31 Temmuz 2009 Cuma

The Devil's Tomb (2009)

The Devil's Tomb 2009 yılı mahsulü Jason Connery tarafından yönetilmiş olan ABD yapımı bir film.


1963 doğumlu yönetmen Jason Connery, ünlü aktör Sean Connery'nin oğlu. Jason Connery, elliden fazla film ve dizide rol aldıktan sonra ilk filmi olan Pandemic'i 2008 yılında yönetti. Akabinde yazımıza konu olan The Devil's Tomb geldi.

Başrollerde tanıdık birçok isme rastlıyoruz; Cuba Gooding Jr., Ron Perlman, Henry Rollins (Rollins de bayağı ısındı aktörlüğe, bu sene içinde 3 filmde daha izleyeceğiz kendisini kısmetse.) ve Stephanie Jacobsen bana en tanıdık gelenler.

Mack (Cuba Gooding Jr.) liderliğindeki bir grup asker CIA tarafından Orta Doğu çöllerinden birindeki (muhtemelen Afganistan) sığınakta bulunan profesör Wesley'i (Ron Perlman) kurtarmakla görevlendirilir. Wesley'nin kızı olan antropoloji profesörü Elissa da (Valerie Cruz) gruba katılır. Helikopterle çölün ortasında ıssız bir yere bırakılırlar. Sığınağa girip profesörü aldıktan sonra çıkmak için altı saatleri vardır. Tabii ki işler göründüğü gibi değildir. Sığınakta hiç ummadıkları "şey"lerle karşılaşırlar.




Yakın zamanda Afganistan çöllerini (takip edebildiğimce) The Objective (2008, yönetmen Daniel Myrick) ve Red Sands (2009, yönetmen Alex Turner) isimli iki film ile ziyaret eden Hollywood bu ziyaretlerinden memnun kalmış olacak ki aynı tarzda çekilmiş yeni bir film ile karşımızda. The Devil's Tomb, Red Sands gibi dümdüz bir film değil, ama The Objective kadar gizemli olmayı da başaramıyor. İki arada kalmış gibi. Büyük ustalardan Andrei Tarkovsky'nin Stanislaw Lem'in romanından sinemaya aktardığı Solyaris (Solaris, 1972) filmini kendine referans alan film bu yükün altında ezilmekten kurtulamıyor. Solyaris'de vuku bulan olağandışı olayları uzayın sonsuz karanlığından alıp yerin yüzlerce metre altındaki bir araştırma sığınağına (araştırma sığınağı ne yahu?!) taşımakla yaratıcı olunamıyor maalesef.

Sığınaktaki garip olaylar askerlerin bilinçaltına atmayı yeğledikleri en zayıf duygu ve düşüncelerini sömüren halüsinasyonları görmeleri ile başlıyor. Finale doğru ise bu garip olaylar inanamayacağınız kadar uçuk yerlere bağlanıyor.


Bir ara Nickels'ı (Zack Ward) önündeki ekranda bir film izlerken görürüz. İzlediği film başrolünde Jason Connery'nin oynadığı Night Skies (2007, yönetmen Roy Knyrim) isimli filmdir.


Senaryoyu bir kenara koyarsak The Devil's Tomb için uçuk kaçık bir aksiyon filmi diyebiliriz. Sıkmadan rahatlıkla seyredilebilir olması artı puan. (Son zamanlarda ABD kaynaklı filmlerin birçoğunda olmayan bir özellik.) Oyuncuların hepsi daha önceki bildik performanslarının çok altında kalıyorlar. Sanırım bu eksiyi yönetmenin hanesine yazmak gerekiyor. Neyse lafı çok uzatmayalım, mantığınızı bir kenara koyup görsel açıdan sırıtmayan hareketli bir aksiyon filmi izlemek istiyorsanız The Devil's Tomb bu isteğinizi karşılayacaktır. (5/10)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder