22 Haziran 2009 Pazartesi

Karakter (1997)

Karakter 1997 yılı mahsulü Mike van Diem tarafından yönetilmiş olan Hollanda / Belçika ortak yapımı bir film. Character olarak da bilinir.


Mike van Diem Karakter ile 1998 tarihinde yabancı film dalında Oscar ödülünü aldı.
Filmi 13 Ekim 1998 tarihinde Beyoğlu Beyoğlu Sineması'nda 19:00 seansında izlemişim. Malum defterime film ile ilgili bir şeyler karalamışım. Bu karalamaları buraya aktarıyorum:

1920ler, Rotterdam. Çalkantılı bir dönemde (şiddetli bir ekonomik kriz yaşanırken) insafsız bir mübaşir olan Dreverhaven, hem ekonomik anlamda hem de statü olarak hızla yükselir. Dreverhaven'in ev işlerini gören saf gururdan inşa edilmiş Joba, mübaşirin evinde kalmaktadır. Bir gece Dreverhaven tarafından tecavüze uğrar. Bu olay bir daha tekrar etmez, iki taraf da hiçbir şey olmamış gibi günlük yaşamlarına devam eder. Hamile olduğunu anlayan Joba evi terkeder ve çocuğunu doğurur: Jacob Katadreuffe.

Kıt kanaat geçinmelerine rağmen Dreverhaven'dan gelen tüm yardımları geri çeviren Joba oğlunu tek başına ama sevgi ve şefkatten yoksun olarak yetiştirir. Jacob çevresinden eksik olmayan alaycı kalabalığın kendisiyle "piç" diyerek alay etmesini ömrü boyunca unutmaz. Bütün nefretinin odağına ise babasını yerleştirir. Babası ise Joba'dan maddi manevi hiçbir karşılık görmemesinin nefretini Jacob'a yükler. Filmin bundan sonrası klasik baba oğul çekişmesinin kurgusundan oluşuyor. Ama ne kurgu!


Özellikle Dreverhaven ile Jacob'ın sırayla birbirlerine darbe vurduktan sonra aldıkları keyif ve rakibden(!) gelecek olan darbeye karşı bilerek isteyerek savunmasız durmaları... Gerçekçilik adına etkileyici sahneler.

SPOILER ALERT: Eğer filmi izlemediyseniz spoiler sonuna kadar okumayın. Çünkü direkt finali anlatmak niyetindeyim.


----------------------SPOILER ALERT----------------
Son sahnede Jacob avukat olup diplomasını alır. Kendini tutamaz, mıknatıs misali Dreverhaven'ın yanına, dükkana gider. Diplomasını aldığını söyler. Ayrılmak üzereyken Dreverhaven elini uzatıp tebrik eder.

Jacob: -Bütün bu zaman boyunca bana engel olan eli sıkamam.

Dreverhaven: -Ama aynı zamanda yardım da eden...

Jacob dışarı çıkar. Rahatlayamamıştır. Çılgın gibi koşarak içeri girer ve Dreverhaven'ın üzerine atlar. Şiddetli bir kavgaya tutuşurlar. Her ikisi de yıllardır içlerinde biriktirdikleri nefreti kusmaktadır. Daha sonra Jacob dükkanı terkeder. Hamle sırası Dreverhaven'dadır. Dükkanın en üst katına çıkar, bıçağı karnına saplayıp kendini dükkanın boşluğundan aşağı bırakır. Ölür. Katil zanlısı olarak Jacob gözaltına alınır. Neyse ki dinlemeyi bilen akıllı bir polise denk gelir ve suçsuzluğu anlaşılarak serbest bırakılır. Tam Jacob'ın babası ile girdiği zorlu mücadeleyi kazandığını düşündüğümüz anda Dreverhaven'ın avukatından bir mektup alır. Bir vasiyetnamedir bu. Dreverhaven herşeyini Jacob'a bırakmıştır. Fakat asıl sürpriz bu değildir. Asıl sürpriz mektubun sonunda saklı olan Dreverhaven'ın ölümcül darbesidir. Mektup şu şekilde biter:

Saygılarımla
Baban

Dreverhaven giderayak son hamlesini yaparak, rakibini uzatmalarda nakavt eder. Jacob beklenmedik yenilginin(!) verdiği şaşkınlıkla boş boş bakarak en uzağa yürür.

------------------SPOILER SONU--------------


Uzun zamandır bu kadar iyi bir film izlediğimi hatırlamıyorum. Hele o finali yok mu? Çok güzel...
13 Ekim 1998 Salı


Filmle ilgili karaladıklarımı okuduğumda, aradan geçen yaklaşık onbir seneye rağmen filmin güçlü finalinin hala etkisinde olduğumu gördüm. Nadir rastlanan bir mücevher değerinde. En az bir kere izlemelisiniz. (9/10)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder