23 Mart 2011 Çarşamba

Psych:9 (2010)

Psych:9 2010 yılı mahsulü Andrew Shortell tarafından yönetilmiş olan ABD / İngiltere / Çek Cumhuriyeti ortak yapımı bir film. Yönetmenin ilk uzun metraj filmi. Film Prag'da çekilmiş. Gerçi çok fazla dış çekim olmadığı için bu durum ekstra bir özellik yaratmıyor ya, ben gene de söylemiş olayım.

Yakın zamanda kapatılmış olan bir hastanenin dosyalarının istiflenmesi gerekmektedir. Hastane çalışanlarının çoğu ortalarda olmadığı için yeni birisi işe alınır; Roslyn Hanniger (Sara Foster). Roslyn, geceleri hastaneye gelerek departmanlara ait hasta fişleri gibi belgeleri düzenlemeye başlar. Aynı hastanede geceleri çalışan biri daha vardır, psikiyatri koğuşundan Dr. Irvin Clement (Cary Elwes). Doktor kendi departmanına ait belgelerin başkaları tarafından elden geçirilmesini istemediği için Roslyn'in yaptığı işin benzerini kendi departmanında yapmaktadır. Hastanedeki mesaisi esnasında garip olaylara tanık olan Roslyn, sık sık Dr. Irvin ile konuşarak rahatlamaya çalışır. Bu esnada etrafta bir seri katil gezinmektedir. Roslyn, seri katilin geceleri çalışan taksi şoförü kocası Cole (Gabriel Mann) olduğundan şüphe eder. Polis tarafından da dahil olmak üzere fikirleri pek itibar görmeyen Roslyn, geçmişinde saklı bir olayın bütün olan bitenle birebir alakalı olduğunu düşünmektedir ve bu sır şu anda çalıştığı hastanedeki psikiyatri koğuşunun 9 numaralı odasında kendisini beklemektedir.

Bu aralar hastanede geçen korku filmlerinde bir artış mı oldu, yoksa bana mı öyle geliyor? (Carpenter'ın yeni filmi The Ward da hastanede geçiyor sanki. İstanbul Film Festivali'nde gösterilecekmiş. Çok ümidim yok ama yanılmayı çok istiyorum.) Ne diyorduk, hastane filmleri. Evet, oldum bittim hiç ısınamamışımdır hastanede geçen filmlere. Hastaneleri de sevmem zaten. En çok kokusu rahatsız eder. Hastalık kokar her bir köşesi. Hastanede geçen korku filmlerinde de benzer sorunlar var. Senaryoları aralarına karbon kağıdı koyulup çoğaltılmış gibi nerdeyse birbirinin aynısı olma durumu, kötü oyuncular veya oyunculuklar, genelde genç ve acemi bir yönetmenin umut vaadetmeyen ilk filmi olması gibi abuk subuk ortak paydalara sahiptir hastane filmleri. İşin garibi piyasada ne kadar hastane filmi varsa izlemeye çalışırım, belki bu özelliklere haiz olmayan, seçmece iyi bir tanesine denk gelirim diye ama nafile. Anlayacağınız Psych:9 da muadilleri gibi bir işe yaramayan, sıradan bir film.

Tam yukarıdaki paragrafı bitirmiştim ki, aklıma Session 9 (2001, y. Brad Anderson) geliverdi. Bak o film iyiydi. İstisnai örnek...

Nerdeyse sahne sahne ezberlemeye başlayacağımız ilgi çekmeyen senaryosu, komik olamayacak kadar kötü oyunculukları ve mantık hataları ile Psych:9 düşmanıma tavsiye etmeyeceğim türden ruhsuz bir film. Uzak durmakta fayda var, benden söylemesi. (1/10)



Filmin afişlerini arar iken başroldeki ablanın şöylesi pozlarına denk geldim. Paylaşmakta fayda olabilir gibi geldi bana.

2 yorum:

  1. Abla güzelmiş. 9'lu filmlerde de artış olabilir son yıllarda. Yazıp bi selam çakayım dedim...

    YanıtlaSil
  2. 9 güzeldir. Artış olmasında bence bir mahsur yok. Yakaladığımı seyrederim valla, affetmem. O derece severim 9'u, dikkat çekmek istedim. : )

    .

    YanıtlaSil