8 Şubat 2009 Pazar

Istoria 52 (2008)

Istoria 52 (Tale 52) 2008 yılı mahsulü Alexis Alexiou tarafından yönetilmiş olan Yunanistan yapımı bir film. Alexiou'nun ilk uzun metraj çalışması.


Film yemek hazırlığında olan bir adamın evinde başlar. Iasonas kendi işinde başarılı bir mimardır. Ortağı ile beraber kurdukları firmada çalışmakta, artık projelerini evinde hazırladığı için çok da fazla dışarı çıkması gerekmemektedir. Akşam yemeğine iki arkadaşı eşleri ile katılır. Yalnız yaşayan Iasonas ile tanışması için eşlerden birinin arkadaşı olan Pinelopi de yemeğe davet edilir, ufaktan çöpçatanlık için organize edilmiş bir yemek. İkili o gece gayet iyi anlaşırlar. Sonraki günlerde de devam eden ilişki sonrası Pinelopi Iasonas'ın yanına taşınır.


Konuya devam etmeden önce bir parantez açıp Iasonas ile ilgili biraz bilgi vermek durumundayım. Aç parantez. Iasonas kesinlikle takıntılı bir arkadaş. Asla ilaç kullanmamak, saat ne kadar geç olursa olsun fiziksel durumu ne kadar namüsait olursa olsun ertesi güne bulaşık bırakmamak, dişlerini parçalarcasına kanatana kadar fırçalamak gibi sabit alışkanlıklarından da görüldüğü üzere maksimum düzeyde hijyen takıntısı bulunuyor. Bariz bir güven sorunu var. Bütün bunların yanında fiziksel olarak da sorunları var. Senelerdir devam eden korkunç bir başağrısı ve çınlama sorunundan muzdarip olduğunu öğrendiğimiz Iasonas ısrarla doktora gitmiyor. Ayrıca evindeki duvarlarda rutubet nedeniyle kalkmış boyalar, dökülen sıvalar Iasonas'ın fiziksel ve ruhsal çöküntüsünün işaretleri olarak veriliyor. Kapa parantez.

Başlarda ikili arasında herşey gayet yolunda gitmektedir. Iasonas başka birisiyle beraber yaşamaya alışmak için gayret sarfetmekte, takıntı haline dönüşmüş olan alışkanlıklarının bazılarından vazgeçmektedir. Pinelopi sayesinde ilaçla tanışan vücudu başağrısı ataklarını daha rahat atlatmaktadır. Amma velakin her zaman olduğu gibi işler yolunda gitmez. Iasonas yeni bir takıntı ile tanışır: kıskançlık. Özellikle Pinelopi'nin işi sebebiyle Almanya'ya 6 aylığına gideceğini söylemesi bardağı taşıran son damla olur. Iasonas o ana kadar gem vurduğu gerçek kimliğini ortaya sunar, ilk büyük tartışmalarını yaşarlar. Bir sabah Iasonas deli bir başağrısıyla uyanır. Onun bu durumunu gören Pinelopi eczaneden ilaç alıp döneceğini söyleyerek evden ayrılır. Bir süre sonra uyanan Iasonas, Pinelopi'nin dönmediğini farkeder. Evde dolanmaya başladığında Pinelopi'nin bütün eşyalarını alarak evi terkettiğini farkeder. Olanlara hiçbir anlam veremez. Pinelopi'ye telefonla ulaşmaya çalışır ama telefonu kapalıdır. Kendilerini tanıştıran arkadaşını aradığında Pinelopi'nin dayak yediği için evden ayrıldığını öğrenir. Ama kendisi bu olayla ilgili hiçbirşey hatırlamamaktadır. Ayrıca Pinelopi'yi en son gördüğü sabahın üzerinden tam bir hafta geçmiştir. Iasonas aradaki süreçte neler olduğundan bihaberdir.


Film bu noktadan sonra kopuyor. Iasonas aradaki parçaları birleştirmeye çalışırken bir yandan da çocukluğundan kalma bir alışkanlıkla uykuya yatıp geçmişi yeniden yapılandırmaya çabalar. Bütün bu gitgeller arasında tam olarak neler olduğu anlaşılamasa da Iasonas bir şekilde problemini kendi kafasında halleder. (mi?) Peki izleyici olayı kendi kafasında halletmiş midir?


Büyük oranda David Lynch sinemasına öykünen Alexiou bu ilk uzun metraj denemesinde gerçekten çok zor bir filme kalkışmış. Sonuçta sonuna kadar merakla izlenen bir film çekmiş olsa da, Tale 52 rahatsız edici birçok defo barındırıyor. Özellikle senaryo açısından tam bir karmaşa olduğu aşikar. Belki yönetmenin bilinçli tercihi ile bu karmaşa yaratılmış olsa da bazı noktalarda izleyiciyi boğuyor. Hele bir de öykünün hiçbir yere gitmediği düşünülürse o kadar süre ekran başında mesai harcayan izleyici kendini kandırılmış gibi hissediyor. Buna rağmen filmin belli bölümlerinden çok keyif aldığımı itiraf etmek durumundayım. 1976 doğumlu Alexis Alexiou'nun bundan sonraki filmini merakla bekleyeceğim. (7/10)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder