuştu.

Fragman:

http://www.youtube.com/watch?v=Seg7Kz-YYUU
https://vimeo.com/47353922


.

10 Ağustos 2012 Cuma

7. Datça Altın Badem Sinema ve Kültür Festivali

Sanatseverlerin yanı sıra yazılı ve görsel medya tarafından da yoğun ilgiyle takip edilen festival bu yıl 4-6 Eylül tarihlerinde meraklısı ile buluşacak.
 
NEDEN “ALTIN BADEM”?

Aziz Nesin, 5 Mart 1983 tarihli, “Arkadaşım Badem Ağacı” şiirinde
“…Bir ılıman hava esmeye görsün
…Açarsın çiçeklerini”
demiş. Datça deyince de Türkiye’de ve dünyada birçok kişi sözü badem ile açıyor. Başta büyük şehirler olmak üzere birçok kentten yoğun talep gören Datça bademi temmuz ağustos döneminde toplanıyor, çağlası ise şubat-mart aylarında. Yabancı turistlerin bademe gösterdiği ilgi, mahsulün ihraç edilmeden Datça içinde tüketilmesine alan yaratacak kadar fazla. Yerli misafirlerimiz ve halkımızın da bu lezzete hiçbir zaman hayır demediğini biliyoruz. Bazı türleri ile sadece Datça’ya özgü bu özel yemişin isminin festivale verilmesi konusunda Datçalılardan da gelen yoğun istek de festivalin adının “Datça Altın Badem Sinema ve Kültür Festivali” olarak değiştirilmesinde etkin olmuştur.



DATÇA ALTIN BADEM SİNEMA ve KÜLTÜR FESTİVALİ

2006’dan bu yana “Ustalara Saygı” adıyla düzenlenen sinema etkinlikleri, 2010 yılında içerik ve kapsam değiştirerek, konser, gösteri, şov ve konuklarıyla seçkin bir kültür etkinliği ile Uluslararası Datça Sinema ve Kültür Festivali adını aldı. 2011 yılında Datçalılardan gelen yoğun istek üzerine ise “Datça Altın Badem Sinema ve Kültür Festivali” adı ile gerçekleşmeye başlayan festivale aynı zamanda “Belgesel Film Yarışması” eklendi.

Sanatseverlerin yanı sıra yazılı ve görsel medya tarafından da yoğun ilgi ile takip edilen festival bu yıl 4-6 Eylül tarihlerinde meraklısı ile buluşacak.

Açelya Elmas, Ayda Aksel, Aytaç Arman, Ayten Uncuoğlu, Biket İlhan, Çolpan İlhan, Ece Uslu, Eşref Kolçak, Fatma Girik, Güzin Özyağcılar, Itır Esen, İlker İnanoğlu, İnci Türkay, Kerem Alışık, Meltem Cumbul, Menderes Samancılar, Meral Çetinkaya, Rozet Hubeş, Safa Önal, Selçuk Yöntem, Serap Aksoy, Sevda Ferdağ, Songül Öden, Süleyman Turan, Şener Şen, Şevket Altuğ, Talat Bulut, Umur Bugay, Yusuf Sezgin gibi sinemaya emek ve gönül veren isimlerin yanı sıra “Belgesel Filmler” yarışması için Prof. Bülent Vardar, Prof. Dilek İmancer, Müjgan Taner, Hasan Çakır ve Yeşim Ceren Bozoğlu da festivalde jüri üyesi olarak yer alacaklar. Ayrıca Emel Sayın, Can Bonomo ve Soner Olgun da muhteşem sahne performansları ile gecelere renk katacaklar.

4 EYLÜL SALI
FİLİZ AKIN GECESİ (GALA GECESİ)

Bu yıl gala gecesi onur konuğu Filiz Akın. Akın ödülünü Fatma Girik’ten alacak. Gecenin sunuculuğu İlker İnanoğlu ve İnci Türkay tarafından gerçekleştirilecek. Akın için düzenlenen bu gecede ayrıca Türk Sineması’na katkılarından dolayı Umur Bugay’a “Emek Ödülü” Şener Şen ve Şevket Altuğ tarafından verilecek. Sanatçının ailesinin ve dostlarının yer alacağı gecede festival katılımcıları Filiz Akın’ı bir de katılımcıların ağzından dinleyecekler. Ödül töreninin ardından gece Emel Sayın’ın vereceği mini konser ile renklenecek. Sayın’ın konserinden sonra Filiz Akın’ın oynadığı “Umutsuzlar” filminin gösterimi yapılacak.

5 EYLÜL ÇARŞAMBA
SADRİ ALIŞIK GECESİ

Gala gecesinin ertesinde 17. ölüm yıldönümünde, sinemamızın büyük ustası Sadri Alışık anılacak. Alışık’ın ailesi, yakınları, dostları, birlikte çalıştığı oyuncular ve yönetmenlerin de bulunacağı gecenin sunumu Kerem Alışık ve Songül Öden tarafından gerçekleşecek. Aynı gecede Türk Sineması’na katkılarından dolayı Meral Çetinkaya’ya “Emek Ödülü” Talat Bulut tarafından verilecek. Ödül törenin ardından Can Bonomo sahne alacak. Gece Sadri Alışık’ın oynadığı “Ah Güzel İstanbul” filminin gösterimi ile son bulacak.

6 EYLÜL PERŞEMBE
TUNÇ BAŞARAN GECESİ

Filiz Akın ve Sadri Alışık geceleri ardından festivalin “Sinemaya Bir Ömür Verenlere Saygı” bölümünde Tunç Başaran Gecesi gerçekleştirilecek. Gecenin sunuculuğunu Serap Aksoy üstlenecek. Ustayı film gösterimi öncesi, yine çok özel isimler anlatacak. Büyük usta için düzenlenen ödül töreninin ardından Soner Olgun mini bir konser verecek. Gece sanatçının “Piano Piano Bacaksız” filmi ile son bulacak.

Bu gecenin öncesinde 7. Datça Altın Badem Sinema ve Kültür Festivali kapsamında gerçekleştirilecek olan 2. Belgesel film yarışmasında dereceye giren filmler açıklanacak ve dereceye giren ilk üçe jüri üyeleri tarafından ödülleri takdim edilecek.

Festival katılımcılarına Bircan Usallı Silan ve Burçak Evren’in yazmış olduğu Filiz Akın ve Sadri Alışık’ın özel yaşamlarını ve sinema hayatlarını anlatan kitaplar da ücretsiz olarak dağıtılacak.


.

9 Ağustos 2012 Perşembe

The Pirates! Band of Misfits (2012)

The Pirates! Band of Misfits 2012 yılı mahsulü Peter Lord ve Jeff Newitt tarafından yönetilmiş olan İngiltere / ABD ortak yapımı bir animasyon.



Korsanlar hakkında en güzel şey nedir? Yağmalama mı? Palalar mı? Yoksa jambon gecesi mi? Haklısınız, korsanlık deyince akla gelen ilk seçenekler bunlar değil belki ama zaten bizimkiler de öyle bilindik korsanlara pek benzemiyorlar.

1975 doğumlu Gideon Defoe, bir grup korsanın komik maceralarını anlattığı Korsanlar isimli hikâye serisinin yazarı. Yayımcısının anlattığına göre, Defoe bu kitapları bir kızı etkilemek için yazmış ama başarılı olamamış. Canlandırmamız ise bu serinin ilk kitabı olan 2004 tarihli The Pirates! in an Adventure with Scientists'dan uyarlanmış. Senaryoyu da bizzat Defoe yazmış.


Korsan Kaptan ve tayfası, korsanlık standartlarına göre pek de başarılı sayılamayacak bir ekiptir. Buna rağmen Korsan Kaptan’ın en büyük hayali ‘Yılın Korsanı’ ödülünü almaktır. Rakipleri bir balinayı gemisi gibi kullanan ve içini ağzına kadar altınla dolduran Kara Bellamy ile dünyanın en büyük elmasını ele geçiren Pala Liz’den daha fazla ganimet elde etmek isteyen Korsan Kaptan açık denizlere doğru açılır. 

Başarısız birkaç denemeden sonra Charles Darwin ile karşılaşırlar. Darwin, Kaptan’ın papağan zannettiği tombul kuşunun aslında nesli seneler önce tükenmiş bir dodo olduğunu söyler ve Londra’ya gidip yılın bilim adamı yarışmasına katılmayı teklif eder. Yarışmayı kazanıp ‘servet’ değerindeki ödülü alarak Yılın Korsanı seçileceğinin hayalini kuran Korsan Kaptan, Darwin ile birlikte korsanlardan nefret eden Kraliçe Viktorya’nın hüküm sürdüğü Londra’nın sisli sokaklarına doğru yola çıkar. 

The Pirates! Band of Misfits, kendini stop-motion canlandırmalara adamış bir ekibin elinden çıkma. Wallace and Gromit serisi ile tanınan Aardman Animations’ın Chicken Run (2000) ve Flushed Away (2006) gibi işleri de hep belli bir seviyenin üzerinde idi. Bu gelenek The Pirates!’da da değişmiyor. Ekip gene hayran olunacak bir işe imza atmış.


Korsan Kaptan ve tayfasının akıl almaz serüveni izleyenlere açık denizlerdeki deniz savaşlarından, Londra’nın puslu sokaklarındaki kovalamacalara kadar geniş yelpazede bir macera vadediyor. Filmde çocuklar için olduğu kadar yetişkin seyirciler için de eğlenceli detaylar mevcut. Bir barda Jane Austen ile kadeh tokuşturan Korsan Kaptan’ın Austen’a kitabı için fikir vermesi, barın başka bir köşesinde kendi kendine takılan Fil Adam ya da Darwin’in Korsan Kaptan’ın laf olsun diye söylediği cümlelerden etkilenerek evrim teorisinin temellerini atmaya başlaması gibi.

The Pirates! Band of Misfits, üç boyutlu olarak gösterime giren ilk stop-motion çalışması. Ortada üç boyutlu olmayı gerektirecek bir iş yok. Filme ekstra bir değer katmadığı gibi değerinden bir şeyler yitirmesine de yol açmıyor. Artık bu tip ticari hamlelere alıştık. Ana akım sinemanın seyirciyi tavlamak için ara ara unutturup tekrar gündeme getirdiği ve son yıllarda sıkça karşımıza çıkan bir yöntem.

The Pirates! Band of Misfits, hem yetişkinlere, hem de çocuklara hitap eden espriler arasındaki dengeyi iyi kuran, çocuğunuzla birlikte izleyip keyifle zaman geçirebileceğiniz, ‘izle unut’ tadında bir eğlencelik. (6/10)



.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Altın Koza’da Yarışacak Filmler Belli Oldu

Sinema dünyasının heyecanla beklediği 19. Altın Koza Film Festivali kapsamında yapılacak, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yeralacak filmler belli oldu. Yarışmaya başvuru yapan 42 eserden, 14’ü jüri önüne çıkmaya hak kazandı. ‘En İyi Film’ seçilecek eser, 350.000 TL’lik ödülün sahibi olacak. 

Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, bu yıl 17-23 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek, 19. Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında yer alan ‘Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na katılacak filmlerin belli olduğunu söyledi.

Zihni Aldırmaz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Festivalimiz, her yıl olduğu gibi bu yıl da sinema sektörünün büyük ilgisiyle karşılaştı. Yarışmamıza başvuran birbirinden değerli 42 eser arasından 14’ü, başkanlığını yönetmen Ferzan Özpetek’in yapacağı jüri önüne çıkacak. Hepsine başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.



YARIŞMA USTALARLA GENÇ YETENEKLERİ BULUŞTURUYOR…
 
Yarışma; bir yanda usta yönetmenleri ağırlarken, diğer yanda başlangıç yapıtlarıyla yeteneklerini kanıtlamış olan isimleri izleyiciyle buluşturacak. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın bir diğer ilgi çekici yanı da ilk uzun metraj filmlerini tamamlayan yönetmenleri keşfediyor olması.



İŞTE ALTIN KOZA İÇİN YARIŞACAK FİLMLER:

1. Ana Dilim Nerede / Yön: Veli Kahraman
2. Araf / Yön: Yeşim Ustaoğlu
3. Ateşin Düştüğü Yer / Yön: İsmail Güneş
4. Aziz Ayşe / Yön: Elfe Uluç
5. Babamın Sesi / Yön: Orhan Eskiköy & Zeynel Doğan
6. Devir / Yön: Derviş Zaim
7. Gözetleme Kulesi / Yön: Pelin Esmer
8. Lal Gece / Yön: Reis Çelik
9. Rüzgarlar / Yön: Selim Evci
10. Siirt’in Sırrı / Yön: İnan Temelkuran & Kristen Stevens
11. Şimdiki Zaman / Yön: Belmin Söylemez
12. Yabancı / Yön: Filiz Alpgezmen
13. Yeraltı / Yön: Zeki Demirkubuz
14. Yük / Yön: Erden Kıral

SONUÇLAR 22 EYLÜL’DE BELLİ OLACAK
 
En İyi Film seçilecek eserin 350.000 TL’lik ödülün sahibi olacağı yarışmanın sonuçları 22 Eylül gecesi yapılacak Kapanış Töreni’nde belli olacak.

Yarışmanın jüri üyeleri ise, jüri başkanı yönetmen Ferzan Özpetek, görüntü yönetmeni Eyüp Boz, müzisyen Hasan Saltık, öğretim görevlisi Hülya Uğur Tanrıöven, oyuncular Nejat İşler ile Nurgül Yeşilçay ve yapımcı Zeynep Özbatur Atakan’dan oluşuyor.


.