5 Nisan 2009 Pazar

Ag-o (1996)

Ag-o 1996 yılı mahsulü Ki-duk Kim tarafından yazılıp yönetilmiş olan Güney Kore yapımı bir film. Ustanın hem senaryo yazarlığı, hem yönetmenlik söz konusu olduğunda verdiği ilk ürün. Crocodile olarak biliniyor Batı semalarında.


Evsiz serseri Ag-o başkent Seul'de Han Nehri üzerine kurulu bir köprünün altında yaşlı bir adam ve bir çocukla beraber yaşamaktadır. Ag-o gündüzleri işportacılık, hırsızlık, dolandırıcılık yapar, geceleri köprüden atlayıp intihar edenleri soyar, üç beş kuruş para kazanır, kazandıklarını ise hileli bir kumar masasında kaybeder. Yaşlı adam kola, bira kutuları toplayarak, ufaklık da sağda solda sakız satarak hayatlarını idame ettirmeye çalışırlar. Günleri bu monoton rutinde devam eden üçlümüzün hayatı bir gece değişir. Ag-o köprüden atlayan genç bir kızı kurtarır. Okeye dördüncü misali gruba katılan genç kız her birinin hayatını derinden etkileyecek olayların tetikleyicisidir.


Sıradışı karakterler, sıradışı bir senaryo, normal diye dayatılanın dışında süregiden hayatlar. Ki-duk Kim imzalı filmler söz konusu olduğunda olmazsa olmazlar. Crocodile filmi de benzer sularda yüzüyor. Bana zaman zaman Les Amants du Pont-Neuf (Köprüüstü Aşıkları, 1991, yönetmen Leos Carax) filmini anımsatsa da köprü mevzusunun yönlendiriciliği su götürmez.

İlk film olmasından kaynaklanan bazı dezavantajlar ile yer yer can sıksa da büyük ustanın sonraki başyapıtlarının habercisi gibi. Özellikle kurgu konusunda sıkıntıları var. Ayrıca az zamanda çok şey anlatmak derdiyle tutuşan senaryo nedeni ile bazı anlarda inandırıcılığını yitirmesine rağmen görsel anlamda etkileyici sahneler bu eksiklikleri bir çırpıda unutturuyor. Hele final sahnesi yok mu. Tek kelimeyle mükemmel. Sadece final sahnesini görmek adına bile izlenmesi gerek diye düşünüyorum. (6/10)

3 yorum:

  1. Ki-duk Kim'in filmografisinin tamamını izlediğimi sanarken, atladığım bir tane çıktı. Güzele benziyormuş, izlemeli...

    YanıtlaSil
  2. Bütün filmografisini dizdim sıraya teker teker izliyorum bu ara. :)

    Bu filmin özellikle final sahnesini çok beğendim. Bana sanki bütün filmi o sahne üzerine kurmuş gibi geldi. (Abarttım sanki!?)

    YanıtlaSil
  3. kim ki duk'la kafayı bozduğumdan (kore sinemasının geneli için de geçerli bu durum aslında)izlediğimde çılgınca bulduğum filmlerinden biri olduğunu söylemeliyim öncelikle. ha benim için bir bad guy -ki ben aslında nabbın namca demeyi pek bi sevmekteyim öhöm neyse niye böyle şeyler söylüyorsam ben de bilemedim- olmasa da şu kesin ki evet bu film sonraki filmlerin ufaktan habercisi. süre biraz daha uzun tutulsa o arada benimde anlam veremediğim bir takım açıklar kapatılabilirmiş ama kim ki duk bu bi şekilde gözümüzü boyuyor. ilk film neticede parası yetmemiştir vesaire. neyse benim filmde kafamı kurcalayn yerlerden biri de sonun da ben napıyorum kendimi bağladım hatuna ama boğuluyorum galiba telaşı oldu?!! bana mı öyle geldi bilmiyorum da var bi acayiplik orda. fikrinizi merak ediyorum bu hususta. yoksa hakikaten görselliği ile enfes bir sahne o bakımdan +rep.

    aslında sadece bad guy deyip çıkmamak lazım işin içinden. address unknown da pek bir iyiydi. diğer filmlerine göre çok daha derdi olan ( kör gözüne parmak yapmadan politik görüşünü sergileyen) hakikaten iyi bir kim ki duk filmidir o da. film sayesinde yang dong guen gibi bir aktörü tanıdım hiç yoktan. monopoly filmini tavsiye ederim nacizane. 2006 yapımıydı yanılmıyorsam. bu adamın tüm filmleri böyle ve benim için kim ki duk sözün bittiği yerde duran adamın ta kendisi. saygılarımla.

    YanıtlaSil