12 Şubat 2010 Cuma

Goodbye Solo (2008)

Goodbye Solo 2008 yılı mahsulü Ramin Bahrani tarafından yönetilmiş olan ABD yapımı bir film. İran kökenli ABD vatandaşı yönetmenin ABD'deki azınlıkların yaşamlarından kesitler vermeyi adet edindiği filmlerinden biri. An itibariyle filmografisi şöyle oluyor:

* Plastic Bag (2009)
* Goodbye Solo (2008)
* Chop Shop (2007)
* Man Push Cart (2005)
* Strangers (2000)
* Backgammon (1998) (kısa)


Filmimizin başkahramanı Souleymane isminde Senegal kökenli bir ABD vatandaşıdır. (Ah be, "Afro-Amerikalı"yı cümle içinde kullanma fırsatını kaçırdım yahu!?.) Arkadaşları tarafından Solo olarak çağırılan kahramanımız gece vardiyasında taksi şoförlüğü yapmaktadır. Latin kökenli karısı Quiera ve karısının muhtemelen daha önceki beraberliğinden olan üvey kızı Alex ile beraber yaşamaktadır. Karısı hamiledir. Solo'nun en büyük hayali bir havayolları şirketinde host (hostesin erkeğine host deniyordu değil mi?) olarak görev yapmaktır. Bir yandan ekmeğinin peşinden koşarken, bir yandan da host giriş sınavları için canla başla çalışmaktadır.

Fazlasıyla canayakın, iyiliksever, çevresindeki hemen herkesle iyi ilişkiler içinde olan, melek gibi bir adamdır Solo. Hatta bazen fazlasıyla kendi dertlerinden sıyrılıp başkalarının dertlerini dert edinen bir karaktere sahiptir. Gece vardiyasında çalıştığından kendine bazı sabit müşteriler edinmiştir. Misal takıldığı bardan arkadaşı olan başka bir Afro-Amerikalının (Heh, bu sefer oldu!) hafiften yasadışı kokan nakliyatlarına her gece evsahipliği yapmaktadır. Bir gece yaşlı bir beyazı evinden sinemaya kadar götürürken isminin William olduğunu öğrendiğimiz adam kendisine ilginç bir teklifte bulunur. William, birkaç hafta sonra kendisini Blowing Rock ismindeki şehir dışında bulunan yüksek kayalıklara götürürse, Solo'ya 1.000 dolar vereceğini söyler. 100 dolar da kapora verir. William'ın fazlasıyla depresif halinden şüphelenen Solo, o gece adamın ağzından laf alamaz ama teklifi kabul eder. Daha sonraki günlerde William sabit müşterilerinden biri olur. William'ı her gün sinemaya götürüp getirmektedir. Bu vesileyle birbirlerine yakınlaşan iki adamın arkadaşlığı ilerler, bilindik arkadaşlıklara benzemese de Solo bir şekilde William'ın hayatına girip müdahele etmeye kararlıdır. Ama bilmediği karşısında kendisinden çok daha dirayetli, inatçı ve inatçılıkta tecrübeli olduğu belli olan güneyli bir eski toprak vardır.


İki erkeğin dostluklarının anlatıldığı filmler her daim prim yapar. Doğal olarak durağan yapısı ve yer yer sıkıcı temposuyla bu tarz filmler canımı çok kolay sıkabiliyor. Hatta bu filmin arşivimde ne işi var onu da anlamış değilim.

Dün gece (gece demek ayıp olur, bu sabaha karşı diyelim) uykusuzluğuma çare olsun niyetiyle hafiften sıkıcı bir film bulmak umuduyla arşivimde gezinmeye başladım. Goodbye Solo isimli filmi görünce dedim tamam, budur uykuma çare. Kesin seyrederken uyuyakalırım. Ama ne mümkün. Doksan dakika sonrasında hala aynı düzeydeki uykusuzlukla ekran başındaydım. (Bu aralar bu olay çok sık başıma gelmeye başladı, (bkz: Hvid Nat), şikayetçi miyim, haşa!)


Bütün bunları neden anlattım bilmiyorum. Aslında niyetim filmi bir miktar övmek, ama bunu da abartmak istemiyorum. Çünkü benzer tarzda onlarca örneği bulunabilecek bir konuya saplanmış kalmış bir film. E tamam azınlıkların problemleri, ekonomik koşullar, ırkçılık gibi babayiğit konularla altı sağlamlaştırılmış, lafımız yok. Oyunculuklarda, sinematografide hiçbir sıkıntı yok. Yani sorunsuz ama, bilindik bir konuya çok da farklı bir açıdan yaklaşmayan bir film, Goodbye Solo.

Ama bütün bunlar değil filmi sevme nedenim. Belki de gayet kişiseldir. Bilemedim. İzlemenizde fayda var diyerek bitireyim. (5/10)

3 Şubat 2010 Çarşamba

Türkiye'den Kısalar

!f istanbul 9. Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali /
Türkiye'den Kısalar

13 Şubat 2010 Cumartesi - 14 Şubat 2010 Pazar
Seanslar: 13:00 ve 15:30

!f istanbul 9. AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali Türkiye’den Kısalar /

Türkiyeli kısacıların son bir yıl içerisindeki eğilimlerinin, yetkinliklerinin ve getirdikleri yeni önermelerin kendimizce bir dökümünü yapmayı amaçladığımız ‘Türkiye’den Kısalar’ programı, kısaları yarıştırmaktan öte, bunların izleyiciler ile buluşması, kısacıların birbirleri ve sektörden diğer insanlar ile tanışması ve yeni üretimlere kapı açılması için bir ortam hazırlıyor. !f İstanbul bir kısa film festivali veya yarışması değil. !f İstanbul, tıpkı uzun metraj bölümlerinde olduğu gibi ‘Kısalar’ bölümünde de tematik seçkiler oluşturuyor ve bu sayede kısaların dolaşımına Türkiye için farklı bir anlayış getiriyor. Seçkiler, o sene izlediğimiz yüzlerce kısanın kafamızda oluşturduğu cümleler ve soru işaretleri etrafında şekilleniyor ve her bir seçki kendi içerisinde bir bütünlük taşıyor.

‘Türkiye’den Kısalar’ programı bu yıl dört tematik seçki ile izleyicilerle buluşuyor. ‘BİZ BURADA İYİYİZ’ seçkisi, bizi insanların kendileri için kurdukları küçük dünyalarda gezdiriyor. Nevi şahsına münhasır çözümlerini bulan, cennetlerini kuran, kendileriyle ve dolayısıyla dünyayla barışık bu insanların hayata bakışları, hayatta kalabilmenin, dünyada yaşayan insan sayısı kadar çok şekli olabileceğini hatırlatıyor.

‘DUMANLI EV’ ise kayıtsız kalmanın hiç de kolay olmadığı acıya odaklanıyor. İlham kaynağımız “Fakr-u zaruret içinde boğulan gönüller, dumanla dolu bir eve benzer” diyen Mevlâna. Dünya hali karşısında korku dolu ya da saldırgan olmanın; dünyanın amansız kalabalığı karşısında yalnız kalmanın, kendine kalabalık etmenin, nefsin acısı. Birilerinin evin penceresini açması gerekiyor ama kimsenin yerinden kalkacak gücü kalmamış gibi.

‘İTİŞ KAKIŞ’, ne içeride kalmayı, ne de birisinin pencereyi açmasını beklememeyi seçenlerin hikayelerini anlatıyor. Onlar itiş kakışın içindedirler, hatta itiş kakışın özneleri onlardır.

‘BİR İHTİMAL DAHA VAR, O DA GİTMEK Mİ DERSİN’ seçkisi ise gidenlerin, göç edenlerin veya etmeye zorlananların hikayelerini anlatıyor.

Kadıköy KargArt Gösterimleri / Kadıköy KargArt Screenings
* Gösterimler Ücretsizdir.

13.02.2010 Cumartesi / Saturday

13.00 / BİZ BURADA İYİYİZ / DOING JUST FINE 99’
15.30 / DUMANLI EV / IT HURTS 101’

14.02.2010 Pazar / Sunday

13.00 / İTİŞ KAKIŞ / WE STRUGGLE, WE PUSH 110’
15.30 / BİR İHTİMAL DAHA VAR, O DA GİTMEK Mİ DERSİN? / TO GO OR NOT TO GO 102’



Program İçeriği (Alfabetik sıra ile kısalar) / Program Content (Shorts in alphabetical order)

BİZ BURADA İYİYİZ / DOING JUST FINE 99’

ARADA / INBETWEEN
11’03’’ Yönetmen / Director: Ezgi Kaplan

BAHAR / SPRING
14’43’’ Yönetmen / Director: Özge Arslan, Sezen Çobanoğlu, Gözde Karavit, Batuhan Kurt

BALIKÇI / FISHERMAN
19’ 30’’ Yönetmen / Director: M. Barış Çorak

BESAME MUCHO / KISS ME A LOT
31’’ Yönetmen / Director: Kaan Karacehennem

BU SAHİLDE / ON THE COAST
21’42’’ Yönetmen / Director: Merve Kayan, Zeynep Dadak

FOTOJENİ / FOTOGENY
04’18’’ Yönetmen / Director: Sertaç Yüksel

MERDİVEN / STAIRS
12’48’’ Yönetmen / Director: Serdar Yılmaz

MODERNİZM / MODERNISM
5’00’’ Yönetmen / Director: Gökalp Gönen

MUTLU BİR PAZAR GÜNÜNDE ISLAK BORULAR / WET PİPES ON A HAPPY SUNDAY
4’19’’ Yönetmen / Director: Özgür Erman, Baysan Yüksel

UN YA DA İRMİK HELVASI / HALVAH
4’08’’ Yönetmen / Director: Övünç Anğun

DUMANLI EV / IT HURTS 101’

AKREP / SCORPIO
10’ Yönetmen / Director: Vuslat Karan

BEN / ME
8’00’’ Yönetmen / Director: Can Alkanlar

ESMA
18’04’’ Yönetmen / Director: Koray Çalışkan

GÖL / THE LAKE
DV, 6’32’’ Yönetmen / Director: Murat Uğurlu

GÜVEN BANA / TRUST ME
9’34’’ Yönetmen / Director: Nazlı Elif Durlu

İKİ ASKER / TWO SOLDIERS
13’25’’ Yönetmen / Director: Altan Yücel

KALICI HASARLAR ANSİKLOPEDİSİ / ENCYCLOPEDIA OF PERMANENT DAMAGES
8' 43'' Yönetmen / Director: Dağhan İş

NOR
7’21’’ Yönetmen / Director: Berkay Ferah

TEK NEFESTE AŞK / LOVE IN ONE BREATH
7’57’’ Yönetmen / Director: Dicle Atan, Kahraman, Güneş, Gökay Gürtunca, Ayşenur Yalçın

ÜÇTE BİR / ONE THIRD
10’15’’ Yönetmen / Director: Ferit Katipoğlu

İTİŞ KAKIŞ / WE STRUGGLE, WE PUSH 110’

ALTI / SIX
28' Yönetmen / Director: Çağla Zencirci, Guillaume Giovanetti

AYŞEGÜL İSYANDA / AYŞEGÜL IN REBELLION
4’19’’ Yönetmen / Director: Aylin Kuryel, Zeyno Pekünlü

BEN TEKİM / ONLY ME
4’45’’ Yönetmen / Director: iyisaatteolsunlar / letthegoodtimesroll

İNSANSILAR / ANTHROPOIDS
13'14" Yönetmen / Director: Akın Andırın

MUZ EĞRİSİ / BANANA SLOPE
13’46” Yönetmen / Director: Cenk A. Ertürk

NEYSE HALİM ÇIKSIN FALİM/ COFFEE FUTURES
22’ Yönetmen / Director: Zeynep Devrim Gürsel

OLUR ÖYLE... / ...IT HAPPENS
2’04’’ Yönetmen / Director: Arda Uysal

PLASTICITY
5’04’’ Yönetmen / Director: Recep Akar

UÇURTMA / THE KITE
1’18’’ Yönetmen / Director: İlhami Kapıcı

VOL
2’22’’ Yönetmen / Director: Hüseyin Bulut

YÜKSEK İHTİMAL / HIGH POSSIBILITY
11’12’’ Yönetmen / Director: Ahmet Yaşar, Kerem Soyyılmaz

BİR İHTİMAL DAHA VAR, O DA GİTMEK Mİ DERSİN? / TO GO OR NOT TO GO 102’

