13 Ocak 2010 Çarşamba

It's Alive (2008)

It's Alive 2008 yılı mahsulü Josef Rusnak tarafından yönetilmiş olan ABD yapımı bir yeniden çevrim.


Üniversite öğrencisi Lenore Harker (Bijou Phillips) erkek arkadaşı Frank'den (James Murray) hamile kaldığını öğrenince okuldan ayrılıp onun yanına, yaşadığı çiftlik evine yerleşmeye karar verir. Henüz hamilelik süresi tamamlanmadan bebeğin karnında çok büyüdüğünü farkeden doktorlar bebeği sezaryen ile almaya karar verirler. Doğumun gerçekleştiği ameliyathaneden uzun süre ses seda çıkmayınca içeri girdiklerinde karşılaştıkları manzara korkunçtur. Doğuma katılan bütün doktor ve hemşireler hunharca katledilmiş, geriye sadece Lenore ve kucağında uyuttuğu bebeği kalmıştır. Polis bütün aramalarına rağmen katile ait bir iz bulamaz. Anestezi etkisi altındaki Lenore ise hiçbirşey hatırlamamaktadır.

Film için yeniden çevrim diyoruz ama senaryonun büyük oranda değiştirildiğini belirtmekte fayda var. Maalesef bu değişikliklerin hepsi filmin aleyhine işlemiş. Nerdeyse sadece filmin ismini aynı bırakmışlar bile diyebilirim.

İlk filmde doğum esnasındaki cinayetlerden sonra ameliyathaneye girdiklerinde katil bebeği bulamıyorlardı. Yeniden çevrimde ise bebek mışıl mışıl annesinin kucağında uyuyor. İlk filmde kayıp katil bebek bütün şehre terör estirirken, yeniden çevrimde annesinin de işbirliği ile bebek çiftlik evine yanaşan canlıları hedef alıyor. Bunların yanında mekan konusu büyük sorun teşkil ediyor. İlk filmin tamamı büyük şehirde ve kanalizasyonlarda geçerken yeniden çevrimde hikayeyi nedense kırsal alana taşımayı uygun görmüşler. Bu değişiklik filme o kadar çok zarar veriyor ki, bunun sebebi üzerine düşündüğümde aklıma bir tek şey geliyor: bütçeyi aşağılarda tutmak. O zaman da insan sormadan edemiyor: Madem paranız yok, madem ilk filme saygınız yok, madem korku filmlerine inancınız yok, neden bir yeniden çevrim projesi? Bu sorunun cevabı para olamaz. Çünkü bu filmin elle tutulur bir gişe başarısı sağlayamayacağı aşikar. Hepsini bir kenara bırakıp ilk filmi hatırlamamız bile yeterli. Larry Cohen bu filmin bütçesinin çok aşağısında kalan bir rakama çıkardığı filmi ile (çok büyük rakamlar olmasa bile) umduğundan çok daha fazlasını kazanmıştı. Öyle ki filmin ikincisi ve hatta üçüncüsü çekilmişti. Bu üç filmin afişlerine bakmak bile yeniden çevrimi izlemekten çok daha fazla keyif veriyor.

It's Alive (1974)
Yazan ve yöneten: Larry Cohen



It Lives Again (1978)
Yazan ve yöneten: Larry Cohen


It's Alive III: Island of the Alive (1987)
Yazan ve yöneten: Larry Cohen


Keşke bu berbat yeniden çevrimi bir sebepten bitiremeseydiler de görme şansımız olamasaydı. (1/10)

3 yorum:

  1. Bu filmle pek alakalı olmayarak birşey sorabilir miyim? Bekleyemeyeceğim cevabı doğrudan soruya geçiyorum;
    Hiç orijinalinden daha iyi bir yeni çevrim biliyor musun? Ben konuya çok hakim değilim ama düşünüyorum, aklıma hiçbir şey gelmiyor.
    Konu sıkıntısı baş göstermişse kıyamet harbiden gelmiş demektir midir, nedir? :-)

    YanıtlaSil
  2. Sanırım bu soruya hemen herkesin vereceği cevap aynıdır: Carpenter'ın The Thing'i. Muhtemelen sen de hak vereceksindir.

    Zaten eğer yeniden çevrimlerin yapılmasının sebebi konu sıkıntısı ise vay halimize. Billiyorsundur, konu sıkıntısı kıyamet alametlerinden biri. Kıyamet kapımızda:)

    O değil de bir yeniden çevrimin neden çekildiğine dair beni (izleyici ki(ü)tlesini) ikna edecek bir sebebi olmalı diye düşünüyorum. Serde The Thing örneği olduğundan hepsini silip atamıyorum. Ama özellikle son dönemde çekilen yeniden çevrimlerin nerdeyse tamamı beter işler. (hatta belki de tamamı diyebilirim.)
    Kimbilir belki bir gün şaşırtıcı bir örnekle karşılaşırız. Ne dersin? (benim pek umudum yok ya neyse...)

    YanıtlaSil
  3. 10 numara kötü bir yeniden çevrim filmidir. Hiç tavsiye etmem. The Thing'de yeniden çekiliyor bu arada :)

    YanıtlaSil