BİR MASAL / A TALE
4‘ 30’’ Yönetmen / Director: Defne Tesal

DENG / SESLER / VOICES
19’52’’ Yönetmen / Director: Filiz Işık Bulut

FAIR LAWN
13’54” Yönetmen / Director: Esra Saydam

GÜZEL KOKMADIĞIMI BİLİYORUM / I KNOW I DON’T SMELL GOOD
2’02” Yönetmen / Director: Cenk A. Ertürk

KÖY / THE VILLAGE
11`20” Yönetmen / Director: Mustafa Dok

SİRYA
18’50’’ Yönetmen / Director: Cengiz Düz, Merve Numanoğlu, Aylin Öztürk, Gülşah Çakmak

ÜÇ / THREE
19'53'’ Yönetmen / Director: Ayşegül Yazmacı

ZANQIRT / ZANQIRT
13’38’’ Yönetmen / Director: Bünyamin Demir, Enver Demircan, Zeynel Arifin Gümüşçü, Fırat Taş


Ayrıntılı Bilgi için: http://www.kargart.org/

2 Şubat 2010 Salı

!Geceyarısı Filmleri!

!Geceyarısı Filmleri!
“Karanlıktan korkar mısınız?”

Hazırlayan: KargART ve Serdar Kökçeoğlu
* 12 Şubat Cuma, Saat: 23:00
* Gösterimler ücretsizdir.


“GÜRÜLTÜNÜN SANATLARI”

Film: "NOISE - A Film About Noise Music"
Süre: 9 dakika
Yönetmen: N.O. Smith
Altyazısız

Film: "Good Alchemy Video 3: Merzbow"
(Live At East Gallery Tokyo 24 June 1994)
(Live At 2B, Eindhoven 31 Oct 1992)
Süre: 24 dakika

Film: "Nor Noise"
Süre: 1 saat 58 dakika
Yönetmen: Tom Hovinbøle
İngilizce altyazılı

*Gecede ayrıca çeşitli noise müzik performans ve videolarından küçük bir kolaj gösterilecektir.

*Yüksek ses ve kuru gürültü konusunda hassas olan izleyicilere tavsiye edilmez.

NOISE MÜZİK İÇİN ÖZEL BİR SEÇKİ

[Gürültü negatif sestir; kulağın (duymak) istemediği "öteki" sestir. Öte yandan 20. yüzyılın başından beri kimi önemli sanatçıların başını döndürmektedir.

Fütüristler ve Dadaistler gürültü olgusunu rahatsız ediciliği nedeniyle önemsemişlerdi. Daha sonra avangard besteciler kontrollü bir gürültüyü müziğe kazandırdılar.

Doksanlı yıllara kadar hem akademik elektronik müziğin hem de yeraltı sanatçılarının ilgisini çeken "noise", doksanlı yıllarda adeta geri döndü.

Merzbow gibi japon sanatçıların zaman içinde sahip çıktığı bu yeni alt tür özellikle Amerikalı müzisyenlerin ilgisini çekmeye başladı. Son 10 yıl içinde öyle bir noise patlaması yaşadık ki, bugün "The Wire Primers" gibi taze müzik kitaplarında gürültünün ustalarına özel bir yer ayrılıyor. Tabii bastırılan gürültünün geri dönüşünde The Wire dergisinin de önemli bir payı var.

!Geceyarısı Filmleri! müzikal gecelerinin ilkini noise müzik belgesellerine ayırdı: N.O. Smith'in 16 yaşındaki çektiği NOISE - A Film About Noise Music isimli 9 dakikalık kısa belgesel geceyi açıyor. Belgeselde Lightning Bolt, Black Dice ve Wolf Eyes gibi yıldız isimlerin konserlerinden görüntüler var.

Onun hemen ardından, 24 dakikalık kısa ve acılı bir Merzbow konseri izleyeceğiz. Zamanında İstanbul'da da sıradan bir pazar gününü unutulmaz kılmıştı bu efsanevi isim. Nor Noise ise ağırlıklı olarak Kuzay Amerikalı sanatçılara yer verse de, belki de konu üzerine yapılmış en önemli belgesel.

Gürültüden korkmayanlara gecede bazlı canlı seslerin de sürpriz yapabileceğini hatırlatalım. Konser mi? Neden olmasın, hazırlıklı gelin!]

1 Şubat 2010 Pazartesi

Underground Film Gösterimleri

Underground Film Gösterimleri
"Toplum Düşmanı" Sergisi Özel Gösterimleri

Hazırlayan: Underground Poetix ve KargART

*9 Şubat Salı, Saat: 20:30
* Gösterimler ücretsizdir.


ŞUBAT PROGRAMI //

“Toplum Düşmanı” // “Public Enemy” Özel Gösterimi

“Ataque de Pánico!”
Fede Alvarez
Uruguay //2009
5’


2009 Uruguay yapımı bilimkurgu kısa filmidir. Filmi bağımsız film yapımcısı Fede Alvarez yönetti. Alvarez 3 Kasım 2009'da filmi YouTube'a yükledi. Film medyada geniş yer bulunca yönetmen, yapımcılığını Sam Raimi'nin üstleneceği bir Hollywood filmi için 30 milyon dolarlık teklif aldı.

Sisin ardından çıkan dev robotlar Uruguay'ın başkenti Montevideo'ya saldırırlar. Robotlar uzay gemisi filosu ile birlikte şehrin önemli binalarını yok ederek büyük bir panik yaşanmasına sebep olurlar. Filmin sonunda robotlar bir araya gelerek dev bir küreye dönüşürler sonrasında küre patlar ve açığa çıkan dev bir ateş topu şehri yutar. Filmde saldırı için herhangi bir açıklama getirilmemiştir.

Kısa film 2009'da Mantevideo'da çekildi. Filmin resmi yapım bütçesi 300 dolar olarak açıklandı. Yönetmenlik, senaryo yazımı ve kurgulamaya ek olarak Alvarez, bilgisayar ile oluşturulmuş görüntü (CGI) temelli görsel efektlerin süpervizörlüğünü de yaptı.

Filmin büyük kısmına eşlik eden müzik John Murphy'nin enstrümantal parçası "In the House - In a Heartbeat"dır. Müzik 2002 yapımı 28 Gün Sonra filmi için bestelenmişti.


“Capital”
Sarah Morris
ABD 2000
19’


Sarah Morris’in filmi “Capital”, Washington’da 11- 14 Eylül 2000’de çekildi. Politik ikonların hızla sıralanmasının gösterilmesinden oluşuyor: yollar, Beyaz Saray Basın Ofisi, Dünya Bankası, üniformalı gizli servis üyeleri, başkanlık konvoyu, Watargate Kompleksi, Kennedy Merkezi, Enerji Departmanlığı, J. Edgar Hoover Binası ve daha niceleri….Film, Morris’in, çevremizdeki yapılanmış dünyayı anlamaya ve çözmeye başlamasını sorgulayarak devam ediyor. Capital’de güç ve para için elle tutulamaz bir arzu ve geniş ölçekli paranoyanın izleriyle haşır neşir olunması politik süreci örneklemeye ve günlük hayatımızı yapılandıran mimariye bir metafor haline geliyor.

1967 doğumlu İngiliz Sarah Morris, 1990’ların ortalarından beri kentsel çevre psikolojisi ve mimarisi ile el ele giden karmaşık soyutlamalar ve filmleriyle uluslararası ilgi çekti. Morris resimlerini, filmlerine paralel olarak gösterirken her ikisiyle de kentsel, sosyal ve bürokratik topolojilerin izini sürdü. Her iki araçla da çağdaş şehrin psikolojisi ve onun mimari olarak çözümlenmiş siyasasını keşfe çıkıyor.

Ayrıca;

“La jetée”
Chris Marker
Fransa // 1962
28’


Chris Marker’ın efsanevi bilim kurgusu, nükleer bir kıyametin ardından zaman ve hafızayı irdeliyor. Tüm film neredeyse tamamen fotoğraf karelerinden oluşuyor. III. Dünya Savaşı’ndan sağ kalan birkaç kişiye, geçmişi değiştirmek ve geleceğe geçiş yapmak için yapılan umutsuz bir deneyin izlerini sürer. Bunun için savaş öncesi günlerden çok net bir anısı olma eşsiz yeteneğine sahip bir adam seçilir. Çocukluğundan kalma belirsiz bir anı parçasından bir şey değildir bu: Orly havaalanına bir ziyaret.

Ballard filmle ilgili: “ Bu garip ve poetik film bilim kurgu, psikolojik fabl ve fotomontajın bir karışımı… kendi karalamalarının teamüllerini yaratıyor. Bilim kurgunun başarısız olduğu her durumda muzaffer bir şekilde başarılı oluyor.”